Leyla Gencerin külleri, gazeteci-yazar Zeynep Oral ve yakın dostu Melahat Behlil tarafından İstanbul Boğazı sularına opera ve alkışlarla serpildi. Türkiye ilk kez böyle bir cenaze törenine şahit oldu.
ANKARA - Dünyanın La Diva Turca olarak alkışladığı 20. yüzyılın en büyük divalarından Leyla Gencerin külleri, Dolmabahçe açıklarında düzenlenen törenle İstanbul Boğazının sularına bırakıldı.
Gencer anısına düzenlenen veda töreni, yakın dostlarıyla beraber sanatçının küllerini taşıyan Süreyya adlı teknenin Kuruçeşmeden Dolmabahçe açıklarına ulaşmasıyla başladı.
Tüm dünyanın La Diva Turca olarak alkışladığı Leyla Gencer için düzenlenen veda töreni, yakın dostlarıyla beraber sanatçının cenazesini taşıyan Süreyya teknesinin Kuruçeşmeden kalkarak Dolmabahçe açıklarına ulaşmasıyla başladı.
Dolmabahçe meydanındaki halka açık törende Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen kısa bir konuşma yaptı. Konuşmanın ardından Rengim Gökmen yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu, Mozartın Requieminden Lacrimosa ile Ahmed Adnan Saygunun Yunus Emre Oratoryosunun 5, 12 ve 13. bölümlerini seslendirdi.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu, Mozart’ın Requiem’inden Lacrimosa ile Ahmed Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosu’nun 5, 12 ve 13. bölümlerini seslendirdi.
Leyla Gencere Süreyya teknesindeki son yolculuğunda, aralarında dostları ve yeğeninin ailesiyle birlikte; Zeynep Oral, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü Suat Arıkan, Büyükelçi Şule Soysal ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı yetkililerinin bulunduğu sanatçının yakın çevresinden 25 kişi eşlik etti. Leyla Gencerin küllerini Boğaz sularına dökme görevini sanatçıyı yakından tanıyan ve hayatını Tutkunun Romanı adındaki kitabına aktaran gazeteci - yazar Zeynep Oral ile yakın dostu Melahat Behlil üstlendi. Büyükelçi Şule Soysal da daha sonra denize beyaz güllerden yapılmış bir çelenk bıraktı.
Dolmabahçedeki törene Leyla Gencerin yeğeni İbrahim Çeyrek ve ailesinin yanı sıra dostları, sanatçıyı uğurlamaya gelen sanatseverler ve cumhurbaşkanlığını temsilen Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Zeynep Damla Gürel katıldı.
10 Mayıs Cumartesi günü Milanodaki evinde vefat eden Leyla Gencer için 12 Mayıs Pazartesi günü önce evinde Milano İslam Cemaati Temsilcisi ve imamının önderliğinde dua okunmuş, ardından La Scala Operasının San Babila Kilisesinde bir tören düzenlenmiş ve vasiyeti doğrultusunda krematoryuma teslim edilmeden önce cenaze namazı kılınmıştı. Milanoda 9 Mayısta ölen opera sanatçısı Leyla Gencerin külleri, vasiyeti üzerine, bugün ilahi müzik eşliğinde Boğaz sularında İstanbul rüzgarıyla buluşturulmak üzere, THYnin tarifeli uçağıyla, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Genel Müdürü Görgün Taner eşliğinde getirilmişti.
Opera tarihinin gelmiş geçmiş en büyük divalarından olan Leyla Gencer hayatının son yıllarını Milanoda La Scala Operasında opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmeni olarak, genç şancıları yetiştirmeye adamıştı. İstanbul Kültür Sanat Vakfının Mütevelliler Kurulu Başkanı olan Leyla Gencer 1995 yılından beri düzenlenen Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışmasıyla opera dünyasına yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyordu.
İstanbul Kültür Sanat Vakfının yeni yapılmakta olan merkezinde sanatçının vasiyeti üzerine bir Leyla Gencer Müzesi oluşturulacak. La Diva Turca NTV Radyoda Cumhurbaşkanı Gül, Gencerin adının yaşatılması için yetkili makamlara, sanatçının heykelinin bulunduğu Opera binasına yakın bir mahaleye Leyla Gencer adının verilmesini tavsiye etmişti. Gülün açıklamasında, Abdullah Gülün Dışişleri Bakanlığı döneminden bu yana Türkiyenin Milano Başkonsolosluğu aracılığıyla Leyla Gencerin sağlık durumu ve ihtiyaçlarıyla yakından ilgilendiği ifade edilmişti. Gül mesajında, Opera tarihinin gelmiş geçmiş en büyük divalarından olan Devlet Sanatçımız Leyla Gencerin vefatından büyük üzüntü duydum. Dünyanın büyük opera sahnelerinde alkış toplayan, değerli ödüller alan, genç sanatçılar yetiştiren, ülkemiz için bir kültür elçisi gibi çalışan ve gururumuz olan Leyla Gencer, örnek sanatçı kişiliği ve yaptıklarıyla her zaman takdirle anılacaktır. Kendisine Allahtan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum demişti.
Dolmabahçe sahilinde yapılan törene Gencer'in sevenleri katıldı ve sanatçı için açılan deftere duygularını yazdı.
Öncelikle Allah"tan Rahmet,
sevdiklerine sabır diliyoruz.Ama
herkes öyle bir vasiyet etse zaten
güzel yurdumun güzel kalmış bir boğazı
var oda kirleniyor çevreye zarar
olarak görüyorum devletin buna bir
önlem alması lazım boğazımız GANJ
NEHRİNE dönmesin yetkililere
sesleniyorum, tabi oradalarsa. :)
AYRTONSENNA - Ankara
17 Mayıs 2008, Cumartesi 12:42
Herkes cenaze töreninin biçimini
belirlemede özgürdür ama gerçekten merak
ediyorum, neden bir insan naaşını
yaktırır? Sadece merak ediyorum, dediğim
gibi isteyen istediğini yapar, ama
sevdiklerinizin sizi hatırlayıp
ziyaretinize gelebileceği bir yere
gömülmek varken neden yaktırmak?
mirac kursun - İstanbul
17 Mayıs 2008, Cumartesi 12:21
büyük bi sanatçıyı kaybettik. ancak
yapılan törenin çok müthiş bi olaymış
gibi yansıtılması gayet yanlış
yaşadığımız ülkede bir ilk diye
yazılmış bence gurur duyulacak bi olay
değil tamamen utanılacak bir tören
olmuş.. ne demek önce cenaze namazının
kılnıp arkasından küllerinin denize
dökülmesi ya bi dini yaşa yada yaşama
din oyuncak değildir... Ayşenur Bozkan
ın sorusuna verilecek cevap varmı
acaba..