Baykal, Erdoğanın 14 Kasım 2007 tarihinde Ankarada havaalanı VIP salonunda, SABAH-atv ihalesine talip bir işadamıyla görüşüp İhaleye girme telkininde bulunduğunu söyledi. Ankara şimdi bu işadamının kim olduğunu konuşuyor.
ANKARA - CHPnin Sabah-atvnin Çalık Grubuna satışında etkili olduğu gerekçesiyle Başbakan Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmesi yapıldı. Başbakan Tayyip Erdoğanın gözündeki rahatsızlık nedeniyle katılmadığı görüşmelerde, CHP lideri Deniz Baykal, Sabah-atv grubunun Başbakanın damadının başında bulunduğu Çalık grubuna satışının pek çok açıdan tartışmalı olduğunu söyledi. Baykal Sabah-atv, tek talibe kamu bankası kredisiyle verildi. Bu kadar açık, kaba, sorumsuzca bir uygulamayı Türk siyasi hayatında hiç görmedim. Bu geçmis olayların hiçbirine benzemiyor. dedi. Baykal, Erdoğanın 14 Kasım 2007 tarihinde Ankarada havaalanının VIP salonunda bu ihaleye talip olan firmalardan biririyle görüşüp görüşmediğini açıklamaya çağırdı.
Sabah-atv ihalesiyle 10 firma ilgilendi, 3 firma yeterlilik belgesi aldı. Burada önemli olan soru şu: İhaleye katılma isteğindeki firmaları Başbakan çekil dedi mi? Başbakanın bu ihaleye ilgi göstermesi önemlidir. Başbakanın şu soruyu açıklamaya kavuşturması lazımdır: 14 Kasım 2007de Praga hareket etmeden önce bu konuya talip olan bir işadamıyla Ankarada VIP salonunda görüştünüz mü, görüşmediniz mi? Bunu Başbakanın açıklaması lazım. Mesut Yılmaz: Çalıka krediye yeni üyeler imza attı Erdoğana Sabah-atv gensorusu reddedildi İhaleyle ilgilenen firmaların teker teker çekildiğini hatırlatan Baykal Bir de ihalenin Çalık grubuna verilmesi noktasından sonra yaşananlar var. Para hazır denildiği halde kredi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu noktada kamu bankalarından kredi alınıyor. Peki yerli ve yabancı özel bankalarla irtibat kuruldu mu, kurulmadı mı? İki kamu bankasından kredi alınmıştır. Bunun açıklanması lazım. Ayrıca alınan kredi, bir proje kredisi. Bu nasıl bir proje kredisi konusu olabilir? Proje kredisi ortada olmayan bir faaliyetin gerçekleştirilmesi amacıyla verilir. Burada Sabah bildiğimiz Sabah, atv bildiğimiz atv. Bunun neresi proje? Peki proje kredisi almanın anlamı ne? Proje olursa ödenmesi süreli olur. 3 yıl ödemesiz süre, 10 yıl vade ile alınmış. Böyle başka kimseye verilmiyor. Ayrıca 750 milyon dolar kredi almis bir tek yerli kuruluş var mı ki bu şartlarda veriyorsun? dedi.
Bundan önceki bazı ihaleler tek başvuru olduğu icin iptal edilmişti, bu niye iptal edilmedi? diye soran Baykal Bu kadar açık, kaba, sorumsuzca uygulamayı Türk siyasi hayatında hiç görmedim. Bu geçmis olayların hiçbirine benzemiyor. Kamu bankalarıyla oynama basladı mı bir iktidarın iflah etmesi mümkün değil dedi.
DTPLİ ÖZÇELİK: MEDYAYI TÜMÜYLE KONTROL ALTINA ALMA HEVESİ DTP Siirt Milletvekili Osman Özçelik de Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın bir çok grubun desteğiyle yetinmeyerek medyayı tümüyle kontrol altına alma hevesine kapıldığını, damadının üst düzey yöneticilik yaptığı Çalık Grubu ile doğrudan medya alanına girme ihtiyacı hissetiğini öne sürdü.
Özçelik, ihalenin yapılış şekli ve katılan gruplar ve sonrasında yaşananlar nedeniyle muvazaalı olduğunu söyledi.
Özçelik, Başbakanın girişimcilik ruhunu takdir etmemek mümkün değil. Yoksul bir ailenin çocuğu iken bu noktalara gelmesi tesadüflerle açıklanamaz dedi.
Özçelik, ihaleyi ucuza kapatmak için yüksek ikna gücünün kullanılarak rakiplerin elendiğini belirterek, Boşuna mı Başbakan olunmuştu. Sonra sıra finansman sağlamaya geldi. Kamu bankaları ne güne duruyor? Halkın kamu veya özel bankalardan 3-5 bin YTLlik kredi almak için alnı çatlarken, damadın şirketi için düşük faizli 750 milyon dolarcık esirgenebilir miydi? Bu durum, kamu olanaklarını kullanarak kendi yandaşlarını zengin etmenin devamından başka bir şey değil diye konuştu.
Basını ele geçirme gücü ve isteğinin sadece iktidar partisi için söz konusu olmadığını belirten Özçelik, Hazineden aldığı payı parti propagandası yapsın diye yasal kılıfını hazırlayarak Kanaltürke aktaran CHPnin tutumu da bundan farklı değil dedi. Özçelik, gensoru önergesinde oy kullanmayacaklarını söyledi.
EKREN: İHALE KURALLARA UYGUN YAPILDI Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Erken de ATV-Sabahın en iyi değerden satılmasına öncelik verildiğini, ihalenin şeffaf ve kurallara uygun şekilde düzenlendiğini söyledi.
Hükümet adına konuşan Ekren, gerekçede belirtilen veri ve bilgilerin, sürece dahil ilgili taraflarca yapılmış açıklamalardan derlendiğini, kavram yanlışlıkları, teknik ve finansal bilgi eksikliğinin gensorunun kalitesine gölge düşürdüğünü belirtti. Ekren, Gerekçede sübjektif değerlendirme ve hükümlerin büyük ölçüde yer aldığını bildirdi.
Gensorunun ana konusu bankacılık olduğu için sektördeki gelişmeleri milletvekilleriyle paylaşma isteğini dile getiren Ekren, banka ve banka sisteminin düzenlenmesi, denetimi ve denetim sonuçlarının karar bağlanmasında yaklaşımın değiştiğini, bağımsız otoritelerin kurulduğunu, AK Parti hükümetleri döneminde çıkarılan yasayla otoritelerin güçlerinin artırıldığını anlattı. Ekren, Kamu bankalarında görev zararı uygulamalarına son verildiğini, bu bankaların faaliyet alanı ve mali durumlarının yeniden yapılandırılması sürecinin de tamamlandığını ifade etti.
Düzenlemeler ile idari ve adli cezalar arasında ilişki kurulduğunu,müeyyidelerin artırıldığını belirten Ekren, şöyle konuştu:
Üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri de Türk banka sektörünün uluslararası boyutudur. İçeride kurumsal kimliklerdeki ve organizasyonlardaki artışlar yanında, uluslararası bankacılık işleminin artıyor olması, Türk banka sektöründe eskiye oranla daha iyi konuma gelindiğini de göstermektedir. Bu sayede ekonomik faaliyetin finansmanına da önemli katkı sağlamaya başlamışlardır. Bankacılık sektörünün performansının artışında elbette bankalardaki özerklik ve yetkinliğin dışında, ekonomik ve siyasi istikrarın sağlanmış olmasının da özel bir önemi vardır. Temel büyüklükler açısından bakıldığında bütün bilanço kalemleri ciddi şekilde artış göstermiş, ama bu gensoruda özellikle üzerinde durulan kredi riski, sorunlu krediler önemli ölçüde durmuş ve aktif kalitesi de ciddi oranda artmıştır.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, ATV-Sabahın özelleştirilmesi sürecinde, hiç kimseye ihaleye katılması ya da katılmaması konusunda en ufak bir telkinde bulunmadığını belirterek, Herhangi bir deliliniz varsa bunu ispat edersiniz. Aksi halde bu iddiaların hiç bir anlamı yoktur dedi.
AK Parti grubu adına konuşan Canikli, gensorunun, soru sormak için verilen bir önerge olduğunu söyledi.
Önergenin çok ciddi iddialar içerdiğini belirten Canikli, Bu kadar iddiadan sonra buraya çıkıp 5 tane soru sormanın hiç bir anlamı yok. Üzüldüm, çünkü Türk siyasi tarihinde gensoru önergesinin bu kadar hafife alındığı, kötüye kullanıldığı başka bir örnek daha yoktur diye konuştu.
İhale sürecinde mevzuata aykırı en ufak bir işlem gerçekleşmediğini bildiren Canikli, önergede, Başbakan yetkisini kullanarak bazılarının ihale sürecinden çekilmesini telkin ettiği gibi çok önemli ve töhmet altında bırakan bir iddiaya yer verildiğini ifade etti.
Güzel yurdumda hiç usulsüz ihale
olurmu.... butun ihaleler usulüne göre
yapılır. Hangi usule göre bide biz
öğrensek.....
ayhanteymur - İstanbul
21 Mayıs 2008, Çarşamba 12:35
bu ihale olmamış resmen ihyale olmuş.
zaten hortumları kestiler boru hattı
(katar-ankara) döşediler.
Kıvanç ERMEYDAN - Osmaniye
21 Mayıs 2008, Çarşamba 12:10
Bu iş adamının kim olduğu mu önemli,
yoksa ona kimin ne dediği mi? Yada ona
telkinde bulunan kişinin makamı mı?
Kimse kimseyi kandırmasın. Herkes çok
iyi biliyor ki, bu Türkiye"m için ne
ilk ne de son...