Erdoğan: Durumdan vazife çıkardılar
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

Erdoğan: Durumdan vazife çıkardılar

Yargıdan gelen açıklamalara yanıt veren Başbakan Erdoğan “Yargıtay Başkanlar Kurulu bildiriyi durumdan vazife çıkarmak suretiyle yaptı. Böyle bir yetkisi yok” dedi.


 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 15:06 TSİ 26 Mayıs 2008 Pazartesi

ANKARA - Başbakan Erdoğan AK Parti Kadın Kolları Kongresi’nde yaptığı konuşmada, yargının görev alanı dışına çıkamayacağını bilmesi gerektiğini söyledi.

Haberin devamı

Sorunun laiklik olmadığını, yaşam biçimindeki farklılık, başı açık veya kapalılık, içki içmek ya da içmemek olmadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Türkiye bu tartışmalardan zayıflayarak değil, inşallah daha da güçlenerek çıkacaktır. Ben buna bütün kalbimle inanıyorum. Bu tartışmalarda bizim hareket noktamız asla husumet değildir, olamaz da. Ama gönül isterdi ki biz enerjimizi buralarda bu lüzumsuz şeylerle değil, biz bu enerjimizi dünya ile vermiş olduğumuz o rekabet mücadelesinde harcayalım.

“Bizim görüşlerimizi paylaşan ya da karşı çıkanlar olabilir. Hiç kimseyle bizim husumetimiz olmadı, olamaz. Asla husumet duygularıyla hareket etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Kimseye kırgın değiliz. Olmaya da hakkımız yok. Çünkü siyaset yapıyoruz. Aslolan Türkiye için doğru olanı yapmaktır. Sakın kimse bu tartışmalardan umutsuzluğa, karamsarlığa kapılmasın. Türkiye’nin geleceği aydınlıktır. Her neye inanırsa inansın, her nasıl yaşarsa yaşasın bütün vatandaşlarımız bizim için birdir, eşittir, kardeştir. Herkesin yaşam biçimine, tercih hakkına, siyasi görüşüne saygı duyuyoruz. Kimse bu konuda en ufak bir endişeye kapılmasın. Hiçbir tartışma bu gerçeği değiştiremez, bu hukukun önüne geçemez. Zira hukukun üstünlüğüne dört dörtlük inanmış bir iktidar iş başındadır. Sonuç ne olursa olsun bu gerçek asla değişmeyecektir.

HEPİMİZİN AİLESİNDE TERCİHLER FARKLI
“Bazıları AK Parti hakkındaki kapatma davası ‘böyle sonuçlanırsa şöyle olur, böyle sonuçlanırsa bir farklı olur’ diyerek türlü türlü fikirler üretiyor. Tekrar söylüyorum, hangi netice olursa olsun hiçbir netice bu noktada gerçeği değiştirmez, değiştirmeyecektir.

“Demokrasi de laiklik de Türkiye’nin değişmez ve değiştirilemez gerçekleridir, bunun aksi imkansızdır. Türkiye’nin önünde başka bir seçenek yoktur. Kimse, kimseye inancını, ya da siyasi görüşünüzü dayatma hakkına sahip değildir. Benim birlikte siyaset yaptığım arkadaşlarım arasında benim gibi yaşayanlar olduğu gibi, farklı yaşam biçimlerini tercih edenler de var. Elbette olacaktır. Ne onlar benden rahatsız ne de ben onlardan rahatsızım. Onların tercihlerine bugüne kadar nasıl saygı duyduysam onlar da benim tercihlerime saygı duydular. Ve biz bu güçlü AK Parti’yi böyle kurduk, güçlü Türkiye’yi de böyle kuracağız.

“Tercih farklılıkları daima olmuştur. Herbirimizin hayatının içinde, ailesinde bu tercih farklılıklarnı görüyoruz. Buna kimsenin itirazı yoktur. Peki mesele nedir? Mesele Türkiye’nin gerçek bir demokrasi ülkesi olup olmayacağı meselesidir. Türkiye bu tartışmaları geride bırakacak tecrübeye sahiptir. Bunu da gerçekleştireceğiz.

