Türkiyenin IMF ile 10 milyar dolarlık anlaşmasının sona ermesine yatırımcıların tepki vermemesi hükümete, IMF olmadan da yoluna devam edebileceğinin bir işaretini verebilir.
WASHINGTON - Türkiye, 2001 yılından meydana gelen ekonomik krizin ardından, yüksek enflasyon ve düşük ekonomik büyüme döneminden çıktı ve AB ile üyelik müzakerelerine başladı. Ancak Türkiye ekonomisinin toparlanmasında, beş yıldır devam eden global ekonomik büyüme ve aynı zamanda gelişmiş makroekonomik stratejinin de desteği olmuş olabilir.
IMFin üç yıllık programı sona ererken; gelişmiş ülkelerde zayıflayan ekonomik büyüme ve yükselen enerji ve gıda fiyatları, Türkiyenin ürünlerine karşı dışarıdan gelen talebin azalması ve enflasyonun yeniden yükselmesi tehlikesini doğruyor.
Global kredi koşullarının sıkı olması da, yatırım ve büyümesini finanse etmek için dış finansmana büyük ölçüde bağlı olan Türkiye için ayrıca olumsuz bir durum yaratıyor.
Tahvil piyasaları IMF programının sona ermesi nedeniyle telaşa kapılmadı ve yatırımcıların güveninin bir ölçütü olan Türkiyenin beş yıllık CDS spreadleri 250 baz puan seviyesinde değişmedi. Türkiyenin kredi spreadleri son 10 günde genişleyerek 231 baz puandan 250 baz puana yükseldi ancak bu seviye 30 Marttaki 2.5 yılın en yüksek seviyesi olan 297 baz puanın oldukça altında.
PİYASANIN ÜZERİNDEKİ SEYİR SONA MI ERİYOR? IMFin Türkiye masası şefi Lorenzo Giorgianniye göre programın başında belirlenen ekonomik hedefler bağlamında ele alındığında Türkiyenin IMF programı başarılıydı. Giorgianni, Makroekonomik hedefler bağlamında, program başarılıydı dedi.
Büyüme oranlarının ortalama yüzde 6-7 arasında olduğunu ve rezervlerin öngörülenin yaklaşık iki katına ulaştığını söyleyen Giorgianni, Makroekonomik göstergelere bakarsanız, kesinlikle belirli bir yüksek performans var dedi. Giorgianni aynı zamanda, Tabii ki, şu an bulunduğumuz yere bakarsanız, ekonomi iyi bir koşudan çıktı ve yorgunluk sinyalleri var. Bu tamamen Türkiyenin global kredi koşullarındaki sıkılaşmadan, artan gıda ve enerji fiyatlarından kaynaklanan sert rüzgarlara maruz kalmasından ve aynı zamanda ülke içinde siyasi olaylardan etkilenmesinden dolayı diye konuştu.
IMF sanayileşmiş ülkelerde grup olarak ekonomik büyümedeki her yüzde 1lik düşüşün, Türkiyede bir-iki yıllık süreç içinde kümülatif olarak yüzde 0.8 düşüşe neden olacağını tahmin ediyor. Ancak bu etkiler, diğer gelişmekte olan piyasalardaki ekonomik büyümenin güçlü olmasıyla hafifleyebilir.
Türkiyede enflasyon yeniden yükselmeye başladı. IMF programıyla yüzde 7 civarında 30 yılın en düşük seviyelerine gerileyen enflasyon yeniden yüzde 9.5i geçen seviyelere yükseldi.
ENFLASYON KREDİBİLİTE SORUNU YARATIYOR Giorgianni, Sonunda enflasyon hükümet tarafından belirlenen yüzde 4 seviyesinin oldukça üstüne çıkıyor ve böylece, politika yapıcıları için kredibilite sorunu yaratıyor, bununla ilgilenilmesi gerekiyor dedi.
Giorgianni aynı zamanda Merkez Bankasının, yüksek gıda ve enerji maliyetlerinin birincil etkilerini uzaklaştırmak için enflasyonun hedefinin üzerine çıkmasına izin veren ancak daha sonra, beklentileri sabit tutmak için para politikasını sıkılaştıran bir strateji izleyebileceğini belirtti.