Leyla Gencer opera ve alkışlarla...
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Müzik

Leyla Gencer opera ve alkışlarla...

Leyla Gencer’in külleri, gazeteci-yazar Zeynep Oral ve yakın dostu Melahat Behlil tarafından İstanbul Boğazı sularına opera ve alkışlarla serpildi. Türkiye ilk kez böyle bir cenaze törenine şahit oldu.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 15:00 TSİ 20 Mayıs 2008 Salı

ANKARA - Dünyanın “La Diva Turca” olarak alkışladığı 20. yüzyılın en büyük divalarından Leyla Gencer’in külleri, Dolmabahçe açıklarında düzenlenen törenle İstanbul Boğazı’nın sularına bırakıldı.

  • Video: Gencer’e veda
    Haberin devamı

    Gencer anısına düzenlenen veda töreni, yakın dostlarıyla beraber sanatçının küllerini taşıyan Süreyya adlı teknenin Kuruçeşme’den Dolmabahçe açıklarına ulaşmasıyla başladı.

    Tüm dünyanın “La Diva Turca” olarak alkışladığı Leyla Gencer için düzenlenen veda töreni, yakın dostlarıyla beraber sanatçının cenazesini taşıyan Süreyya teknesinin Kuruçeşme’den kalkarak Dolmabahçe açıklarına ulaşmasıyla başladı.

    Dolmabahçe meydanındaki halka açık törende Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen kısa bir konuşma yaptı. Konuşmanın ardından Rengim Gökmen yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu, Mozart’ın Requiem’inden Lacrimosa ile Ahmed Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu’nun 5, 12 ve 13. bölümlerini seslendirdi.


    İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu, Mozart’ın Requiem’inden Lacrimosa ile Ahmed Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu’nun 5, 12 ve 13. bölümlerini seslendirdi.


    Leyla Gencer’e Süreyya teknesindeki son yolculuğunda, aralarında dostları ve yeğeninin ailesiyle birlikte; Zeynep Oral, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü Suat Arıkan, Büyükelçi Şule Soysal ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı yetkililerinin bulunduğu sanatçının yakın çevresinden 25 kişi eşlik etti. Leyla Gencer’in küllerini Boğaz sularına dökme görevini sanatçıyı yakından tanıyan ve hayatını “Tutkunun Romanı” adındaki kitabına aktaran gazeteci - yazar Zeynep Oral ile yakın dostu Melahat Behlil üstlendi. Büyükelçi Şule Soysal da daha sonra denize beyaz güllerden yapılmış bir çelenk bıraktı.

    Dolmabahçe’deki törene Leyla Gencer’in yeğeni İbrahim Çeyrek ve ailesinin yanı sıra dostları, sanatçıyı uğurlamaya gelen sanatseverler ve cumhurbaşkanlığını temsilen Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Zeynep Damla Gürel katıldı.

    10 Mayıs Cumartesi günü Milano’daki evinde vefat eden Leyla Gencer için 12 Mayıs Pazartesi günü önce evinde Milano İslam Cemaati Temsilcisi ve imamının önderliğinde dua okunmuş, ardından La Scala Operası’nın San Babila Kilisesi’nde bir tören düzenlenmiş ve vasiyeti doğrultusunda krematoryuma teslim edilmeden önce cenaze namazı kılınmıştı. Milano’da 9 Mayıs’ta ölen opera sanatçısı Leyla Gencer’in külleri, vasiyeti üzerine, bugün ilahi müzik eşliğinde Boğaz sularında İstanbul rüzgarıyla buluşturulmak üzere, THY’nin tarifeli uçağıyla, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner eşliğinde getirilmişti.




    Opera tarihinin gelmiş geçmiş en büyük divalarından olan Leyla Gencer hayatının son yıllarını Milano’da La Scala Operası’nda opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmeni olarak, genç şancıları yetiştirmeye adamıştı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Mütevelliler Kurulu Başkanı olan Leyla Gencer 1995 yılından beri düzenlenen “Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması”yla opera dünyasına yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyordu.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın yeni yapılmakta olan merkezinde sanatçının vasiyeti üzerine bir “Leyla Gencer Müzesi” oluşturulacak.

    La Diva Turca NTV Radyo’da

    Cumhurbaşkanı Gül, Gencer’in adının yaşatılması için yetkili makamlara, sanatçının heykelinin bulunduğu Opera binasına yakın bir mahaleye “Leyla Gencer” adının verilmesini tavsiye etmişti. Gül’ün açıklamasında, Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminden bu yana Türkiye’nin Milano Başkonsolosluğu aracılığıyla Leyla Gencer’in sağlık durumu ve ihtiyaçlarıyla yakından ilgilendiği ifade edilmişti. Gül mesajında, “Opera tarihinin gelmiş geçmiş en büyük divalarından olan Devlet Sanatçımız Leyla Gencer’in vefatından büyük üzüntü duydum. Dünyanın büyük opera sahnelerinde alkış toplayan, değerli ödüller alan, genç sanatçılar yetiştiren, ülkemiz için bir kültür elçisi gibi çalışan ve gururumuz olan Leyla Gencer, örnek sanatçı kişiliği ve yaptıklarıyla her zaman takdirle anılacaktır. Kendisine Allah’tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum” demişti.

    Dolmabahçe sahilinde yapılan törene Gencer'in sevenleri katıldı ve sanatçı için açılan deftere duygularını yazdı.


  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    ömer faruk koçulu  - Balıkesir
    17 Mayıs 2008, Cumartesi 12:45  
    Öncelikle Allah"tan Rahmet, sevdiklerine sabır diliyoruz.Ama herkes öyle bir vasiyet etse zaten güzel yurdumun güzel kalmış bir boğazı var oda kirleniyor çevreye zarar olarak görüyorum devletin buna bir önlem alması lazım boğazımız GANJ NEHRİNE dönmesin yetkililere sesleniyorum, tabi oradalarsa. :)

    AYRTONSENNA  - Ankara
    17 Mayıs 2008, Cumartesi 12:42  
    Herkes cenaze töreninin biçimini belirlemede özgürdür ama gerçekten merak ediyorum, neden bir insan naaşını yaktırır? Sadece merak ediyorum, dediğim gibi isteyen istediğini yapar, ama sevdiklerinizin sizi hatırlayıp ziyaretinize gelebileceği bir yere gömülmek varken neden yaktırmak?

    mirac kursun  - İstanbul
    17 Mayıs 2008, Cumartesi 12:21  
    büyük bi sanatçıyı kaybettik. ancak yapılan törenin çok müthiş bi olaymış gibi yansıtılması gayet yanlış yaşadığımız ülkede bir ilk diye yazılmış bence gurur duyulacak bi olay değil tamamen utanılacak bir tören olmuş.. ne demek önce cenaze namazının kılnıp arkasından küllerinin denize dökülmesi ya bi dini yaşa yada yaşama din oyuncak değildir... Ayşenur Bozkan ın sorusuna verilecek cevap varmı acaba..

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları