İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sayın Baykalın tamamen tesadüfi gelişen bu olaya siyasi anlam yükleyerek siyaset malzemesi sağlamaya çalışmasını ve bu olayı bahane ederek polis teşkilatını yıpratma gayretlerini esef ve üzüntü ile karşılıyorum dedi.
ANKARA - Atalay, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksütün bir emniyet aracı tarafından takip edilmesi ve bu araçtan dinlenildiğine ilişkin iddialarla ilgili olarak, CHP Genel Başkanı Baykalın dün yaptığı açıklamaları AA muhabirine değerlendirdi. Bakan Atalay, iddialarla ilgili gerek Emniyet Genel Müdürlüğü, gerekse kendisinin defalarca açıklama yaptığını belirterek, Baykalın açıklama yapmadan önce, daha önce verilen bilgileri gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.
Sayın Baykalın, adeta bütün verilen bilgileri bir kenara iterek böyle ileri ifadeler kullanması doğrusu bizi üzmüştür diyen Atalay, şunları kaydetti:
Bu, tamamen yanlış anlaşılmadan ibarettir, böyle bir izleme ve dinleme söz konusu değildir. Olay tamamen Anayasa Başkan Vekili Osman Paksütün dışındadır. Emniyet mensupları ve araç başka bir görevle ilgili olarak orada bulunmaktadır. Olayın tamamen tesadüfi ve yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı apaçık ortadadır. Sayın Paksütün ikametinden itibaren takip edilmesi söz konusu değildir. Söz konusu olamaz da... Emniyete ait araç Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesine aittir. O gün kendi binasından ayrılarak başka bir işle ilgili olarak buraya ulaşmıştır. Park yeri aramıştır ve bir aracın arkasına durmuştur. Belki önümdeki araç hareket eder de park yeri bulurum diye. Araç hareket etmeyince, yanına giderek hanımefendiye sormuşlardır, burada bekleyecek misiniz, hareket edecek misiniz diye. Onlar da bekleyeceklerini söylemişlerdir. Sonra onlar da hareket ederek yolun karşı tarafına park etmişlerdir.
Yani hanımefendiyi ilk defa orada görmüşlerdir ve o aracın arkasında beklemeleri tamamen park yeri arama süreci içerisindedir. Daha sonra hanımefendiyle birlikte Sayın Osman Paksütün görevlilerimizin yanına gelerek söz konusu iddiaları dile getirmeleri üzerine, görevliler kimliklerini çıkarmışlar ve kendilerini tanıtmışlardır. Peşinden de zaten Ankara Emniyet Müdürü gelerek gerekli araştırmayı yapmış ve sayın Başkan Vekiline de bilgi vermiştir.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HUKUK DEVLETİDİR Osman Paksütün izlenmesi, dinlenmesinin kesinlikle söz konusu olmadığını kesin ifadelerle tekrar ettiklerini yineleyen Bakan Atalay, Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu ve bunu herkesin bu şekilde bilmesi gerektiğini söyledi. Atalay Keyfiliklere yer yoktur. Bunun dışındaki tanımlamaları kabul etmemiz ve hoş görmemiz mümkün değildir dedi.
Dinlemenin hukuki boyutu bulunduğunu da anlatan Atalay, dinlemenin çok ciddi bir olay olduğunu ve yargı kararıyla yapılabileceğini söyledi. Bakan Atalay, kanunsuz dinlemenin çok büyük cezası olduğunu ve önemli bir suç olduğunu belirterek, bu konuda hukuki zeminin güçlenmesi ve denetimin yapılması için yeni düzenlemelerin yapıldığını hatırlattı.
Atalay, yargı kararının ardından Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde kurulan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından koordinasyonun sağlandığını kaydetti.
BAYKAL YAPILAN AÇIKLAMALARI ÇARPITIYOR CHP Genel Başkanı Deniz Baykalın dün yaptığı açıklamaları da değerlendiren Atalay, Baykalın tamamen tesadüfi gelişen bu olaya siyasi anlam yükleyerek siyaset malzemesi sağlamaya çalışmasını ve bu olayı bahane ederek polis teşkilatını yıpratma gayretlerini esef ve üzüntü ile karşılıyorum dedi.
Baykalın konuşmasında tamamen gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu ifade eden Atalay, konuşmasına şöyle devam etti:
Sayın Baykal, Sayın Başkan Vekilinin evinden itibaren takip edildiğini ifade etmektedir. Böyle bir şey söz konusu değildir. Emniyete ait bu araç kendi hizmet binasından başka bir görev için gitmiştir. Sayın Baykal dünkü konuşmasıyla emniyetin daha önce yaptıkları açıklamaları da çarpıtıyor. Bunun kimseye faydası yok. Emniyet Genel Müdürünün verdiği bilgiler önemli bilgilerdir ve Sayın Baykalın bunları önemsemesi gerekir. Ben Yüksek Mahkemeyi tartışmaların ortasına çekmeye çalışarak siyaset yapılması anlayışını yadırgıyorum ve bunu kınıyorum. Böyle bir siyaset anlayışını da kabul edemiyorum. Bu tür kısır siyaset anlayışları geride kalmıştır ve kimseye faydası olmamıştır.
Yanlış ve ön yargılı tutumlarla kurumların yıpratılmaması gerektiğinin de altını çizen Atalay, konunun Ankara Cumhuriyet Savcılığınca da incelendiğini kaydetti.