Üniversite kontenjanları artıyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Üniversite kontenjanları artıyor

Yükseköğretim Kurulu, gelecek akademik yıl için üniversitelerin kontenjanlarını artırmak üzere yeni bir düzenlemeye gitmeye hazırlanıyor. Bu düzenlemeyle, üniversitelerin kontenjanlarında yüzde 25’in üzerinde artış olması planlanıyor.


 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 21:45 TSİ 10 Mayıs 2008 Cumartesi

ANKARA - Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerin kontenjanlarını arttırmak için bir formül geliştirdi. Buna göre, kontenjanlar belli bir standartta, bu formüle göre otomatik olarak artacak. Kontenjanlarla ilgili çalışma yürüttüklerini belirten YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, çalışmaları bu ayın 15’ine kadar bitirmeyi ve YÖK Genel Kurulu’na yetiştirmeyi planladıklarını söyledi. Özcan, “15’inden geç kalırsak kılavuz basılamaz. Onu yetiştirmek durumundayız” dedi.
Haberin devamı

Kontenjan artırma konusundaki formülü açıklayan Özcan, “Öğretim üyesi sayısını ve öğretim üyesi sayısındaki değişikliği baz aldık. Kontenjanlar o bazda artacaksa artıyor. Bundan sonra biz burada olmasak da üniversiteler bizim formülümüzü kullanarak kendileri ne kadar isteyeceklerini bulabilecekler, yani o kadar şeffaf bir şey bu. Hem öğrenci ve öğretim üyesi sayısını dengelemek için hem de artışları belirli bir seviyede tutabilmek için, kafadan yapmamak için bunları... Şimdi siz bize sorarsınız; ‘Niye bu bölüm bu kadar az da bu bölüm bu kadar arttı?’ Artık hiçbir şey sormayacaksınız. Artık bir formül var. O formülde diyor ki; mesela, öğretim üyesi 5’ten azsa, artışı yapma. Eğer 5’in üzerinde 1 arttıysa... Mesela geçen sene 5’miş de bu sene 1 öğretim üyesi almışlar. Diyor ki o zaman kontenjanı 10 arttır. Yani 1 öğretim üyesine 10 çocuk arttır. 5’in üzerinde 2 hoca gelmiş bölüme, diyor ki 20 arttır. İşte böyle giden bir şey, hoş bir şey.”

Formülün geliştirilme gerekçesine ilişkin Özcan, şunları söyledi: “İnsanlar, niye şunu şu kadar arttırdınız? Buna 50 arttırdın da buna 10 arttırdın dediklerinde ne cevap vereceğiz? ‘Bir formül üretelim’ dedik. Daha bu sene bilgimiz yok. Bir daha ki sene sınıf sayıları, sınıfların kapasiteleri, okulun bütçesi hepsini dikkate alacağız. Bu sene sadece 2-3 tane parametre kullandık. Bilgi yoktu çünkü...”

Geliştirdikleri bu formülü bilgisayara yüklediklerini belirten Özcan, şöyle devam etti: “Şimdi yaptığımız, bilgisayarın ürettiklerini, formülün yanlış yaptığı yerler de olur düşüncesiyle kontrol etmek. Çok küçük bölümler oluyor. Lisan için, mesela Çince, Hititoloji, Sinoloji... Sınıf öğretmenliği için çok insan vermemek için, onlar geldiğinde bakıyoruz. Türkiye’de çok sınıf öğretmenliği var, onu biraz aşağı indirelim. Bizim formül diyor ki; mesela bu programa 120 tane alıyorsunuz, 100 tane yeter. Biz bunu aşağı çekiyoruz. Teker teker yapıyoruz. 3 bin 880 tane program var hepsini yapacağız teker teker. Pazartesi gününe bitirmeyi çalışacağız. Pazartesi günü bunları yürütme kurulu konuşacak. ‘Problemli olanlar var mı?’ diye, yoksa aynen genel kurula getireceğiz.”

YÖK Başkanı Özcan, üniversitelerden gelen tekliflere de baktıklarını beliren Özcan, şunları kaydetti: “Bir, teklifi baz alıyoruz; bir de şimdiye kadar en fazla bölümde hangi yıl kaç kişi aldıklarına bakıyoruz. Mesela 2000 yılında 100 kişiyle başlamış, diğer yıl 80’e indirmiş, diğer yıl aldığını 60’a indirmiş. Devamlı böyle indiriyor. Biz en yüksek aldığı öğrenci sayısı neyse, diyoruz ki başta 100 kişi alabildiğine göre, şimdi de alabilir.”

Üniversitelere kontenjan isteklerinin ne kadar olduğunu sorduklarını ifade eden Özcan, “Geçen sene 189 bin öğrenci istemiş bütün üniversiteler, bu sene 182 bine indirmişler. 7 bin azalmış. Yani dışarda 1,2 milyon çocuk beklerken, bizim üniversitelerimiz maalesef 7 bin daha kontenjan azaltması yapmış. Şimdi onu bayağı arttıracağız, bu formüle göre” dedi.

GÖNÜL RAHATLIĞIYLA GİDEBİLİRİM
Formülü uygulama kararını yürütme kuruluyla aldıklarını belirten Özcan, kontenjan artırılmasını önce devlet üniversitelerinde, daha sonra da vakıf üniversitelerinde gerçekleştireceklerini söyledi.

Kontenjan artışının yüzde 25’in üzerinde olacağını ifade eden Özcan, bunun geçen sene yüzde 3-4 gibi olduğunu hatırlattı. Özcan, “Buna önlisans ve lisans dahil. Kontenjanlarda yüzde 25’in üzerinde artış olacak” dedi.

Üç tane büyük hedefleri olduğunu belirten Özcan, “Benden 4 yıl içinde istenecek şey bu üç tane şey: Çocukları yerleştir, yeteri kadar öğretim üyesi bul, kaliteyi yükselt. Bu 3’ünü yapabilirsem ben 4 yıl sonra buradan gönül rahatlığıyla evime gidebilirim. Çok hoş olur” diye konuştu.

Bu formül ile bilgiye ulaşmanın kolaylaşacağını belirten Özcan, “Formülü vereceğiz. Bölüme soracaksınız: ‘Sizin kaç tane öğretim üyeniz vardı geçen yıl? Bu yıl ekleme oldu mu? Kaç ekleme oldu? Geçen sene kaç öğrenci almıştınız?’ Bu bilgileri alınca kendin formülü kullanarak yapabileceksin” dedi.

Uygulamaya şöyle bir eleştiri gelebileceğini ifade eden Özcan, şunları kaydetti: “Sayısal artış kalitede düşmeye neden olur. O doğrudur ama 3-4 yıl içinde bizim 1,2 milyon çocuğu eritmemiz lazım. Zaten büyük bir kısmını mesleki ve teknik okullara aktarmaya çalışacağız. Diğer bir önemli işimiz de mesleki ve teknik eğitimi adam etmek. Eğer oraya aktarabilirsek büyük kısmını... Zaten 1,6 milyon çocuk sınava giriyor. Eğer bunların yüzde 30’u üniversiteye gelseydi, 480 bin çocuk gidecekti. Zaten biz 400 bin tanesini alabiliyoruz. 80 binlik bir artış yapardık, bu sene 50’sini yapsak, bir daha ki sene de bir 50 yapsak. Fazlasıyla rahat rahat yerleştirirdik ama yüzde 70’i öbür tarafa gitmiyor ki... Tam tersi yüzde 70’i bu tarafa geliyor. Bu tarafa geldiği için büyük bir sıkıntı oluyor Türkiye’de. Olmasın, yerimiz var. O zaman ne dershane kalacak...”

DERSANELER KALKMAZ
“Dershane niye kalkmıyor diye?” kendisine sorduklarını belirten Özcan, dershanenin hiçbir zaman kalkmadığını, kalkacağı anın, arz ve talebin kesiştiği yer olduğunu ifade etti. Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sen herkese üniversitede yer bulursan hiç kimse dershaneye gitmez. Niye gitsinler ki? Amerika’da, Avrupa’da gidiyorlar mı? Gitmiyorlar. O okulu seçiyor, olmazsa başkasına gidiyor. Muhakkak bir yer var. Bizde yer yok ki... Onun için siz uğraşmayın dershanenin kaldırmasıyla. Kesinlikle kaldıramazsınız. Matematiksel bir şey bu. Yerin yok, rekabet varsa, yarışma varsa kurs da var. Herkes rekabeti iyi olsun diye kurs alıyor. Gayet mantıksal bir şey.”

VERİ TABANINI TOPLAYACAĞIZ
YÖK’ün daha önce veri tabanı olmadığını ve geniş çaplı bir veri tabanı hazırlayacaklarını anlatan Özcan, “Siz bize ‘edebiyat bölümünde, bir hoca başına kaç kişi düşüyor?’ diye sorsanız, hemen cevap verecek durumdayız. Biraz daha zaman geçsin daha çok şeyler yapılacak. Veri tabanını toplayacağız. Yayınlayacağız, herekse açık olacak” diye konuştu.

Üniversitelerin hangi bölümünde kaç öğretim üyesinin çalıştığının bilgisinin mevcut olduğunu ifade eden Özcan, “Ancak ‘Öğretim üyesi ne zaman doçent oldu? Ne zaman yüksek lisan yaptı? Kaç yıldan beri o üniversitede çalışıyor? Kadro bekliyor mu?’ gibi bilgilerin olmadığını” söyledi.

Özcan, “Onları bulmak için epey uğraşıyoruz, bundan sonra uğraşmayacağız” dedi.

Kontenjanların arttırılmasına ilişkin çalışma, yetiştirilmesi durumunda 15 Mayıs 2008 tarihinde yapılacak YÖK Genel Kurulu gündemine getirilecek.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Melih  - Konya
07 Haziran 2008, Cumartesi 19:53  
Öncelikle yorumların başında yer alan melek hanımın açıklamasına bir ekleme yapmak istiyorum diyorki kapasitenin artırılmasının bir manası yok herkez hakkını alsın. İlk bakışta mantıklı gelebilir ama amacımız bir çözüm bulmak ise bu öss kapısı degil liselere kayıt yaptırılırken öss de kayıt yaptırabilecek yani ihtiyaç duyuldugu kadar ögrenci alınmalı ve yerleştirilmelidir. Ben kıyaslanmaya yada yarışmaya karşı degilim ama bunların öss den önce gerçekleştirilmnesi gerekki kişlerde hayatına yön verebilsin ! demişsininiz ki bu ülkenin çöpçüyede ihtiyacı avr elbette var ama bu yolla karşılanmaz !

melek  - İstanbul
01 Haziran 2008, Pazar 20:00  
şaşırmamak elde değil nerede mantık delinin biri sürekli kuyuya taş atıor ! herkes kapasitesi kadar okusun kapasitesi kadar kazansın bu devletin çöpcüyede ihtiyacı var önemli olan denge daha sonra üniv mezunları açıkta bu oranı arttırmanın bir anlamı yok zaten açıköğretim sınavsız geçiş hakkı kaliteyi bozuyor !!!!!!!

çiçek  - Tekirdağ
28 Mayıs 2008, Çarşamba 20:22  
bu yıl öss sınavına 2.kez gırıcem ve bu yıl omrumden en az 10 yılımın gıttıgını soyleyebılırım.oyle bı ulkede yasıyoruzkı genclerımızı daha kucuk yasta bıktırıyoruz artık ole bı hale geldıkkı devlet bana ne verdıkı benım ona faydam dokunsun konumuna geldık.yurtdısına ogrenmcılerımız gıdıyor bu nekadar utanc verıcı bısey.bızım onumuze konan engeller bızı bıktırdı katsayı kontenjan vs vs daha nekadar gelecegımıze korkarak bakııcaz.bız AVUTULMAK ıstemıyoruz.Atamızın dedıgı gbı bu ulke bız genclere emanetse bızım belımızı daha fazla bukmeyın

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları