Gençlere Türkiyenin en büyük değeri, en büyük varlıkları sizlersiniz diye seslenen Cumhurbaşkanı Gül, Türkiyenin sahip olduğu dinamik ve genç nüfusun, ülkenin parlak geleceğinin işaretlerinden biri olduğunu ifade etti.
Türkiyenin sürekli hamasetle güçlenmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: Türkiye nasıl güçlenir? Gayet açık. Ekonomisi güçlü olacak, insanları ve ülke zengin olacak. Sadece zenginlik ekonomik zenginlik de değil. Bir ülkenin, bugünkü modern, küreselleşmiş, herkesin birbirinden haberdar olduğu ve herkesin birbirini takip ettiği dünyada güçlü olabilmesi için demokrasisinin de güçlü olması lazım. Demokrasi dediğimizde, bunun alt başlıkları da var. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, şeffaflık, herkesin hesap verebilirliği, kadın-erkek eşitliği, bunların altını doldurabilirsiniz. Bunların hepsine Türkçede yumuşak güç, İngilizcede soft power deniyor. Bir taraftan da bununla güçlü olacaksınız. Bugün kendi aramızda birbirimizle üstünlük görmemiz veya kendi içimizde kendi kendimize rekabet etmemiz çok fazla bir şey ifade etmiyor. Rekabeti dünyayla ediyoruz, uluslararası ortamla bir araya geldiğimizde bu söylediğim göstergeleri yan yana koyduğumuzda eğer öndeysek o zaman başımız daha çok dik oluyor.
Gençlere, yaptıkları işi en iyi şekilde yapmaları tavsiyesinde de bulunan Cumhurbaşkanı Gül, Vaktinizi sadece konuşarak, demagojilerle, hamaset veya retorik, bunlarla geçirmeyin. Üniversite gençliği eğer vaktini böyle geçirirse Türkiyenin geleceğine yazık olur, hem de kendi geleceğinize... Onun için ne kadar çok çalışır, ne kadar çok okur, ne kadar çok düşünür ve ne kadar çok dışarıya açılırsanız, dışarıyı ne kadar çok takip ederseniz kendinize, ailenize ve Türkiyeye de o kadar çok katkı sağlamış olursunuz dedi.