Erdoğan’dan yol-kuyu benzetmesi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

Erdoğan’dan yol-kuyu benzetmesi

Başbakan Erdoğan grup toplantısındaki konuşmasında CHP’ye yüklendi. AB’nin verdiği mesajların yanlış yorumlandığını söyleyen Erdoğan, “Biz yol yapıyoruz, onlar kuyu kazıyorlar” benzetmesinde bulundu.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 15:17 TSİ 13 Mayıs 2008 Salı

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısındaki konuşmada CHP lideri Baykal’ı “Ara sıra iktidara geldiniz. Antalya’ya bir şeyler yapsaydın ya. Niye yapmadınız? Niye, bunlar laf üretir biz ise iş üretiriz. Türkiye’ye de bugüne kadar gerilimden başka, sonu gelmez tartışmalardan başka hiç bir şey getirmediler. Allah aşkına, tahribattan başka, krizden başka Türkiye’ye kazandırdıkları tek bir eser var mı? Böyle diyorum rahatsız oluyorlar. Yok, gösteremezler. Dikkat edin, biz yol yapıyoruz onlar kuyu kazıyorlar. Biz eser üretiyoruz onlar kriz üretiyorlar. Biz sorun çözdük, onlar sorun çıkardılar” sözleriyle eleştirdi.
Haberin devamı

Dünya ülkelerinin Türkiye’ye kayıtsız kalmalarının beklenemeyeceğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Herşeyden önce aynı dünyada yaşıyoruz. Atatürk’ün veciz ifadesiyle ‘Aynı apartmanda yaşayan komşular’ gibiyiz. Özellikle çağdaş dünyanın parçası ülkeler ve milletler olarak geliştirdiğimiz tarihi, insani, siyasi ve ekonomik ilişkiler, paylaştığımız demokratik değerler ve hedefler sebebiyle birbirimizden etkilenmeyeceğimizi düşünmek gerçekçi değildir. Öyle olsa aynı uluslararası kurum ve değerler etrafında buluşmamız en başından mümkün olamazdı. Niçin NATO’da birlikteyiz? Niçin şu anda AB sürecinde beraberiz? Niçin BM’nin içindeyiz? Nasıl olacak da siz kendinizi bunların dışında tutacaksınız? Niçin beyefendi siz, Sosyalist Enternasyonalin içindesiniz? Neden oralara girdiniz? Bu gerçeği reddetmek, bütün modernleşme ve çağdaşlaşma tarihimizi inkar etmek demektir. Önemli olan, dünyadan gelen değerlendirmeler işimize gelmediği, hoşumuza gitmediği zaman bunlar ilk kez oluyormuş gibi tepkiler vermek yerine, kendimizi ve Türkiye’yi doğru anlatmaya çalışmaktır.”

KRİZ SİYASETİ DEŞİFRE OLDU
Başbakan Erdoğan, “Herkes bize ters istikamete gittiğimizi söylüyorsa, ‘Bu işte bir yanlışlık var’ diye düşünmek icap etmez mi? Ama bazı siyasilerimiz, onun yerine, kendileri dışında dünyadaki herkesi ters istikamette gitmekle suçlamayı tercih ediyor” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, bazı siyasilerin bugüne kadar içinde yer alınmasını savundukları Batı kurumlarından gelen değerlendirmelerden rahatsız olmasının asıl sebebinin, “Geçmişte dünyadan uzak, dünyaya kapalı, kendi içine dönük bir Türkiye vasatında rahatça yürüttükleri kriz siyasetinin deşifre olması” olduğunu söyledi.

Bu siyasetçilerin demokratik olmayan yaklaşımlarının su yüzüne çıktığını savunan Erdoğan, “Siz, hem AB’ye katılım müzakereleri yürütecek, uyum çalışmaları yapacaksınız, hem de gelen değerlendirmeleri, ‘Siz kendi işinize bakın’ diyerek karşılayacaksınız. Böyle bir çarpıklık olabilir mi?” diye konuştu.

