80 yaşında yaşamını yitiren Leyla Gencer için bugün Milanoda görkemli bir cenaze töreniyle ebediyete uğurlandı. İtalyan onu, Elveda diva sözleriyle uğurladı. Vasiyeti gereği cenazesi yakılacak olan Gencerin külleri, Boğazın sularına bırakılacak.
İSTANBUL - MİLANO - 10 Mayısta, Milanodaki evinde solunum ve kalp yetmezliğinden vefat eden 20. Yüzyılın Son Divası Leyla Gencer son yolculuğuna uğurlanıyor.
La Scala Operası yakınlarındaki tarihi San Babila Kilisesi, bugün Opera sahnelerinde La Diva Turca olarak alkışlanan ünlü soprano Leyla Gencerin yakınları, dostları, sevenleri ve öğrencilerinin akınına uğradı.
Sanatçının vasiyeti üzerine Milano Lambrate Mezarlığındaki krematoryuma götürülen naaşın yakılma işlemi Çarşamba günü yapılacak. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Genel Müdürü Görgün Taner tarafından teslim alınacak küller, sanatçının vasiyeti doğrultusunda İstanbula getirilerek Cuma günü tören eşliğinde Ortaköyden boğaz sularına bırakılacak.
Gencerin yeğeni İbrahim Çeyrekin de eşi Neslihan Çeyrek ve annesi Aynur Çeyrek ile birlikte hazır bulunduğu cenaze ayininde San Babila Kilisesi, İtalyadan ve Türkiyeden gelen tanınmış simalarla doldu. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Genel Müdürü Görgün Taner ve Genel Müdür Yardımcısı Ömür Bozkurt, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü Suat Arıkan ve Borusan Kültür Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenlinin yanı sıra Türkiyenin Milano Konsolosu Nihal Çevik de Genceri uğurlamak için ayine katılan kişiler arasında yer aldı.
Ayine, Genceri 1957de verdiği ilk konserden sonra bağrına basan ünlü La Scala Operası yetkilileri, La Scala Akademisi çalışanları ve sanatçının öğrencileri de katıldı. İtalyada siyasi yolsuzluklara karşı yürütülen Temiz Eller soruşturmasının baş isimlerinden biri olan eski savcı Francesco Saverio Borrelli, Gencerin yakın dostlarından Kontes Mocenigo, sanatçının biyografisini de kaleme alan Franca Cella ve gazeteci-yazar Zeynep Oralin de katıldıkları cenaze ayini sırasında, katılımcıların pek çoğu göz yaşlarını tutamadı.
Ayin bitiminde Gencerin naaşının yerleştirildiği, güllerle bezenmiş tabut, sanatçının 1957de seslendirdiği bir arya kaydının dinletilmesi eşliğinde alkışlarla uğurlandı. Verdinin La Forza del Destino operasından La Vergine degli Angeli aryası Gencerin 1957deki yorumuyla yeniden dinlendiği an, törende duygu yoğunluğunun zirveye ulaştığı an oldu.
HEM KATOLİK HEM MÜSLÜMAN DUALARIYLA UĞURLANDI Gencer için Milanoda düzenlenen uğurlamada, resmi törene San Babila Kilisesinde Katoliklik inancı doğrultusunda düzenlenen ayin damgasını vururken, sanatçının aile bireylerinin İslam inancı doğrultusunda dua merasimi düzenlemeleri de dikkati çekti.
Leyla Gencerin Milanoda Majno Caddesindeki evinde, tabutun kiliseye taşınmasından önce bir imam tarafından aile bireylerinin katılımıyla dua merasimi yapıldığı öğrenildi. Sanatçının naaşı, San Babila Kilisesinden Lambrate Mezarlığındaki krematoryuma teslim edilmeden önce, İslami usullere göre cenaze namazı da kılındı. Gencerin cenaze namazı, cenaze arabasının mezarlık girişi önünde mola verdiği sırada, sanatçının akrabalarının da katılımıyla Milanoda görev yapan Kemal Gül adlı bir Türk imam tarafından kıldırıldı.
DEVLET OPERA VE BALESİ ONU ANDI Törene eş zamanlı olarak Devlet Opera ve Balesinde de bir tören yapıldı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Yardımcısı Şenol Tiryaki, Gencerin 80 yıllık ömrünü onuru ve yaratıcılığıyla sürdürdüğünü söyledi.
Eski Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Remzi Buharalı, Güzel yıldız aramızdan kaydı. Gündüz gökyüzünde yıldızlar görünmez ama o gündüz vakti bile yansıyacak bir sanatçı olarak akıllarda kalacak dedi.
Gencerin çok mütevazı bir sanatçı olduğunu belirten Opera Solistleri Derneği Başkanı Tuncer Tercan da, Gencerin Türkiyenin adını dünyada en iyi düzeyde temsil ettiğini söyledi. Tercan, Türkiye Cumhuriyeti, Leyla Gencerle ne kadar övünse azdır diye konuştu.
