Türkiyedeki enflasyon artışının, para ve maliye politikasından değil, tamamıyla gıda ve enerji fiyatlarından artıştan kaynaklandığının altını çizen Şimşek, enflasyon konusunda şu tespitte bulundu: Şu ana kadar ekonomik büyüme, potansiyelimizin altında seyrediyor. Bu nedenle, ekonomideki talep baskısı zayıftır. Türkiyede, iş gücü kapasitesi itibarıyla da bir baskı yoktur. Enflasyon tamamıyla, enerji ve gıda fiyatlarının baskısından oluşmaktadır, yani arz kaynaklı bir enflasyon vardır.
Geçen yıl, daha sıkılaştırılmış bir mali politika öngörmüştük, ancak küresel ekonomik şartlar hızla değişiyor ve uzun dönemde Türkiyenin lehine olacak, yatırımlara yönelik adımlar atmaya karar verdik. Para ve maliye politikasında bir gevşeme yok, faiz dışı fazlada (FDF) geçen yıl ne ise bu yıl da aynı hedef var. Ayrıca biz FDF hedefi konusunu, IMF ile de görüştük, onlar da mali disiplinde herhangi bir gevşeme olmadığı görüşündeler.
FAİZİ YÜKSELTMİŞ, BU BAĞIMSIZLIĞI GÖSTERİR
Ben Merkez Bankasının bağımsızlığı ve fiyat istikrarına gönülden inanmış bir insanım diyen Bakan Şimşek, Merkez Bankası ile Hükümet arasındaki ilişkiler konusunda ise şunları söyledi: Göreve geldiğim günden şu ana kadar, Merkez Bankası politikası üzerine hiçbir yorumda bulunmadım. Bizim için Merkez Bankasının kredibilitesi, fiyat istikrarı ve düşük tek haneli enflasyon çok önemli...Ben Merkez Bankasının görüşlerine her zaman saygı gösteririm. Merkez Bankasının bağımsız olması demek, para politikası kararları verilirken bağımsız hareket etmesidir, yani enstrüman bağımsızlığıdır. Merkez Bankasının ana görevi fiyat istikrarıdır, fiyat istikrarındaki en önemli araç ta faizdir. 2006 yılında, gelişmekte olan piyasalarda bir türbulans yaşanmış ve Türkiyede Merkez Bankası, başka ülkelerde nadir görülebilecek yüksek dozda bir reaksiyon göstermiş. Yani eleştirilere rağmen faizleri yükseltmiş ve uzun bir süre de yüksek faiz seviyesini devam ettirmiş. Şimdi, bu davranış, Merkez Bankasının faiz ve para politikasını belirlemede bağımsız olduğunu gösterir.
Enflasyon hedeflemesine de değinen şunları kaydetti: Para politikası etkinlik alanı dışından gelen bazı faktörler, bizim gibi ülkeleri zorluyor. Enflasyon hedeflemesinin zamanlaması tartışılabilir ancak, enflasyon hedeflemesi çerçeve olarak doğru bir sistemdir. Enflasyon hedeflemesinde başarılı olan ülkeler bile, ilk 2-3 yıllık dönemde üst üstüne enflasyon hedefinden sapmışlar, bu İsrailde, Polonyada oldu.
GAPA 3.6 MİLYAR YTL GİDECEK
Devlet Bakanı Şimşek, GAP konusunda yapılacaklarla ilgili şöyle konuştu: Gelecek yıl, GAPa ek 3,6 milyar YTL aktaracağız. Bu sene ise toplamda 2,3 milyar YTL aktarmış olacağız. GAPtaki tüm eksik kalmış çalışmaları tamamlayacağız ve sulamasıyla, ulaştırmasıyla, bu önemli projeyi Türkiye ekonomisine kazandıracağız. GAP projesi, yalnızca tarımsal üretimi arttırmakla kalmayacak ve yaklaşık 4 milyon kişiye yeni istihdam kapısı olacak.
IMF HEYETİ, NİHAİ DEĞERLENDİRME İÇİN GELECEK
Şimşek ayrıca IMF heyetini; Program Sonrası Nihai Değerlendirme için davet edeceklerini, daha sonraki aşamada, eğer hükümet olarak İhtiyati Stand-By konusunda karar almaları durumunda, onun için IMFyi ayrıca davet edeceklerini belirtti.
IMFnin, Program Sonrası İzlemeyi başlatmak için Türkiyeye gelmesine gerek olmadığına işaret eden Şimşek, bu karşılıklı yazışmalarla gerçekleştirilebilir dedi. Devlet Bakanı Şimşek, IMF ile ilişkilerin geleceği konusunda şöyle konuştu: IMF heyetini, program sonrası nihai değerlendirme için davet edeceğim. Tamamıyla kendi iç düzenlemeleri gereği buna ihtiyaç duyuyorlar. Fon, IMF kaynaklarını çok uzun süreli ve yüksek miktarda kullanan ülkeleri program sonrası izler. Daha sonraki aşamada, eğer Hükümet olarak İhtiyati Stand-By konusunda karar kılarsak, onun için IMFyi ayrıca davet ederiz.