Baykal, Erdoğanın suçlamalarıyla ilgili Aynı şeyleri söyler miydi? Bizim ki o cumhurbaşkanı oldu, ben olamadım gibi bir hazımsızlık, rahatsızlık değil. Ben kin ve nefretten dolayı değil, ilke gereği gitmiyorum dedi.
7 YILDIZLI OTELLERDE AİLECEK TATİL YAPMIYORUM
Deniz Baykal, Başbakan Erdoğanın CHP halktan kopuk, kaymak tabakanın yanında şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Eşi ve iki torunuyla birlikte orta halli bir Türk ailesinin yaşamını sürdürdüklerini söyleyen Baykal 7 yıldızlı, sosyetik otellerde maaile tatil yapmanın, Arap şeyhleriyle hediye teatisinde bulunmanın lügatlarında olmadığını söyledi.
DEVLET RÖNTGENCİ OLDU
Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksütün dinlenildiği ve izlenildiği iddialarına da değinen Baykal, olayın çok düşündürücü ve üzücü olduğunu söyledi.
Deniz Baykal, Anayasaya göre herkesin haberleşme özgürlüğü ile özel yaşamın gizliliğinin esas olduğunu belirterek, yetkili mercilerin mahkeme kararı olmadan kimseyi dinleyemeyeceklerini bildirdi. Benim karara ihtiyacım yok. Ben dinlerim anlayışı olamayacağını ifade eden Baykal, Burası dağ başı mı? Burası hukuk devleti dedi.
Baykal, Türkiyeye bu manzaraların yakışmadığını belirterek, Ülkenin yüksek yargıçlarını dinleyemezsin. Kimseyi dinleyemezsin. Kimsenin özel yaşamına, mahremiyetine elini uzatamazsın, kulağını dayayamazsın. Devlete röntgencilik yapmak yakışmaz. Bu iktidar sayesinde röntgenci devlet olduk görüşünü dile getirdi.
Paksütün takip edildiği iddiası ortaya çıkınca yöneticilerin takındığı tavrı eleştiren Baykal, şöyle devam etti:
Suçüstü yakalanmışsın. Ne oluyor, inkar. Ee, inandır, göster, kaldırıver arkasını bakalım dinleme aleti mi, değil mi? Diyorlar ki Onu değil, başkasını dinleyecek Demek ki dinleme aleti. Peki başkasını dinleyecektin de niye adamın evinden çıktığı andan itibaren gideceği lokantaya kadar peşinde dolaşıyorsun? Başkasını dinlemek için o kişiyi evinden itibaren takip etmen mi gerekiyor?
SUÇÜSTÜ OLDULAR
Yapılan açıklamaları da eleştiren CHP Lideri Baykal, şöyle devam etti:
Perişanlık, suçüstü oldular. Bir yüksek yargıcı izliyorsun. Ne zaman izliyorsun? AKP kapatma davasından hemen önce izliyorsun. Onunla ilgisi yok. Biz başka işin peşindeyiz. Çok acıklı bir manzara. Bu telaş niye? Bu korku niye? İnsan tenezzül etmez. Ne olacak şimdi? Bakanın biri, bir türlü konuşuyor, öbürü başka türlü konuşuyor. Ya yapıldı, yanlıştır, yapanlardan hesap soracağım, kabul edemem diyecek bir Allahın kulu yok mu bu iktidarın içinde. Herkes ezik, herkes suskun, örtbas etmeye hazır.
SEÇİM EKONOMİSİ UYGULANIYOR
Ciddi bir ekonomik sıkıntı içinden geçildiğini ifade eden Baykal, Hükümetin, böyle bir tablo içinde bir yandan seçim ekonomisi uygulama hazırlığı yaptığını savundu.
Baykal, Gidişat, seçim ortamına doğru olabilir. Bu gidişat karşısında, aman elde, avuçta ne varsa, her şeyi, ekonominin gerektirdiği biçimde değil, benim seçim hesabımın gerektirdiği şekilde kullanmalıyım anlayışı, düşüncesi bunlara egemen olmuştur. Çok tehlikeli bir seçim ekonomisi istikametinde sürüklenme ortaya çıkmıştır diye konuştu.
Hükümetin, İşsizlik Sigortası Fonunda biriken nemanın bir kısmına göz diktiğini öne süren Baykal, buna sendikaların neden seyirci kaldığını anlayamadığını belirtti.
Bu fonun, işçinin güvencesi olduğunu kaydeden Baykal, geçmişte SSKyı tahrip eden zihniyetin, işçinin bu güvencesine el uzatmak üzere yola çıktığını savundu. Baykal, sendikalara, Buna göz yumarsanız gerisi gelir, çarçur edilmesine izin vermeyin diye seslendi.
TUZLA İSTİFA ETTİRİR
Tuzla tersanelerindeki ölümlere de değinen Baykal, bu ölümlerin, iş kazası olarak nitelenmeyeceğini söyledi. İhmal, vurdumduymazlık, sorumsuzluk sonucu facia yaşandığını belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bazı tersaneler var ki ölümler tesadüf değil, art arda facialar yaşanıyor. Bunların karşısında iktidar yetkililerinin üzüntülerini beyan etmesi önlem değil, bu sorunun çözüme ihtiyacı var. Hiçbir önlem alınmazsa bunların artacağı açık. Bu tablo karşısında, gerçekleşecek ölümlerin sorumlusu kim olur? Tedbir alması gerekirken, almayanlar değil mi? Önlem alacaksınız, alamıyorsan, orada kalamazsın, gideceksin. Dünyanın her yerinde böyle. Ben mi sebep oldum Sen önlemekle
yükümlüsün, sorumlusun, yetkin var. Gerekeni yapmamışsın, çekil, yapacak biri gelir derler. Türkiyede de dememiz lazım.
ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKARIR GİBİ
Yargı reformu hazırlandığını, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahinin, şapkadan tavşan çıkarır gibi bunu cebinden çıkarıp, ABli muhatabına sunduğunu söyledi. Baykal, Kim, nerede hazırladı bunu, bilen yok. Bunları, hukuk reformu yapmadığımız dönemlerde dahi yapamadık diye konuştu.