3. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşmada herkese eşitlik konuşulacak. Anayasa herkes için eşitlik öngörürken, eşcinseller neden dışarda tutuluyor? Türkler neden eşcinsel damgası yemekten korkuyor?
ANKARA - 3. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşması dün başladı. Toplantının bu yılki ana teması İnsan Hakları ve Ayrımcılık. Lezbiyen, gey, transseksüel, biseksüel (LGBT) bireylere yönelik ayrımcılık, Türkiyede eşcinsel olmak, AB sürecinde insan hakları, milliyetçilik, nefret salgını, homofobi ve anayasa sürecinde eşitlik konularının ele alınacağı toplantıların katılımcı kadrosu da zengin. Avrupa Komisyonundan Avrupalı parlamenterlere, Human Rights Watchdan BM İnsan Hakları Konseyine, ODTÜ, Hacettepe ve Ankara üniversiteleri öğrenci ve akademisyenlerine, Türk ve yabancı gazeteci ve yazarlara önemli isimlerin tartışmacı olarak katılacağı toplantılar gelecek pazartesi sona erecek.
3. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma, lezbiyen, gey, biseksüel, transeksüellere yönelik ayrımcılığın tartışılması ve paylaşılması amacı taşıyor.
1 hafta süresince konuşmaların yanı sıra film ve tiyatro gösterileri, sergi ve atölye etkinlikleri de düzenlenecek. Toplantılar, Hacettepe Beytepe kampüsü, AÜ Cebeci kampüsü, ODTÜ ve Ekin Sanat Merkezinde yapılıyor.
ANAYASA EŞCİNSEL HAKLARINI TANIMIYOR KAOS GL Derneğinden Ali Erol, buluşmaya ilişkin NTVMSNBCnin sorularını yanıtladı. Toplantıda sivil anayasa sürecinde eşcinsellerin talepleri konusunda konuşacak olan Erol, sivil anayasa hazırlığı çerçevesinde, en azından ayrımcılık başlıklı maddeye cinsiyet kimliği ayrımcılığının girmesini istediklerini belirterek, şunları söyledi:
Sivil anayasa tartışma sürecinde herkesin ortak noktaya vardığı başlık herkes için eşitlik ve ayrımcılığa karşı olmaktı. Fakat somut cümleler kurulmaya başladığında herkes kelimesi her kesimi kasdetmiyor. Ayrımcılığa karşı olmak; aslında hangi ayrımcılığa karşı olmak. Sivil anayasa çerçevesinde bu maddenin ne olduğu kesin değil. Maalesef bu anayasa sürecinde eşcinsellerin taleplerini duymazdan geldiler. Anayasada eşitlik kavramı toplumu bir görmeye çalışıyor, fakat bir kesimi dışarıda bırakıyor. Anayasa Komisyonu Başkanının da eşcinsel haklarını kapsamayacağını söylemesi, sivil anayasa tartışmasının samimiyetinde bir talihsizlik olarak değerlendiriliyor. Oysa isteğimiz özel bir talep değil, biz sadece eşitlik istiyoruz. Oturumlarda da KAOS GL Derneği bu süreci aktaracak.
TÜRKLER EŞCİNSEL DAMGASINDAN KORKUYOR Tüm dünyada haklarını en son kazanan kesim, eşcinseller. Bu yüzden bu mücadeleye devam etmemiz gerekiyor. Eşcinselliğin sanki bir hastalıkmış ve suçmuş gibi adlandırılması tüm dünyayı ilgilendiren bir konu. Bu buluşmada sadece sorunlarımızı tartışmayacağız, aynı zamanda toplumun diğer kesimlerine açarak paylaşmak istiyoruz. Bu çok zor bir süreç aslında, yurtdışından parlementerler katılıyor, ne yazık ki TBMMden bir milletvekili veya bir parti üyesi bile katılmıyor. Türkiyede homofobi azalsa bile kaygıları azalmıyor ve bunları aşmamız gerekiyor. Etkinliklere gitmek isteyen bazı kişiler bile, damgalanma kaygısı ve korkusundan gitmiyor.
Türklük ve müslümanlıkla eşcinselliği
bağdaştıramayan kafalara küçük bi not,
Kurtuluş savaşında, balkanlarda,halen
sürmekte olan güneydoğudaki savaşta,
hiç eşcinsel yokmu acaba.! vergilerini
veriyorlar askeliklerini yapıyorlar,
savaşıyorlar ölüyorlar, billim adamı
olup icatlar yapıyorlar, daha neden
bahsediyorsunuz, eşitlikse herkes için
eşitlik, bir ülkede eşcinseller ne
kadar özgürse o ülkedeki diger
bireyler o kadar özgürdür. Bi daha
düşünün, doğada eşcinsellik var
bilmeyen cahil cühela takımına
duyurulur
ilhan karaca - İstanbul
21 Mayıs 2008, Çarşamba 18:55
Ankaradan AZRA İstanbuldan DENİZ, bu
kızlarımız kimi doktor olmuş kimi
olmak üzere, ve yorum yazan diğer
doktorlara.. İnanın boşuna dirsek
çürütmüşsünüz tıp fakültelerinde ,
eşcinsellik hastalık, sapıklık, yada
hiv virüsünün başlıca yayılma
sebebleri gibi görmeniz çok ama çoook
acı, biride bit örnegini vermiş,
yıllarca zeki müren bülent ersoy
izlediniz dinlediniz tv lerden
radyolardan , o halde toplumun büyük
bi kısmı bit misali eşcinsel travesti
olması gerekirdi. Cehaleti maalesef
eğitim sistemimiz gidermiyor, baki
kalan sadece gözlerinizde at
gözlükleri..
Muhammed İKBAL - Bursa
18 Mayıs 2008, Pazar 17:55
Okumadan aydınlanılmaz. Bakın tıp
literatürü ne diyor:
1973 yılında Amerikan Psikiyatri Kurumu
eşcinselliği, "Akıl Hastalıkları Teşhis
ve İstatistikleri Klavuzu"ndan
çıkarmıştır. 1 Ocak 1993 tarihinde Dünya
Sağlık Örgütü (WHO) eşcinselliği
"Uluslararası Hastalıklar
Sınıflandırması"ndan çıkarmıştır. ICD-10
maddesi "cinsel yönelim, tek başına, bir
rahatsızlık/hastalık olarak kabul
edilemez" şeklindedir. [3][4]
Eşcinselleri "onarma" girişimleri
günümüzde psikolojik üniformaya bürünmüş
sosyal bir ön yargı olarak kabul
edilmektedir. (wikipedia)