Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine (TOBB) bağlı, Ankarada hizmet veren Odalar Olağan Müşterek Toplantısı Ankara Ticaret Odasının (ATO) ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Ankara Ticaret Borsası, Beypazarı Ticaret Odası, Çubuk Ticaret Borsası, Haymana Ticaret Odası, Haymana Ticaret Borsası, Polatlı Ticaret Odası, Polatlı Ticaret Borsası ve Şereflikoçhisar Ticaret Odasının başkan ve yöneticileri katıldı.
Toplantının sonunda Odalar Müşterek Toplantısı Ortak Bildirisi yayımlandı. ATO Başkanı Sinan Aygünün okuduğu bildiride, ekonomide kriz sonrası yaşanan toparlanma sürecinin sonuna gelindiği ve yeniden bir bozulma sürecinin başladığının izlendiği kaydedildi.
AÇLIK TEHLİKESİ RİSKİ ARTIYOR
Bildiride, şu görüşlere yer verildi: Dünya ekonomisi, ABDde başlayan ve diğer ülkelere de sıçrayan bir kriz sürecinin içerisine girdi. Krizin dip noktasının neresi olduğu ve nerede duracağı henüz bilinmiyor. Böyle bir ortamda Türkiye ekonomisi, düşen büyüme hızı, yükselen cari işlemler açığı, yükselen enflasyon ve yükselen işsizlik gibi sorunlar tarafından kuşatılmış durumda bulunmakta.
Enflasyonla mücadele konusunda hükümet ile Merkez Bankası arasında, bir anlayış birliği olmadığını gösteren işaretler bizleri kaygılandırmakta. Son aylarda temel gıda maddelerinin fiyatlarında, resmi enflasyon oranının beş-on katına ulaşan artışlar, bir yandan enflasyonu azdırırken bir yandan da yoksullaşmayı hızlandırıp, yoksul halkın açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalma riskini artırıyor.
FAY HATTI CARİ İŞLEMLER AÇIĞI
Türkiye ekonomisinin fay hattı olarak değerlendirilen cari işlemler açığının, son üç yıldır kritik sınır olan GSYİHnin yüzde 4ünün üzerinde seyrettiği, milli gelir büyüme hızının yavaşlamasına rağmen, cari işlemler açığının hızla büyümeye devam etmesinin sürdürülebilir bir durum olmadığı ifade edilen bildiride, cari işlemler açığındaki büyümede, enerji fiyatlarının önemli bir etkisi bulunsa da tarım üretimindeki azalma, ara malı ithalatına olan bağımlılığın giderek artması, ihracatın katma değerinin giderek azalması ve tüketim malı ithalatındaki artışların gözardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekildi.
MALİ DİSİPLİNDE OLASI GEVŞEME VURGUSU
Hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Mali Çerçevenin, enflasyon ve cari işlemler açığının büyüme eğiliminde olduğu bir dönemde, mali disiplinde önemli bir gevşemenin gündeme geleceğine işaret ettiği ifade edilen bildiride, Merkez Bankası enflasyonu düşürmek için sıkı para politikası uygulama kararı alırken, Hükümetin mali disiplini bozacak adımlar atmaya hazırlanmasının, yangına benzin dökmek anlamına geleceği vurgulandı.
Böyle bir gelişmenin, kamu borçlarını gelecekte yeniden içinden çıkılmaz hale getireceği anlatılan bildiride, ayrıca kamu mali disiplininde yaşanabilecek bozulmanın, cari işlemler açığını daha da artıracağından kuşku duyulmaması gerektiği kaydedildi.
ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİLİYOR
Türkiyenin ekonomik, siyasi ve toplumsal olarak zor bir dönemden geçtiği, böyle bir dönemde ülkeyi siyasi ve toplumsal kutuplara bölecek söylem ve uygulamalardan kaçınmanın, başta politikacılar olmak üzere herkesin görevi olduğu hatırlatılan bildiride, bu anlayışın hayata geçirilmesinin toplumsal barışı korumanın yanı sıra ekonomideki kırılganlıkların azaltılması açısından elzem olduğu kaydedildi.
Bildiride, şöyle denildi: Bu yıl 50 milyar doları bulması beklenen cari işlemler açığı yeni bir depreme yol açarsa, enkazın altında yüksek dış borçlanma nedeniyle önemli bir kur riski bulunan reel sektör firmaları kalabilir. Şirketler kesiminin dış borç ödemelerinde bir sorunla karşılaşmasının hem bankacılık sektörünü hem de kamuyu olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olduğu dikkatlerden uzak tutulmamalı.
Düşük döviz kuru ithal tüketim mallarına yönelik olarak yapay bir talep yaratırken, geliri reel olarak artmayan Türk halkı, bu tüketim harcamalarını giderek bankalara daha çok borçlanarak gerçekleştirmekte. Bankaların da tüketime özendirdiği Türk halkı, bugün gelirinin yüzde 30una yaklaşan bir borç yüküyle karşı karşıya bulunmakta. Borç yükünün en önemli nedenlerinden biri de, bankaların kredi kartlarına uyguladıkları fahiş denilebilecek yükseklikteki faiz oranları.
YÜZDE 20Yİ AŞAN İŞSİZLİK
Yüzde 11.3 olarak açıklanmasına karşın, ülkenin, umudu kırıklarla birlikte yüzde 20yi aşan işsizlik sorunuyla karşı karşıya bulunduğuna da işaret edilen bildiride, Ekonomideki olumsuz gidişin en önemli göstergesi olarak kabul ettiğimiz işsizlik sorunun çözümü için, atılacak tüm adımları destekleme kararlılığındayız. Bu nedenle, TBMMde bulunan İstihdam Paketi kapsamında, istihdam üzerindeki ağır kamusal yükleri azaltmaya ve istihdamı teşvik etmeye yönelik düzenlemelerin bir an önce uygulamaya konulmasını bekliyoruz denildi.