Konuşmaların ardından Gencerle ilgili sinevizyon gösterisi sunuldu. Ardından, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü binası önündeki Leyla Gencer heykeline çelenk bırakılarak, saygı duruşunda bulunuldu.
Ünlü soprano son nefesini verdiği sırada yanında İtalyadaki yakın arkadaşı olan ve biyografisini yazan Franca Cella ile uzun yıllardır kendisiyle çalışan Güney Amerikalı Yardımcısı Marianna bulunuyordu.
İTALYAN BASINI: ELVADA DİVA İtalyadaki haber ajansları, Leyla Gencerın ölümünü Türk soprano ve geçen yüzyılın divasına elveda başlığı ile verdi.
La Scala Operasından yapılan yazılı açıklamada ise, Leyla Gencer ile sadece ikinci evi olan La Scala Tiyatrosunu değil, opera sanatı da tekrar edilemeyecek kadar şahane bir dönemini geride bıraktı denildi. Daily Telegraph gazetesi: 79 yaşında hayatını kaybeden Leyla Gencer, yirminci yüzyılın en olağanüstü sopranolarından biriydi. La Diva Turca, yani Türk Diva olarak bilinen Gencer, Milanodaki La Scala sahnesine egzotik bir hava ve müthiş bir mizaç getirmişti. Formunda olduğu zamanlarda seyircileri büyüler; formunda olmasa da bazı ilginç anlar sunabilirdi. Gerçek şuydu ki, Leyla Gencerin yaptığı herşeyin içinde tutku vardı. Daha steril bir diva fikrini anlıyamıyordu. Bir mülakatında, Sahnede gerçekten ağlarım ben; arada bir alışılmışın dışında bir nota çıkıverir. Amerikalılar beni bu yüzden sevmiyorlar. Ama umurumda değil. Onlar su ve sabunla yıkanmış müzik istiyorlar. demişti.
ADINA MÜZE KURULACAK Bu arada, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfınin (İKSV) yeni yapılmakta olan merkezinde, sanatçının vasiyeti üzerine bir Leyla Gencer Müzesi oluşturulacak.
OPERAYA ADANMIŞ BİR HAYAT Leyla Gencer, 1928 yılında İstanbulda doğdu. İstanbul Belediye Konservatuvarında başladığı şan eğitimine İtalyan soprano Giannina Arangi-Lombardi ve Apollo Granforte ile devam etti.
Leyla Gencer, sanat hayatına ilk adımı, 1950de Ankara Devlet Operası sahnesinde Mascagninin Cavalleria Rusticana eserindeki Santuzza rolüyle attı. Gencerin, 1954te Napolideki San Carlo Tiyatrosunda Madame Butterfly operasıyla başlayan uluslararası platformdaki opera serüveni, 1957de Milanoda La Scala Operasında ilk kez sahneye çıktığında seslendirdiği Poulencin Les Dialogues de Carmelites operasındaki rolüyle kazandığı başarıyla doruğa yükseldi.
Dünyanın bütün ünlü opera sahnelerinde La Diva Turca olarak alkışlanan ve büyük başarılara imza atan Leyla Gencer, 1980de sahneleri bıraktığı güne kadar dorukta kaldı.
88DE DEVLET SANATÇISI OLMUŞTU Opera repertuvarı 34 bestecinin 70in üzerinde operasından oluşan Leyla Gencer, 1988de verilen Devlet Sanatçısı unvanının yanı sıra en son 2007de İtalyada aldığı Caruso Ödülüne kadar pek çok önemli opera ödülünün de sahibi oldu.
Opera tarihinin gelmiş geçmiş en büyük divalarından olan Leyla Gencer, hayatının son yıllarını, Milanoda La Scala Operasında opera sanatçıları için kurulan akademinin sanat yönetmeni olarak genç şancıları yetiştirmeye adamıştı.
İKSVnin Mütevelliler Kurulu Başkanı olan Leyla Gencer, 1995ten beri düzenlenen Leyla Gencer Uluslararası Şan Yarışması ile opera dünyasına yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyordu.
Uluslararası ün yapmış bir sanatçı olan Gencer, 20. yüzyılın en büyük divalarından biri olarak değerlendiriliyordu.
boşa geçmiş bir hayat...bu kadar
yetenekli yaratılmış bir insanın bu
kabiliyeti insanlığa faydalı bir alanda
kullanmasını isterdik..ahirette
kendisine fayda vermeyecek bir ilim
neye yarar ki????
hakan solmaz - Burdur
21 Mayıs 2008, Çarşamba 09:11
Sanata değer veren bir haber kanalı
olduğunuz ve sayın Leyla Gencer"i
şanına layık bir şekildeki görüntüleri
yayınladığınız için teşekkür ederim.
cemile sun - İzmir
14 Mayıs 2008, Çarşamba 03:07
Bende ntv ye teşekkür etmek istiyorum.
Divanın tüm haberlerini ve
görüntülerini bizlere en iyi şekilde
ulaştırdı.Üzüntüm çok büyük.Yeri asla
doldurulamayacak bir sanatçı.Ruhu
huzur içinde olsun.