Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisini değerlendiren 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Eğer yargı birtakım huzursuzluklar içine sürükleniyorsa devletin işlemesinde sıkıntılar olur. Yargıyı konuşma mecburiyetinde bırakmamak lazım dedi.
İSTANBUL - İstanbul Teknik Üniversitesindeki bir kongrede gazetecilerin sorularını yanıtlayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisi ve ardından hükümetten yapılan açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye demokratikleşmeyi başaracaktır. Kurumlar arasında meydana gelen sürtüşmeler halkımızı memnun etmez. Burada haklı haksız aramayacağım ben. Sadece ahenk içerisinde devletimizin işlemesini, yoluna devam etmesini ararım. Görülüyor ki birtakım sürtüşmeler var. Umuyorum ki herkes birbirini daha iyi anlar. Yargının sorununu da anlamak lazım, sıkışıklığını da anlamak lazım. Yargı, devlet demektir. Eğer yargı birtakım huzursuzluklar içine sürükleniyorsa devletin işlemesinde sıkıntılar olur. Yargıyı konuşma mecburiyetinde bırakmamak lazım.
Demirel, kuvvetler ayrılığı ilkesinin hatırlatılması üzerine de Bu, kuvvetler ayrılığında sürtüşmedir, onun için söyledim bunları dedi.
Tabi canim. Yargi devlet demektir, ordu
devlet demektir, YOK devlet demektir.
Neden secim mecim yapiyoruz ki,
birakalim devlet"ciler idare etsin
ulkeyi. Halkin iradesini hice sayan
kurum/devlet saibelidir. Gecmise kuzu
demek kolay Demirel icin. Bu millet
artik demokrasi hasreti ile yaniyor.
Bundan boyle kolay kolay altedemezsiniz.
Devlet kurumlari gorevini yapsin,
siyaset degil. Yarginin tarafliligi
hicbir demokratik ulkede gorulmemistir.
Statuko yanlisi, demokrasi ve AB karsiti
bir yargidan ne hayir ne adalet umarim
sahsen. Yargi da diger devlet kurumlari
gibi "tukenmistir".
Ahmet Bayrak - Bartın
22 Mayıs 2008, Perşembe 17:25
danıştayın goltas kararını
sorgulayamıyoruz değil mi? yeğeninin
dosyasının zamanaşımına uğramasını ve
son tarihten sonra bir çuvaldan
çıkmasını da. benim bildiğim tek bir
şey var o da demirelin kendisi devlet
idi ve bu yüzden devlet organları
arasında müthiş bir uyum vardı. gerçi
onu getiren halk herşeyi hak etti. o
zaman bir devlet organı çıkıp da
karşısına dikilmiyordu. Bal tutan
parmağını yalar. Demirel sayesinde her
tarafı bal olan çook insan oldu. Aile
fotoğraflarını
unutmayalım. "saygıdeğer
işadamı"nı, "bu bir gasptır"ı, dönemin
hazineden sorumlu devlet bakanının kim
olduğunu unutmayalım
okuyucu - Yurt Dışı
22 Mayıs 2008, Perşembe 17:17
Adama onlari sorarlarsa bunu da
sorarlar: Cumhurbaskani Ahmet Necdet
Sezer"ken Cumhurbaskanligi devlet degil
miydi?