Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi, yazar Temel Demirerin, bir konuşmasında TCKnın 216. ve 301. maddelerine muhalefet ettiği iddiasıyla yargılandığı davada, 301. maddede yapılan değişiklik dolayısıyla yargılamanın durdurulmasına karar verdi.
ANKARA - Davanın bugün görülen ikinci duruşmasına, Demirer ve avukatları katıldı. Duruşmada söz alan Cumhuriyet Savcısı Yücel İldeniz, Türk Ceza Kanununun (TCK) 301. maddesinin, 5759 sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirildiğini anımsattı. İldeniz, 301. maddede öngörülen suçla ilgili soruşturma yapılmasının Adalet Bakanlığının iznine bağlandığını hatırlatarak, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/8. maddesi gereğince durma kararı verilmesini ve dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesini talep etti.
İldeniz, bakanlıkça izin verilmesi halinde Demirerin TCKnın 216. ve 301. maddeleri yönünden yargılanmasına devam edilmesi, verilmemesi halinde ise yargılamanın yalnızca 216. madde yönünden sürdürülmesi görüşünde olduğunu açıkladı.
Demirerin avukatları ise savcının durma kararı verilmesi yönündeki görüşüne katılmadıklarını, müvekkillerinin atılı suçlardan derhal beraat etmesini istediklerini bildirdi. Demirer de 301. maddeyle ilgili değişen bir şey olmadığını ileri sürdü. Bu suçtan yargılanmasını gerektirecek bir eylemi olmadığını savunan Demirer, şunları kaydetti:
ADALET BAKANIIN ŞEFAATİNE MUHTAÇ DEĞİLİM Hrant Dinkin öldürülmesiyle ilgili iki astsubayın verdiği ifadeler ve 1 Mayısta maruz kaldığım devlet terörü de birlikte ele alındığında, benim sözlerim eleştiri ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Adalet Bakanının şefaatine de muhtaç değilim.
Öte yandan, Demirer, Sibel Özbudun ile yazdığı ve mahkemeye sunduğu Söylenecek Yalan Kalmadı!-İnsan Hak(sızlık)ları ve Hayır, Evetten Önce Gelir-Hukuk(suzluk) Yazıları adlı 2 kitabın da savunması kapsamında değerlendirilmesini istedi.
Yargıç Mehmet Nuri Öztürk, TCKnın 301. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda, CMKnın 223/8. maddesi gereğince yargılamayı durdurdu. Öztürk, 301. madde yönünden, son yapılan değişiklik doğrultusunda dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesine ve bakanlığın vereceği görüş doğrultusunda dosyanın ele alınmasına karar verdi.
İddianamede, Demirerin, Hrant Dinkin öldürülmesinden bir gün sonra Ankara Yüksel Caddesindeki basın açıklamasında yaptığı konuşmada, Hrant Dinkin sadece bir Ermeni olduğu için değil, bu ülkede soykırım olduğu gerçeğini ifade ettiği için katledildiğini ifade ettiği kaydedilmişti. Demirerin, TCKnın 216/1. ve 301/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapsi istenmişti.
NE DERSİNİZ...DOĞRUYU SÖYLEYEN SADECE
9 KÖYDEN Mİ KOVULUYOR???KOVULDUKTAN
SONRA CANINDAN DA OLUYOR MU???ZİRA
DEVLETİN KATI-ŞİDDETİ ÇAĞRIŞTIRAN SERT
UYGULAMALARI HALA HALİHAZIRDA
TAPTAZE...DİNK..FESTUS OKEY...RAHİP
CİNAYETLERİ..VE SZÖDE DEVLET
MEMURLARININ KANIKSANMIŞ KOLLAMACILIĞI
ARTIK MAHKEMECE BİLE KABUL EDİLEMEYE
BAŞLANAN TARAFGİR/YANLI
TUTUANAKLAR,BEYANLAR,,TUTUMLAR...SUSKUN
YIĞINLARIN CANI BELKİ DE PEK TATLI Kİ
DOĞRUCU ENTELLEKTÜELLER CANLARI
PAHASINA SUSTURULURKEN GÖRMEZDEN GELİP
SES BİLE ETMEYECEK HALE GELMİŞLER
GİBİ!!!