KONAK’I GÖRÜRLER, KADİFEKALE’Yİ GÖRMEZLER
Başbakan Erdoğan, muhalefete yönelik olarak şu ifadeleri kullandı:

“Sizin bu muhalefet tarzınız, demokrasi anlayışınız, siyaset şekliniz Avrupa’da kendisine yer bulamayacağı gibi, çağdaş dünyada karşılık bulamaz. Artık bu durumu görmeniz lazım. Siz bu siyaset tarzıyla, demokrasi anlayışıyla AB’ye de üye olamazsınız, Avrupa standartlarına uyum sağlayamazsınız ve çağdışı olarak yola devam edersiniz, durumunuz budur. Türkiye eğer AB’ye üye olacaksa, önce bu demode olmuş muhalefet anlayışını gözden geçirmelidir. İşte eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette attığımız adımlar, enerjide, şehirlerin yeniden tasarımlarla ayağa kaldırılmasında ve ülkemizdeki yeni tarım politikalarıyla
geliştirdiğimiz adımlarda bizler, çağdaş standartları yakalamanın mücadelesini verdik ve bunu devam ettiriyoruz. Sivas’ın ötesine geçemeyenler, Batı’daki yatırımları hiçbir zaman kalkıp da Doğu’ya, Güneydoğu’ya, Karadeniz’e, Orta Anadolu’ya taşıyamayan bu zihniyetlerin çağdaşlığı konuşmaları mümkün mü? Soruyorum size. Mümkün değil. Bunlara, ‘Türkiye nedir?’ diye sorduğunuz zaman, ‘Ankara’nın Kızılay’ı, Çankaya’sı’ derler. Bunlara ‘Türkiye nedir?’ diye sorduğun zaman ‘İstanbul’un Kadıköy’ü, Beyoğlu’su, İzmir’in Konak’ı’ derler. Ama Kadifekale’yi görmezler. Kadifekale’ye baktığın zaman orada bir ilkelliği görürsün. Ama şimdi AK Parti orada da kentsel tasarımla, Kadifekale’yi de abat etti, ihya etti. Orayı da değiştiriyor. Neyle, toplu konutla... Ama göremezler, gözleri var ama görmüyor, kulağı var ama duymuyor. Yarın bunu yazsın medya. Televizyonlar da yine söylesin. Bunlar çünkü hakikati söyleyemezler, gerçekleri konuşamazlar. Niçin, işlerine gelmez de onun için...”

BAYKAL PATİNAJ YAPMAYA DEVAM ETSİN
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama bakıyorsun muhalefetin lideri ne diyor; ‘Biz 30 yıl önce neysek, bugün de oyuz’ Eh, güzel... O zaman sen, aynı yerde patinaj yapmaya devam et. Aynı yerde patinaja devam et. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da benim milletim sana iktidar yolunu açmayacaktır. Ee, ne yapacaksın? Kendi partinde bile iktidar olamazsın. Nasıl olacaksın, işte yüzde 20 baraj koyacaksın öyle olacaksın. Türkiye’de de yüzde 10 barajını eleştireceksin. Mesele şu; gönüllerde iktidar olabilmektir. Eğer insanınızın gönlüne girebiliyorsanız, orada iktidarı oluşturabiliyorsanız, benim milletim vefakardır, cefakardır seni de gelir iktidara taşır. Çalış, dürüst ol, muhabbet sahibi ol, bak bu millet seni de iktidar yapar. O zaman senin de olur.”

AB’NİN LAİKLİK KARŞITI OLDUĞUNU SÖYLEMEK HEZEYAN
Son günlerde özellikle AB’ye yapılan itirazın, Türkiye’nin haysiyetini itibarını korumaya dönük bir itiraz olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu itiraz, laikliği korumaya dönük bir itiraz da değildir. Çünkü, AB’nin laiklik karşıtı olduğunu söylemek, akla ziyan bir hezeyandır. AB, zaten demokratik laik değerlerin kurumsallaşması demektir. Biz bu değerleri savunduğumuz için Cumhuriyetimizin temel yönelişi olarak AB’ye tam üyelik yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. ‘Türkiye’nin ait olduğu değerler dünyası burasıdır’ diyoruz. Dolayısıyla açıktır ki buradaki itiraz, kendini yenileyememiş bir parti siyasetinin düştüğü çelişkileri örtbas etmeye yöneliktir. Başka bir şey değil.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

sibel  - Samsun
14 Mayıs 2008, Çarşamba 11:56  
Herkes kendi işine baksın. Erdoğan, birşeyler yaptığını iddia ediyor ama, sanki kendi cebinden yapıyor. Bakalım "yaptık" dediklerinizin altından neler neler çıkacak.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları