Toptan, Anayasa Mahkemesinde şu anda görülen parti kapatma davalarıyla ilgili olarak, Anayasa Mahkememiz, klasik olarak bilinen, açılan davanın kabulü veya reddi yönünde karar vermek yerine, dava açılmasını değerlendiren ama istikrarın bozulmasına da engel olacak, herkesin düşünüp, tartışıp, kendi eksikliklerini bulacağı, yol ve yön gösterici bir içtihat ortaya koyabilir. Elbette, Anayasa Mahkememiz, ülkenin yararına en doğru, güzel kararı verecektir. Ama bizim de siyasetçiler, bilim adamları olarak, böyle bir tartışmayı Anayasa Mahkemesinin önüne koymakta yarar var. Özellikle siyaset bilimcileri ve hukukçularımızın, bu konuda tartışma yapmalarının yararlı olabileceğini düşündüm dedi.
Anayasa Mahkemesinin, bu tür davalarda hukuk kurallarının yanı sıra, istikrarı da gözetmesi gerekip gerekmediğinin sorulması üzerine Toptan, Anayasa Mahkemesine görev yükleyecek bir pozisyonda olmadığını belirtti.
HERKESİN OH DİYEBİLECEĞİ BİR İÇTİHAD OLABİLİR
Toptan, Anayasa Mahkemesinin, görevini en güzel ve doğru şekilde yapacağından kuşkusu bulunmadığını ifade ederek, şunları kaydetti: Ben temenniyi dile getiriyorum. Anayasa Mahkemesi, Türkiyenin geleceğini de kurar. Dava açılması, bir takım endişelerden, verilerden kaynaklanıyor, bir takım delillere dayanıyor. Sayın Başsavcı, mutlaka davayı açarken, çok önemli bilgi, belgeler bularak bu davayı açıyor. Anayasa Mahkemesinin önüne, bunların takdiri için koyuyor. Bu süreçle ilgili benim değerlendirme yapmam söz konusu olamaz. Temennim, Anayasa Mahkemesinin günlük siyasetin üstüne çıkmak suretiyle, dava açmayı gerekli kılan olayları da değerlendirmek suretiyle ama istikrarı da gözetmek suretiyle, herkesin bir oh diyebileceği, kendi endişelerinin giderildiğinin hissedebileceği bir Anayasa Mahkemesi içtihadı ortaya çıkabilir.