Birleşmiş Milletler (BM) Nüfus Fonunun teknik desteği, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün koordinasyonu ve ABnin mali katkılarıyla hayata geçirilecek bir proje çerçevesinde 8 ilde kadın sığınma evi açılacak.
ANKARA - Kadın Sığınma Evleri Projesinin başlatılması nedeniyle düzenlenen törende konuşan, Proje Koordinatörü Nazik Işık, kadın sığınma evlerinin Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Samsunda açılacağını bildirdi.
Işık, kadınların insan haklarının korunmasına katkıda bulunmak ve şiddete uğrayan kadınlara yeterli düzeyde koruma sağlamak üzere, belediyelere kadın sığınma evi kurup işletme konusunda destek vermeyi amaçlayan 11.8 milyon Avroluk projenin, ihalenin sonuçlanmasından sonra 1 yıl içinde tamamlanacağını belirtti.
Projenin alt bileşenlerinden olan Kadınlara Yönelik Koruma Hizmetlerinin Geliştirilmesi Projesi kapsamında, danışma merkezleri ve telefon hatlarında çalışacak kişilerin eğitilmesi, bu alanda çalışan kamu personeli ve kadın kuruluşlarının bilgi ve beceri ihtiyaçlarının tanımlanması, modern hizmet sunumlarının sağlanması, konuyla doğrudan ilişkisi olmayanların ise bilgi ve duyarlılıklarının artırılması, medya çalışanlarının bilgilendirilmesi, kamu kuruluşlarının kayıt sistemlerinin güçlendirilmesi gibi hedefler belirlendiğini bildiren Işık, Mart ayında başlayan bu çalışmaların 2009 yılının Kasım ayında sona ereceğini belirtti. 8 ilin, belediyelerin istekliliği, il yöneticilerinin konuya duyarlılıkları, bu alanda çalışan 3 kadın kuruluşunun önerileri, coğrafi dağılım, ulaşım imkanları ve güvenliğin sağlanmasının kolay olması nedeniyle seçildiğini kaydeden Işık, proje kapsamındaki eğitimlerden, şiddete uğrayan kadınlara yönelik hizmetleri sunan tüm kuruluşların yararlanacağını söyledi.
SAĞLIKLI BİR TOPLUMA GİDİŞTE ÖNEMLİ BM Nüfus Fonu Toplumsal Cinsiyet Programları Ulusal Koordinatörü Meltem Ağduk da kadına yönelik şiddet artarken buna karşı mücadelenin aynı hızla artmadığına dikkati çekti.
Bu konuda daha yoğun bir mücadele yürütülmesi gerektiğini belirten Ağduk, nüfusu 50 binin üzerindeki belediyelerde kadın sığınma evi açılması gerekirken, bunun uygulamaya geçirilemediğini söyledi.
Yerel yönetimlerin bu konuda istekli olmasına rağmen bilgi eksikliği bulunduğunu ifade eden Ağduk, sadece kadın sığınma evi açılmasının yeterli olmadığını, belli standartların da sağlanması gerektiğini vurguladı.
Bu projenin bir örnek oluşturacağını belirten Ağduk, sağlıklı bir topluma gidiş için bunun büyük önem taşıdığını kaydetti.
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu adına konuşan Figen Tunçkanat ise üye devletlerin kadınların şiddete uğramaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduklarını bildirdi.
Şiddete uğrayan kadının gizliliğinin korunması ve bu hizmetin devamlılığının esas olduğunu anlatan Tunçkanat, üye devletlerin bu konuda ulusal planlarını hazırlamalarının teşvik edildiğini söyledi.
Tunçkanat, kadının temel insan haklarının korunması için pilot uygulama niteliğindeki projenin, ABye uyum sürecinde cinsiyet eşitliğiyle ilgili mevzuatın yürürlüğe girmesi açısından Türkiyenin kararlılığına, birliğin verdiği desteğin bir göstergesi olduğunu bildirdi.
DİĞER İLLERE DE ÖRNEK OLACAK İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürü Ercan Topaca da kadına yönelik şiddetin insan hakkı ihlali niteliği taşıyan toplumsal bir sorun olduğuna dikkati çekti.
Bunun, kadının fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesine ve acı çekmesine yol açan bir eylem olduğunun altını çizen Topaca, kadına yönelik şiddetle iş yeri, sokak, okul ve sosyal hayatın her aşamasının yanı sıra aile içinde de karşılaşıldığını belirtti.
Bu alanda gerçekleştirilen mevzuat değişikliklerini de anlatan Topaca, sosyal hizmet ve yardım konusunda sadece belediyelerin değil il özel idarelerinin de sorumlu olduğunu bildirdi.
Toplumların gelişmişliğinin kadın haklarındaki hassasiyetle ölçüldüğüne işaret eden Topaca, ülkede bu alanda olumlu ilerlemeler kaydedildiğini, aile içi şiddet ve töre cinayetlerine karşı yapılan düzenlemelerin bu konudaki kararlılığın göstergesi olduğunu söyledi.
Çocuk ve kadınlara yönelik şiddet ile töre ve namus cinayetlerinin önlenmesine yönelik Başbakanlık genelgesinin konuyla ilgili eylem planını oluşturduğunu kaydeden Topaca, Proje çağdaş kadın sığınma evi modelini bununla ilgili kurum ve kuruluşların bilgi ve görgüsüne sunacak. Bu diğer belediyelerimize ve illerimize örnek olacak ve çalışmaları hızlandıracak şeklinde konuştu.