Beyrutta basının karşısına çıkan, öldürülen eski Başbakan Refik Haririnin oğlu ve Gelecek Hareketinin lideri Saad Hariri, konuşmasının başında ölen Lübnanlılar için bir dakikalık saygı duruşu yaptı. Hariri, ölen masum sivillerin akan kanından, savaş kararını alanların sorumlu olduğunu belirterek, şunları söyledi: Bizim silahlı militanlarımız, burs verdiğimiz 40 bin öğrencidir. Biz savaş yapmayı bilmeyiz. Bizim kafamıza silah dayıyorlar ve sonra da görüşme yapmak istiyorlar. Eğer bizi öldürme tehditleriyle masaya oturtmak istiyorlarsa biz bu türlü diyaloğa karşıyız. Arap Bakanlar Komitesinin Lübnana gelmesini olumlu karşılıyoruz.
Hariri, Genelkurmay Başkanı Mişel Süleymanın bütün tarafların üzerinde uzlaştığı cumhurbaşkanı adayı olduğunu belirterek, kendilerine yönelik bu tür silahlı saldırılar olmasa cumhurbaşkanını seçeceklerini söyledi.
Babası Refik Haririnin öldürüldüğü zaman, onun öldürülmesinden sorumlu olan yönetimle pazarlık yapmadıklarını belirten Hariri, silahlar kendilerine yöneltilmesi halinde de pazarlık yapmayacaklarını belirtti.
Hariri, kendilerinin silahlı militanları olmadığını, sadece silaha sahip olan vatandaşların kendilerini korumak amacıyla saldırılara karşılık verdiklerini söyledi.
Hariri, Lübnandaki duruma Hizbullahın kendi kararıyla değil, Suriye ve İranın verdiği kararlarla gelindiğini iddia etti.
SUUDİ ARABİSTAN İRANI HEDEF ALDI
Öte yandan Suudi Arabistan, Lübnandaki şiddet olaylarının, Hizbullahı desteklemekle itham edilen İran yönetimiyle Arap ülkeleri arasındaki ilişkilere tesir edebileceğini açıkladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Suud El Faysal, düzenlediği basın toplantısında, İranın Hizbullaha destek vermesinin Arap ülkeleriyle ilişkilerine doğal olarak yansıması olur diye konuştu.
Faysal, Lübnanda gelinen durumdan kaygı duyduklarını belirtti ve Hizbullahın girişimini darbe olarak niteledi.
Suudi Bakan, İran ile Suriyeyi ima ederek bölge ülkelerinden, Lübnanın içişlerine karışmamalarını istedi.