Yargıtay Başkanlar Kurulunun yetkisini aştığını, bildiri yayınlamasının siyasi olduğunu, hukuki olmadığını söyleyen Hükümete yanıt, Danıştay Başkanlar Kurulu bildirisiyle verildi.
ANKARA - Yargıtay Başkanlar Kurulunun sert bildirisine, Bakanlar Kurulu da sert cevap vermişti. Yargıtay Başkanvekili Osman Şirin, Hükümetin tepkisine karşı ayaküstü cevap vermeyeceklerini söyledi, Önce toplum değerlendirsin, sağlıklı değerlendirme yapılsın dedi. Akşam saatlerinde ise Danıştay Başkanlar Kurulu da bildiri savaşına katıldı. Hükümetin açıklamasının yarattığı rahatsızlık nedeniyle görüşlerini açıklama gereği duyduklarını belirten Danıştay Başkanlar Kurulu, yargı organlarının görüşlerini kamuoyuyla paylaşmasının siyasi olmadığını, yargının bu yetkisini anayasadan aldığını savundu.
Danıştayın internet sitesinde yayınlanan bildiri aynen şöyle:
HÜKÜMETİN AÇIKLAMASI RAHATSIZLIK YARATTI Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmalara ve yeni tanımlara konu edilmesinden ve Yargı Erkine yönelik sistemli saldırıların ivme kazanmasından duyduğu kaygıyla toplanan Yargıtay Başkanlar Kurulunun 21 Mayıs 2008 gününde yaptığı ve esasen Danıştayca yapılan müteaddit açıklamalarda da yer alan konulara dikkat çeken bildiri üzerine Hükümet sözcüsü ve Devlet Bakanı tarafından yapılan açıklamanın yarattığı rahatsızlık nedeniyle Danıştay Başkanlar Kurulu, 22 Mayıs 2008 gününde toplanarak, aşağıdaki görüşlerini kamuoyu ile paylaşma gereğini duymuştur.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, yargıyı doğrudan ilgilendiren konularda, yargı organlarının görüşlerini kamuoyu ile paylaşmalarının siyasi bir niteliği bulunmamaktadır.
Yargıyı ve yargılama sürecini ilgilendiren konulardaki Anayasal ve yasal değişiklik çalışmaları hakkında yüksek yargı organlarının açıklama yapmaları, Yasama Organının faaliyet alanına müdahale olarak görülmemeli; varlık nedenleri arasında, gücünü aldığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 1 ila 3üncü maddelerinde öngörülen ve 4üncü maddesine göre değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan Cumhuriyetin temel ilkelerini de koruma görevi bulunan yargı organının işlevinin bir parçası olduğundan kuşku duyulmamalıdır.
YARGI YETKİSİNİ ANAYASADAN ALIYOR Öte yandan; yargının demokratik meşruiyetinin tartışmaya açılmış olmasını kaygı ile izliyoruz. Anayasanın 6ncı maddesine göre egemenlik yetkisi kayıtsız şartsız millete ait olup; Türk Milleti, egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanmaktadır. Hiçbir kimse veya organ, Anayasadan kaynaklanmayan Devlet yetkisini kullanamaz. Anayasanın bu hükmüne bağlı olarak da yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılmaktadır. Görüldüğü üzere; Yasama ve Yürütme organları nasıl yetkilerini halk oylaması ile kabul edilen 1982 Anayasasından alıyorlar ise; Yargı da, Türk Milleti adına kullandığı yetkisini aynı Anayasadan almaktadır.
Yetkisini Anayasadan alan organların meşruiyetlerinin tartışmaya açılması, bu organların kamuoyundaki güvenilirliklerini zedeleyeceği gibi; böyle bir yaklaşımın, Devleti zaafa uğratacağı gerçeği de gözlerden uzak tutulmamalıdır.
MÜDAHALEYE ÖNCE HÜKÜMET KARŞI ÇIKMALI Ayrıca, 10 Mayıs 2008 tarihli Danıştayın kuruluş yıldönümü, Danıştay ve İdari Yargı Günü nedeniyle Danıştay Başkanı tarafından yapılan açış konuşmasında da ifade edildiği üzere, yargıya intikal eden konularda, uluslar arası çevrelerin de katılımıyla yargı organlarını yönlendirme ve etki altına alma girişimlerini doğru bulmuyor ve bu konudaki müdahalelere öncelikle Hükümetin karşı çıkması gerektiğini düşünüyoruz.
Bu bağlamda, Yargıtay Başkanlar Kurulu kararında da sözü edilen Yargı Reformu Strateji Taslağının anayasal kurumlar olan Türk yargı organları yerine, Avrupa Birliği temsilcileri ile paylaşılmış olmasını, bağımsızlık ilkesi ile bağdaşır bulmuyoruz.
Bu ve bundan önceki açıklamalarımızın Yüce Türk Ulusuna yakışır, evrensel ölçülerde bağımsız bir yargıyı amaçladığını kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz. Gül araya girmek için harekete geçiyor
Yargıçların bağımsız karar
verebilmeleri, hukuk fakültesinde
okuyan benim gibi bir öğrenci için
büyük bir onurdur.
Okan aydemir - İstanbul
23 Mayıs 2008, Cuma 13:44
""biz yargıya yetki vermedik, bu
bildiriler hükümsüzdür"" diyebilen
arkadaş ve benzer düşünen herkes...
Peki siz; AB komiserliğine, yargı
reformu taslağını ilk onların görüp
üzerinde değişiklik isteyebilmelerine
yönelik yetki verdiniz mi?
Yargı reformu taslağını hiçbir ön
tartışma ve yetkili kurumların görüşü
alınmaksızın hazırlanması için yetki
verdiniz mi?
Kendi ülkenizin yargısının, AP"de
kınanması için kimsenin haberi olmadan
istekte bulunan, sonra yaptıkları ortaya
çıkınca yanlış anlaşıldıklarını iddia
eden milletvekillerine yetki verdiniz mi?
Önce neye yetki verdiğini bilmeli insan.