BUNA KATLANMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR
“Bu süreçte gerilimler yaşayabiliyoruz. Bunları demokrasinin ilerlemesinin sancılarıdır. Biz birimize emanetiz. Hiç kimse tercihlerini birbirine dayatma hakkına sahip değil. Cumhuriyet kurumlarının başında bulunanlar olarak hepimizin sorumluluğu, rejimi geliştirmek ve azami derecede özen göstermek olmalı

“Yargı şunu çok iyi tespit etmeliydi; ‘Benim görev alanım bellidir. Onun dışına çıkmamam gerekir’ demeliydi. Şuna üzülüyoruz. Kapatma davası açılmış bir siyasi partiyle ilgili bir bildiri yayınlanırsa onu cevapsız bırakmak benim 16, 5 milyon seçmenime ihanet olurdu. Onu cevapsız bırakamazdım. Yargıtay Başkanlar Kurulu bu açıklamayı durumdan vazife çıkarmak suretiyle yaptı. Böyle bir yetkisi yok. Herkes işini yapmalı. Kendileri 138. maddeyi çiğniyor. Olamaz bu. Demokratik ülkede neticesi ne olursa olsun, buna katlanmak mümkün değildir.”

ŞAHİN: GÜNDEM MEŞGUL EDİLİYOR
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin de Yargıtay bildirisinin ardından başlayan tartışmanın gündemi bu kadar uzun süre meşgul etmesinin doğru olmadığını söyledi.

Şahin, Yargıtay Başkanı’nın kurumlar arasında bu tür gerginliklerin olmaması gerektiği yönündeki değerlendirmesine katıldığını belirtti.

Şahin, “Gerek yasama, gerek yürütme, gerekse yargı organları millet adına yetki kullanmaktadırlar. Dolayısıyla devlet işlerinde küslük olmaz” diye konuştu.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

erkan ogtem  - İzmir
26 Mayıs 2008, Pazartesi 12:50  
ülkemizdeki olay kısa ve net burjuva sınıfı halkın iktidarını sindiremiyor.sistemli bir şekilde ülke darbe ortamına hazırlanıyor yazık olur dünyada nerdeyse en fazla gence sahip olan ülkeye.bize bunu yapmayın...

Türkcan  - İstanbul
26 Mayıs 2008, Pazartesi 12:19  
İnsanlık Mars"a gitti, araştırma yapıyor, burada Sayın Başbakan"ımızın ülkemizi meşgul ettiği konulara bakın. Bence herkes boş konuşacağına hiç konuşmasın, gündemi meşgul etmesin. Ülkemizin gündemi, hiçbir yarar sağlamayacak saçma konularla dolu. Türkiye"nin gelişmesi ve insanlığa bir fayda sağlayacak hiçbirşey yapmıyoruz. Bu kafayla gidersek dünyanın sonuna kadar da birşey yapamayacağız; sadece tüketen, sömürge bir toplum olacağız.

etem akbaş  - Mersin
26 Mayıs 2008, Pazartesi 11:08  
DURUMDAN VAZİFE DEĞİL SAYIN BAŞBAKAN, LÜTFEN BİRAZ DA DİKKAT..! Unutmayalım bir yıl önce Danıştay binasının içinde bir danıştay üyesi katledildi.İki hafta Önce Anayasa mahkemesi başkanvekilinin takip edildiği ya da ettirildiği en kör gözlerin göreceği şekilde açığa çıktı. Bir gerçeğide çok iyi bilelim. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre; Yürütme- yasamanın, yasama ise yargının denetimine tabiidir. Yani yasama organlarına saygı duymak zorunluluktur. Onu kontrol etmeye çalışmak, onları etkisiz kılacak yasa değişiklikleri hazırlayıp AB"lere sunmak. Anayasa ihlali değilse nedir?

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları