37 yıl aradan sonra ikinci kez Türkiyeye gelen İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth, önce Anıtkabire, sonra Çankayaya çıktı. Göreve başlarken bile takım elbise giyen Gül, Kraliçe onuruna smokin giydi, yakasına Kraliçenin nişanını taktı.
ANKARA - İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ve Edinburg Dükü Prens Philip Ankaraya özel uçakla geldi. Kraliçenin uçağında 25 kişinin bulunduğu ve Kraliçenin Türkiyeye toplam ağırlığı 1600 kilogram olan hediye getirdiği bildirildi. Kıyafetiyle dikkat çeken Kraliçe ve eşi, Esenboğa Havalimanında Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve eşi Nihal Aydın tarafından karşılandı.
Kraliçenin gelişi nedeniyle Esenboğa havalimanında çok sıkı güvenlik önlemleri alındı. Özel eğitimli köpeklere gazetecilerin çantaları aratıldı, kameraları kontrol ettirildi. Kraliçe, apronda kendisi için bekletilen araca binerek Anıtkabire hareket etti. Kraliçeye Anıtkabirde de Devlet Bakanı Mehmet Aydın eşlik etti.
Uzun yürüyüşün ardından Atatürkün mozalesine çelenk koyan II. Elizabeth, Anıtkabir özel defterine Birleşik krallığın büyük değer verdiği bir dostu ve modern tarihin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Mustafa Kemal Atatürke saygılarımı sunmak benim için büyük bir onurdur yazdı. Kraliçe, yazısını Elazabeth adıyla imzaladı.
İngiltere Kraliçesine Anıtkabir ziyaretinde, Anıtkabir tanıtım seti ve Anıtkabir madalyonunun yanısıra İngiltere Kralı 8. Edwardın 1936da İngiltere Kraliçesi II. Elizabethin de 1971de Türkiye ziyaretleri sırasında Anıtkabirde çekilen fotoğraflarından oluşan bir albüm hediye edildi.
TÖREN KITASINI TÜRKÇE SELAMLADI Elizabeth, Çankaya Köşkünde de Cumhurbaşkanı Gül tarafından resmi törenle karşılandı. Köşkteki törende de bomba arama köpekleri de görev başındaydı.
Gül, aracından elini sıkarak indirdiği Kraliçe ile birlikte önce ulusal marşları dinledi, ardından tören kıtasını denetledi. Gül, Kraliçeye tören kıtasını Muhafız alayı emirlerinize hazırdır majesteleri... sözleriyle takdim etti. Kraliçe ise, Merhaba asker diyerek tören kıtasını Türkçe selamladı. Cumhurbaşkanı Gül, ardından ekibini Kraliçeye takdim etti.
Gül ve Kraliçe Elizabeth Çankaya Köşkünün girişinde birlikte poz verdi. Ardından Hayrünnisa Gül ve Kraliçe Elizabethin eşi Prens Philip fotoğrafa dahil oldu. Gül ve Kraliçe, daha sonra başbaşa görüştü.
KÖŞKTE KRALİÇE ONURUNA YEMEK Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Birleşik Krallıkın, Türkiyenin AB üyeliğine doğru yürüyüşünde en sadık destekçilerinden olageldiğini belirterek, Bu tereddütsüz ve daimi desteğinize müteşekkiriz. Bu desteğinizin katılım sürecindeki ilerleyişimizde süreceğinden eminiz dedi.
Gül daha sonra, Kraliçesi II. Elizabeth onuruna Çankaya Köşkünde akşam yemeği verdi. Yemekteki konuşmasına, Türk milleti adına, en içten dileklerimle sizlere Türkiyeye hoş geldiniz demek istiyorum sözleriyle başlayan Gül, Majestelerinin Türkiyeye bugün gerçekleştirdikleri bu ikinci devlet ziyareti, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki güçlü ilişkilerin harikulade bir göstergesi olup, stratejik ortaklığımızı daha da geliştirecek bir özellik taşımaktadır dedi.
KRALİÇE ELİZABETH: GÜZEL HATIRALARIMIZ VAR İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth de, konuşmasına Nazik sözleriniz ve bugünkü cömert karşılamanız için çok teşekkürler. Ben ve Prens Philip, 36 yıldan uzun bir süre önce yapmış olduğumuz ve güzel hatıralarını halen taşıdığımız son ziyaretimizin ardından tekrar Türkiyede olmaktan büyük bir memnuniyet duymaktayız sözleriyle başladı.
Türkiyeyi 1971 yılındaki ziyareti sırasında, Mustafa Kemal Atatürkün zengin ve köklü geleneklere sahip bu ülkeyi çağdaş, aydınlanmış ve demokratik bir devlet yapma yolunda göstermiş olduğu muazzam başarıya tanık olduğunu belirten Kraliçe Elizabeth, Bugünkü, kendine güvenen, dinamik demokrasi haline gelebilmek için Türkiyenin atmayı sürdüreceği büyük adımlar, o zamanlardan hayal bile edilemezdi. İçinde bulunduğumuz bu yeni yüzyılda, ülkelerimiz arasındaki bağların her zamankinden daha da güçlü olmasını kutlayabiliriz diye konuştu.
Kraliçe Elizabeth, bu ulusun bulunduğu coğrafyanın, tarih boyunca, sadece kendi halklarına ait tarihin büyük bir kısmını belirlemekle kalmadığını, aynı zamanda dünya üzerinde de güçlü bir etkiye sahip olduğunu söyledi.
Antik Truva gibi klasik medeniyetlere ve bilinen en eski insan yerleşimlerine ev sahipliği yapmanın da ötesinde, bu ülkenin, gerek İslamiyet, gerekse Hristiyanlık açısından da kilit bir konuma sahip olduğunu belirten Kraliçe Elizabeth, sözlerine şöyle devam etti:
En güçlü olduğu dönemde, başkenti İstanbul ile Osmanlı İmparatorluğunun sınırları, Viyananın kapılarından Kuzey Afrikaya kadar uzanıyordu. İki kıtaya yayılmış bu ülkenin stratejik konumu, bir çoklarını, aralarında geçtiğimiz günlerde Gelibolu Yarımadasında törenlerle anılan cephelerin de bulunduğu, Birinci Dünya Savaşının en kanlı çarpışmalarının içine sürüklemişti. Ve Atatürk, bu savaşın kalıntılarından, bu çağdaş ulusun atası olmakla kalmayıp, o çok ünlü beyanını yaparak, denizaşırı ülkelerden bu topraklara gelip, burada yaşamlarını yitirenlerin artık Türkiyenin birer evladı olduğunu ilan etmişti. İşte, o duyarlılık, Birleşik Krallıkın çok büyük bir değer atfettiği Türkiye ile ilişkilerinde bugün bile yankılanmaktadır.
TÜRKİYE EŞSİZ BİR KÖPRÜ Kendileri için Türkiyenin, her zaman olduğu gibi bugün de son derece önemli olduğunu ifade eden Kraliçe Elizabeth, Yurt içinde, AB üyelik olasılığı şimdiden ülke vatandaşlarının hayatını iyileştiren değişimlere ilham kaynağı olmayı başardı. Yurt dışında ise gerek AB için, gerekse tüm dünya için son derece kritik bir zamanda Türkiye, Doğu ile Batı arasında eşsiz bir köprü haline geldi diye konuştu.
Kraliçe Elizabeth, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğana hitaben, Medeniyetler İttifakı inisiyatifi aracılığıyla duyurdukları sesin bir ılımlılık ve uzlaşı çağrısı olduğunu kaydederek, Dünyanın en sorunlu bölgelerinden bazılarında, barışın teşviki, siyasi istikrar ve ekonomik kalkınma için kilit bir rol oynamaktasınız. Ve, Afganistanda ülkelerimiz, bu sıkıntılı ülkede yürütülen NATO görevinin ortaklarındandır dedi. Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki bu ortaklığın, ister enerji temininde güvenliğin sağlanması olsun, ister uyuşturucu veya insan kaçakçılığıyla mücadelede olsun, birçok farklı alanda ve şekilde kendisini gösterdiğini kaydeden Kraliçe Elizabeth, tüm bu nedenlerden ötürü, geçen yıl iki ülke başbakanlarının imzaladığı stratejik ortaklık anlaşmasından da anlaşılacağı üzere, Birleşik Krallıkın, Türkiye ile ilişkilerine azami önem atfettiğini belirtti.
Kraliçe Elizabeth, aralarındaki bağların normal vatandaşlara sağladığı faydaların da her geçen gün arttığını kaydederek, her iki ülkede de binlerce işin, iki ülke arasındaki ticarete dayandığını, Türkiyeye her yıl iki milyon Britanyalı turistin geldiğini, binlerce Britanyalının Türkiyeyi evi olarak benimsediğini ve okumak için Birleşik Krallıka gelen Türk öğrencilerin sayısının da her geçen gün memnuniyet verici bir şekilde arttığını bildirdi.
Kendisi ve eşi Prens Philipin, önümüzdeki günlerde bu işbirliğinin güzel yansımalarını göreceklerini ve unutulmaz olacağından emin olduğu bu ziyareti büyük bir heyecanla beklediklerini ifade eden Kraliçe Elizabeth, konuşmasını, Bu yüzden, büyük bir memnuniyetle, konuklarımızı ayağa kalkarak kadeh kaldırmaya davet ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı ve Halkına... sözleriyle noktaladı.
GÜL İLK KEZ FRAK GİYDİ Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile Kraliçe Elizabeth ile eşi Edinburg Dükü Prens Philip, yenilenmiş Atatürk portresinin altında konukları karşıladı.
Kraliçe Elizabeth, tacıyla birlikte, yeşil yapraklı kırmızı üzüm motifli beyaz bir elbise, beyaz eldivenler, gümüş rengi çanta ve aynı renk ayakkabıyla katılırken, eşi Prens Philipin de, 2. Dünya Savaşı sırasında donanmadaki hizmetinden dolayı kazandığı nişanların da olduğu madalyayı taktığı gözlendi.
Göreve başladığı gün bile takım elbise giyen Gül ise, bu kez Kraliçe için smokin giydi. Eşi Hayrunnisa Gül de, pembe ve gümüş renkli, tek parça elbise ve aynı renkteki ayakkabı ve çantasıyla yemeğe katıldı.
Gül, Kraliçe Elizabeth tarafından kendisine takdim edilen, İngilterenin en önemli nişanlarından biri olan Knight Grand Cross of the Order of the Bath (GCB) nişanını ceketine takarken, Kraliçe Elizabeth de elbisesine, Gül tarafından kendisine verilen devlet nişanını taktı.
Yemeğe, TBMM Başkanı Köksal Toptan ve eşi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ve eşi, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve eşi, Ankara Valisi Kemal Önal, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, yabancı misyon ve medya temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.
Yaklaşık 250 davetlinin katıldığı yemekte Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası ve Can Atilla konser verdi.
Mecliste giyilmeyen smokin bu yemekte
giyiliyor...Hem sonra AKP iktidarı
süresince bugüne kadar bu ülkeye
gelmiş bütün yabancı devlet adamları,
krallar,kraliçeler asla kara kaşımız
kara gözümüz için gelmemiştir..Nede
olsa Türkiye satılık vatan!!Stratejik
ortaklık (bağımlılık) anlaşmasını
okursanız nedemek istediğimi
anlarsınız.Dünyayı yönetmeye çalışan
emperyalizim devletleri haçlı
seferlerini atalarının bıraktığı
yerden devam ettiriyor..yakında Ruhban
okulu açılacak.%99 u müslüman bir ülke
hırıstiyan din adamı
yetiştirecek...Vakıflar yasası
meyvelerini veriyor...
Kutsan Göksavunç - Yurt Dışı
14 Mayıs 2008, Çarşamba 17:57
Önemli olan uygarlıkların barışması
(bizim anladığımız dille; medeniyetler
ittifakı): Duyduğuma göre, majesteleri
Türkiye gezisinden çok hoşnut kalmış ve
bundan böyle beyaz ırk diğer insanlara
kötü davranmayacakmış. Bizleri
sömürmeyeceklermiş, bizleri
örselemeyeceklermiş, bizleri ucuz iş
gücü olarak kullanmayacaklarmış, bizleri
manipüle etmeyeceklermiş, bizleri düşük
görmeyeceklermiş vb. ; yani çok
şanslıyız, bir taşla on beş-yirmi kuş
vurduk sanırım. Bence rahatlıkla
"dünyayı kurtardık" diyebiliriz...
musa temtem - İstanbul
14 Mayıs 2008, Çarşamba 15:17
bu bizim insanlara yaranılmaz eskiden
smokin giymiyo diye kızarlardı
modernliğin smokinle ne alakası varsa
şimdide smokin giydi diye kızıyorlar hem
ne alaka smokinle çağdaşlık. şimdi
peygamberimiz gerici irticacı yobazmı
sarık taktı diye oyle olması lazım bu
kafalara göre ozaman hz. muhammed geri
kafalı yobaz oluyor bu beyinli
beyinsizlere göre