548 SERIES 2 (BLAUWVIOLET)
seni her düşünüşümde ümit burnundan geçen ve
kutupsal eksenle 8 derecelik açı yapan bir doğrunun
kutupsal denklemini buluyorum , blauwviolet.
bir kartal danseden iki kelebeğin altından
geçiyor.biri ıslak mao çimlerinin altına bir çi çift
inci küpe bırakıyor.şehitler siciline
buzdan bir g özyaşı düşüyor.pencere kırlangıç-
ları ve şehir kırlangıçları yollarını şaşırıp
kuzeye doğru göç ediyorlar ve kalbim her zaman
ço çok kırılgandır seni düşününce , blauwviolet.
sen sanki içimde sana aayrılan bir oodada
bir köşeye atılmış otları tutuşturuyorsun ve
gözlerim gizli bambu sandıklar gibi gizlerine
boyun eğiyorlar.bir toprak kabın barındırdık-
larından ötürü çatlaması gibi nedensizce
kendi kendimin geyik avına çıkıyorum ya da
çıkıyoruz.akrabalarımla vedalaşıyorum ve
uzun bir ırmak yolculuğuna çıkıyoruz,
blauwviolet sular taçlarımızı örtene dek...
311 SERIES 2 (TURKISH RED)
türk kırmızısı düşüncesini yapan
şairler abdallar ve gezgin aşıklar
eski devir görg üsünce hazırlanmış
bir içki sofrasına oturduğunda
turkish red
çocuk sultanlar selçuklu çinilerindeki
kırmızılara bakarak ağladığında
turkish red
istiridyenin yenme yöntemi & servisi
salona giriş & peçetelerin kullanılışı
sofra hizmetlilerinin giyiniş & davranışı
restorana giriş & restoranda oturuş
atnalı ziyafet masaları ve Fırat geceleri
gibi şeyleri düşündüğümde
turkish red
kulaklarında ay-yıldızlı küpeleriyle
oturan bir azeri kızı düşününce
the köprünün ışıkları ve onun suda
titreşen akisleri arasında
bağlantı kuruyorum
suyu hep bir kolye
köprüyü ay-yıldızlı bir beden olarak düşünüyorum
(*
_____________=türk
köprü
bir köprü gibi
kendimden ayrılıp
bir türk gibi ,kırmızı, ağlıyorum, turkish red