Malatya sanığı Günaydın ilk kez konuştu
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Malatya sanığı Günaydın ilk kez konuştu

Malatya’da 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasında Emre Günaydın ilk kez mahkemeye ifade verdi. Günaydın ifadesinde, emniyet ve savcılığa verdiği ifadeleri reddederek “Ben kimseyi bağlayıp bıçaklamadım” dedi.

Tutuklu sanıklar, Malatya adliyesine yoğun güvenlik önlemleri altında getirildi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:47 TSİ 13 Mayıs 2008 Salı

MALATYA - Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, tutuklu sanıklar Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Cuma Özdemir, Hamit Çeker ile tutuksuz sanıklar Mehmet Gökçe ve Kürşat Kocadağ hazır bulundu.
Haberin devamı

Duruşmanın ilk bölümünde dinlenen sanık Salih Gürler, olaylardan dolayı Emre Günaydın’ı suçladı ve onun, misyonerleri vatan bölenler ve PKK ile çalışanlar olarak nitelediğini anlattı.

Günaydın’ın dayılarının mafya olduğunu da iddia eden Gürler, kaldıkları İhlas yurdunda akşam namazı için mescitte yoklama alındığını, namaz sonrası yapılan sohbete katılmak zorunda olduklarını da belirtti.

Suçlamaların odağındaki sanık Emre Günaydın’sa duruşmanın ikinci bölümünde ilk kez ifade verdi. Yazılı ifade hazırlayan Günaydın’dan Mahkeme başkanı, ifadesini okumasını istedi. Travma geçirdiğini ve hiçbir şeyi hatırlamadığını savunan Emre Günaydın, şunları söyledi:

“Olayla ilgili detay hatırlamıyorum. Ayrıca doktorların benim için ’6 aydan önce iyileşemez’ demelerine rağmen 25 gün sonra ifadem alındı. Sık sık yönlendirmeler yapıldı. Unuttuğum yerlerde diğer sanıkların ifadeleri okunarak yönlendirme yapıldı. Bu yüzden bu ifadelerim doğru değil, verdiğim ifadeleri hatırlamıyorum ve reddediyorum.”

İNTERNETTEN OZAN İSMİNDE BİRİYLE TANIŞTIM
Ülkü ocaklarına bağlı olmadığını ve hiç üye olmadığını belirten Günaydın, şöyle dedi:

“Misyonerlikle ilgili bilgiler araştırmaya başlamıştım. Bir ulusal televizyon kanalında misyonerlerle ilgili haber görmüştüm. Bunun üzerine internetten misyonerlik faaliyetleriyle ilgili bilgi aldım. İnternet siteleri aracılığıyla ‘Ozan’ adında biriyle tanıştım. Kendisine ‘Malatya’da kilise var mı?’ diye sorduğumda beni yönlendireceğini söyledi. Kendisine telefonumu vermiştim. Daha sonra telefonuma mesaj geldi. Mesajda ‘Merhaba Emre ben Necati. Bizim yerimiz Zirve Yayınevi’ ifadeleri ve adresi yazılıydı. Daha sonra Necati ile yaptığım görüşmelerde sürekli İslamiyeti kötülüyor, Hristiyanlığı övüyordu. Peygamberimizi küçük düşürücü ifadelerde bulunuyordu. İlerleyen zamanlarda daha fazla bilgi vereceğini söylüyordu. Olayda kesinlikle hazırlık ve örgüt söz konusu değil. Tamamen arkadaşlarımızla yaptığımız bilgi paylaşımları sonucu böyle bir karar aldık. Kesinlikle niyetimiz kimseyi öldürmek değildi. Yanımızda götürdüğümüz bıçaklar da kendimizi korumak içindi. Eğer niyetimiz öldürmek olsaydı, yanımızda gerçek silah da götürebilirdik. Tek amacımız bilgi almak ve bu bilgileri basına vermekti.”

OLAYI ANLATTI
Olayın nasıl meydana geldiğini anlatan Emre Günaydın, şunları söyledi:

“Olay yerine gittiğimiz gün içeriye girdim. Daha sonra dışarıdaki arkadaşlarımdan birine mesaj attım. Onlar da geldi. Daha sonra Necati ile sohbet ettik. Bir anda küfürleşmeler başladı ve ortam gerildi. Olayla ilgili hatırladığım şey Cuma ve Hamit, 3 kişiyi yere yatırıp bağladı. Hatta şunu da hatırlıyorum Cuma, Uğur’u domuz bağıyla bağladı. Sonra Salih, Cuma ve Hamit’i, bıçaklarken gördüm. Ben o arada lavaboya gidip yüzümü yıkadım. Daha sonra polisin geldiğini duyduk. Aşağıya inmeye çalışırken düştüm ve gözümü hastanede açtım. Amacım kimseyi öldürmek veya zarar vermek değildi. Böyle bir olayın içine girdiğim için
üzgünüm.”

Mahkeme başkanının “Hristiyanlığı araştırmaya neden karar verdiği ve ne zaman araştırmaya başladığı” yönündeki sorusuna Günaydın, “Tamamen merak ettiğim için” yanıtını verdi.

BABAN, PARAYI NEDEN BANKA HESABINA YATIRIYOR?
Ailesinin maddi durumu sorulan Emre Günaydın, babasının maddi durumunun ailesini geçindirecek kadar olduğunu söyledi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Sana her ay ne kadar harçlık veriyordu?” diye sordu. Günaydın, “Her ay 150 YTL” cevabını verdi.

Mahkeme başkanının “Aynı kentte ve aynı evde yaşamanıza rağmen baban parayı neden banka hesabına yatırıyordu, bu para başka yerden mi yatıyordu?” soruyu ise Emre Günaydın, “Babama paranın nereden geldiğini tam olarak bilmiyorum. Ama bankaya yatırma nedeni idareli para harcamam içindi” diye yanıtladı.

Mahkeme başkanı, bunun üzerine, “Yurda neden gittin, evin vardı?” sorusunu yöneltti. Emre Günaydın, “Orada ağabeyler vardı ders çalıştıracak. Bu nedenle yurda kayıt yaptırdım” diye konuştu.

Emre Günaydın, yurtta ne tür sohbetlerin yapıldığının sorulması üzerine, “Yurtta dini sohbetlerin yapıldığına şahit olmadım. Ancak dini konularda sorduğumuz sorulara yanıt bulabiliyorduk” dedi.

OLAYIN ARKASINDA KİMLER VAR?
“Ankesörlü telefonlardan kendisinin çok sayıda arandığını, bu aramaların kimlerden geldiği” sorusunu yanıtlayan Günaydın, “Kullandığım telefonun kampanyası vardı. Arandıkça kontör kazanıyordum. Bu nedenle arkadaşlarıma aratıyordum” diye konuştu.

Malatya İl Genel Meclisi üyesi Ruhi Polat’ı tanıyıp tanımadığı da sorulan Emre Günaydın, “Ruhi ağabeyle bir kez görüştük. O da beni dershaneye yazdırmıştı. Ama Burcu adındaki kızıyla sürekli görüşüyordum” yanıtını verdi.

Mahkeme başkanı, Etkin Pişmanlık Yasası’nı yüzüne karşı okuyarak yararlanmak isteyip istemediğini, örgütün gerisinde kimlerin olduğu ve örgüt hakkında bilgi vermesi halinde cezasında indirime gidilebileceğini söyledi.

Bunun üzerine Günaydın, “Arka yüzde herhangi bir kimse yok. Ben şimdi kimin günahını alayım?” dedi.

SUSMA HAKKINI KULLANIYORUM
Duruşmada verilen aranın ardından sanık Emre Günaydın, hiç kimseyi öldürmediğini savunurken, çapraz sorguya geçildiği sırada mahkeme heyeti dışında hiçbir kişinin sorularına yanıt vermeyeceğini söyledi.

SANIK AVUKATTAN MAKTULÜN ANNESİNE: KES SESİNİ
Talepler alındığı sırada, sanık Emre Günaydın’ın avukatı Niyazi Tokmak, sanıkların tamamının sorgularının yapıldığını hatırlatarak, “Cezaevinde müvekkilim dahil tüm sanıklar tek koğuşlarda tutuluyor. 24 saat kamera kaydı alınan koğuşlarda sürekli lamba yanıyor. Tüm sanıkların sorgularının yapıldığı da dikkate alınarak sanıklar üzerindeki bu yasağın kaldırılmasını talep ediyorum” diye konuştu.

Duruşma salonunda bulunan maktul Uğur Yüksel’in annesinin, “İnsanları öldürmek çok mu insaniydi” demesi üzerine avukat Tokmak, “Kes sesini, benimle tartışma, sus” diye karşılık verdi.

DURUŞMA 9 HAZİRAN’A ERTELENDİ
Sanık ve müdahil avukatlarının isteklerini dinleyen mahkeme heyeti, duruşmayı 9 Haziran’a erteledi.

Olayla ilgili ek iddianame hazırlandığını belirten mahkeme heyeti, savcılık tarafından hazırlanan bu iddianamenin mahkemece kabul edilmesi durumunda dosyaların birleştirileceğini kaydetti.

AVUKAT DOĞAN: GLADYO ORTAYA ÇIKARILAMIYOR
Müdahil avukatlardan Erkan Doğan, duruşma sonrası adliye önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, amaçlarının olayın perde arkasındaki kişilerin ortaya çıkmasını sağlamak olduğunu ifade ederek, soruşturma süresince birçok eksiklik bulunduğunu öne sürdü.

Doğan, “Türkiye’de bir gladyo var ve bu gladyo bir türlü ortaya çıkarılamıyor. Hrant Dink cinayetinde de bu böyle, Malatya’da da böyle. Amacımız, olayın perde arkasındaki isimlerin ortaya çıkmasıdır. Olayı azmettiren, neden olan veya yardım eden kim varsa ortaya çıkarılmasından yanayız. Umudumuz olayın çözülmesidir” diye konuştu.

Davada, beşi tutuklu yedi sanık için, 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 24 buçuk yıla kadar hapis cezası isteniyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ser bey  - Ankara
12 Mayıs 2008, Pazartesi 23:55  
yine konuyu kapatacaklar.bu çoçuklar bunu kendileri planlamıs ve yapı olamazlar.arkalarında başka güçler var.yönlendirenler var.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları