MHP lideri Bahçeli, Yargıtay bildirisinin ardından Cumhuriyetin temel organları arasında yaşanan çatışma karşısında Cumhurbaşkanı Gülün inisiyatif almasını istedi.
ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, demokratik rejimlerde devlet kurumlarının bildiri savaşları ile çatışma görüntüsüne girmesinin vahim bir durum olduğunu belirtti. Bahçeli, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisini Türk yargısının bağımsızlığını ve onurunu korumayı amaçlayan haklı bir tepki ve tavır olarak niteledi. Yasama ve yürütmenin yargıyı etki ve vesayet altına almaya çalışması ve müdahalesinin yanlış olduğunun altını çizen Bahçeli, ancak yargının da yasama ve yürütmenin yetkilerini alenen sorgulamasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Bahçeli, AK Partinin Yargıtayın kapatma davasına taraf olduğu yönündeki tepkisini de geçersiz ve mesnetsiz sözleri ile değerlendirdi. MHP lideri gelinen noktada cumhuriyetin temel organları arasında yaşanan krizin aşılması için Cumhurbaşkanı Gülün inisiyatif alması gerektiğini söyledi.
ERDOĞAN DIŞARIDA İHBAR TURLARINA ÇIKTI Bahçeli açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Türk toplumunun din, inanç ve etnik temelde ve cumhuriyetin değerleri etrafında kamplara bölünmesinden sonra bu cepheleşme kamu kurumlarına da sirayet etmiştir. Son gelişmeler, bu tehlikeli süreçte sıranın Anayasal kurumlara geldiğini göstermektedir. Son dönemdeki gelişmelere bakıldığında karşımıza çıkan gerçekler şunlardır: AKPnin kapatılması için açılan dava sonrasında Başbakan Erdoğan ve AKP, bağımsız Türk yargısını hedef alan, hukuk ve ahlak dışı bir taciz, tehdit ve terör kampanyası başlatmıştır. Başbakan ve AKP, kendilerini meşru zeminlerde savunmak yerine, siyasi güç gösterisi ve meydan okuma yolunu seçmiş ve yargıya karşı adeta cihat ilan etmiştir. AKPnin siyasi ihtirasları uğruna Türkiyenin onuru ve haysiyeti ayaklar altına alınmış, Başbakan ve arkadaşları Anayasa Mahkemesini baskı altına almak için yabancı başkentlerin karanlık koridorlarında yargıyı ihbar turlarına çıkmıştır. Türkiyeyi aşağılamayı meslek edinen Avrupalı müfettişlerin Cumhuriyetin temel değerlerine dil uzatmaları ve Anayasal kurumlara yönelttikleri ağır hakaretler, bizzat Başbakan tarafından haklı ve meşru müdahale olarak görülmüş ve savunulmuştur. Bu süreçte, Anayasa Mahkemesinin vereceği kararın ne olması gerektiği konusunda da yol göstermeye yeltenilmiş, bazı çevreler kararı dikte ettirecek kadar çizmeyi aşmıştır.
YARGININ TUTUMU HATALI VE KABUL EDİLEMEZ Bu bildiriyi, içerden ve dışardan kuşatma altına alınan, bizzat hükümetin yönlendirdiği çok ağır bir saldırı ve hakaret kampanyasının hedefi yapılan ve savunmasız bir hale getirilmeye çalışılan Türk yargısının, bağımsızlığını ve onurunu korumayı amaçlayan haklı bir tepki ve tavır olarak görmek mümkündür. Ancak, burada çok hayati bir nokta gözden kaçırılmamalıdır. Yasama, yürütme ve yargının görev ve sorumlulukları Anayasada açıkça belirtilmiştir. Yasama ve yürütmenin yargıyı etki ve vesayet altına almaya çalışması ve görevine müdahalesi ne kadar yanlış ve kabul edilmezse, yargının da yasama ve yürütmenin yetkilerini alenen sorgulaması ve bu alana taşacak tutumlar içine girmesi de aynı derecede hatalı ve kabul edilemez bir durumdur.
AK PARTİNİN AÇIKLAMASI GEÇERSİZ Son dönemde diyalog yöntemlerine itibar edilmemesi ve sağ duyunun ihmal edilmesi bu bakımdan büyük bir talihsizlik olmuştur. AKPnin Yargıtay bildirisi hakkında yaptığa açıklama, hükümetin gerilimden beslenen sorumsuz tutumunu sürdürme kararlılığını göstermek bakımından ibret verici olmuştur. Açıklamada yer alan Yargıtayın, bu yolla kapatma davasına taraf olduğu ve görev ve yetkisinin dışına çıktığı iddia ve suçlamaları geçersiz ve mesnetsizdir. Avrupa Birliğinin davaya müdahil olması için yardım seferberliği başlatan ve Yüce Mahkemeyi bu amaçla kuşatma altına alan hükümetin, şimdi Yargıtayın davaya taraf olduğunu söylemesi ve bundan şikayet etmesi kara bir mizah örneğidir.
Milletten aldığı yönetim yetkisini, her türlü kanunsuzluk ve yolsuzluk için açık çek olarak gören; devlet bürokrasisinde her kademede büyük bir kıyım yaparak partizan kadrolar kuran; yandaş medya yaratmada büyük mesafe alan AKP, yargının siyasallaşması suçlamasında bulunmadan önce çok iyi düşünmelidir. Yargı reformu gibi temel bir düzenlemeyi yargı kurumlarını yok sayarak siyasi hedefleri doğrultusunda hazırlayan ve Avrupa Birliğinin onayına sunan hükümetin, bu garabete gösterilen haklı tepkilerin Yargıtayın görev ve yetkisinin dışında kaldığını söyleyebilmesi, yargıya darbe niyetlerinin artık saklanamayacak bir noktaya geldiğini ortaya koymuştur.
TAŞLAR YERİNDEN OYNAMIŞTIR Kapatma davasının sonucu ne olursa olsun, bu süreci etkilemek için kurulan tezgahlara ve yazılan siyasi senaryolara hangi ümitler bağlanırsa bağlansın, bu gerçekler değişmeyecektir. Testi artık kırılmış, taşlar yerinden oynamıştır. Türkiye, temiz ve dürüst siyaset anlayışının, hukuka saygının, siyasi ahlakın ve demokratik meşruiyetin egemen olacağı yeni bir dönemin eşiğine gelmiştir. Gerilimin ağırlaştığı ve devlet organları arasındaki güven bunalımının çatışmaya döndüğü bu sürecin en az zararla atlatılması ve bir rejim krizine yol açmasının önlenmesi hayati önem taşımaktadır.
CUMHURBAŞKANI İNİSİYATİF ALSIN Anayasanın 104. maddesi uyarınca Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme görev ve yetkileri Sayın Cumhurbaşkanının uhdesindedir. Bugün gelinen noktada Cumhuriyetin temel organları arasında aleni bir çatışma yaşanıyor olması karşısında, Sayın Cumhurbaşkanının bu konuda inisiyatif alması yerinde ve yararlı olabilecektir. Bu amaçla konunun bütün yönleriyle bir diyalog ortamında ele alınarak bu çatışmalara son verilmesi için Sayın Cumhurbaşkanının başkanlığında Yasama, Yürütme ve Yargı kurumları başkanlarının bir araya gelmesi üzerinde durulmalıdır. Yargıtaydan ayaküstü cevap
"Tarafsız olun"lara inat ülkemizdeki
kurumlar bence taraf olmalı... ama
milletimizin tarafında olabilmeli..
bu durum hayalden öteye gitmiyor
birtürlü bu ülkede malesef..Bahçeli
Herzaman milletinden vatandaşından
yana olmuş bir liderdir..AKP nin amacı
yargıya müdahele edip kendini bile
kapattırıp yenilenmek ve böylece
mazlum edebiyatı yaparak, Kürt
vatandaşlarımıza ben müslümanım
hepimiz bu uğurda birleşelim diyip
Türk vatandaşlarımıza da pkk yi
bitireceğim diyerek oy almak..
akılhocaları her kimse çok zeki....
mehmet - İstanbul
22 Mayıs 2008, Perşembe 17:45
yargıya dokunma, yök"e ve rektörlere
dokunma, ergenekona dokunma ...
o zaman yargı, yök, rektörler ve
ergenekoncular toplansın meclisi onlar
seçsin. sayın bahçeli de başbakan olsun
mutlu kara - Ankara
22 Mayıs 2008, Perşembe 17:14
sn.devlet bahçeli tüm türkiyeye
özellikle hükümet,muhalefet,yargı
erkellerine itidalli bir lider
vasfının ne olduğu konusunda en güzel
örnek teşkil etmektedir.burdan herkese
seslenmek istiyorum. artık HAREKETE
GEÇMENİN zamanı.....