İzmirde polisin açtığı uyarı ateşi sonucu ölen Baran Tursun davasının 3. duruşmasında mahkemeye, sanık polisin doğrudan ateş ettiği yönünde bilirkişi raporu sunuldu.
Sanık avukatlarından Muammer Yurdakul, gazetecilere kendi silahından çıkardığı mermiyi göstererek iddiaları yanıtlamaya çalıştı.
İZMİR - Kasım ayında dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle polisin açtığı uyarı ateşi sonucu hayatını kaybeden Baran Tursun davasının üçüncü duruşması Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün yapıldı. Duruşmaya mühadil avukatlar ve sanık avukatları katıldı. Tutuksuz yargılanan polis Oral Emre Atar ise duruşmaya katılmadı.
Emniyet Müdürlüğünü yanlış rapor vermek ve delilleri karartmakla suçlayan müdahil avukatlar, davada İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Nadir Arıcanın hazırlamış olduğu bilirkişi raporu sundu.
Raporda, daha önce iddia edildiği gibi kurşunun sekerek değil sanık polis memuru Oral Emre Atar tarafından doğrudan Baran Tursuna isabet ettirildiği öne sürüldü.
Sanık vekilleri raporun özel bir kurumdan alındığı gerekçesiyle dosyaya konulmamasını talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi yerinde görmeyerek raporun ve Ege Üniversitesinden gelen tıbbi bilgi ve grafilerin dosyaya konularak İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verdi.
Davada bir sonraki duruşma 30 Haziranda yapılacak.
RAPOR GAZETECİLERİN FOTOĞRAFLARINI DOĞRULUYOR Duruşmanın ardından gazetecilere açıklama yapan avukat Bahattin Özdemir, iddialarının gazetecilerin çektiği fotoğrafların doğruluğuna yönelik bir rapor olduğunu söyledi. Özdemir, Rapor, bize iki şey gösteriyor. Baran Tursuna direkt ateş edilmiştir. Mermi, Baran Tursunun kafasına gelmiştir. Emniyet görevlileri, hangi görevliler olduğunu bilmiyoruz, umarız Cumhuriyet Savcısı bulacak. Bu dosyadaki deliller karartılmaya çalışılmış, ama bir ölçüde ele yüze bulaştırılmıştır diye konuştu.
Tursun ailesinin avukatlarından Alper Bağıran da mahkemeye sundukları raporda Tursunun ölümüne neden olan ateşli silah mermi çekirdeğinin polis memuru Oral Emre Atarın silahı ile atıldığına yer verildiğini belirterek şöyle devam etti:
Cesetten elde edilen gömleksiz mermi çekirdeği nüvesinde ileri derecede deformasyon saptanmış olup, gömleğini kaybetmiş bir mermi çekirdeği kafatasında kırıklar oluşturacak şekilde bir yol izlediğinde, görece yumuşak yapısı nedeniyle kolaylıkla deforme olacaktır. Mermi çekirdeği parçasının olası seyri ve morfolojik özellikleri birlikte değerlendirildiğinde atış sonrası meydana gelen yaralanmanın, mermi çekirdeğinin sert zeminde sektikten sonra hedefe isabet etmesi şeklinde olamayacağı, yaralanmanın herhangi bir sekme olmaksızın direkt atış sonucunda meydana geleceği öngörülmüştür.
Bağıran, raporda mermi çekirdeği parçası ile gömlek parçasının birbiri ile uyumlu olmadığının belirtildiğini, sağ ön koltukta bulunan gömlek parçası ile ilgili olarak kayıtların, deneyimli birimler tarafından incelenmesinin gerekli olduğunu vurguladı.
Davacı taraf varlıklı olmasaydı bu
dava daha ilk celsede (feyzullah ete
davası gibi) düşer polis serbest
kalırdı.Ama davacı çetin ceviz çıktı
mahkemenin taraflı olduğunu delillerin
karartıldığını cesurca söyledi.Ama ne
oldu.Aile hakkında 301 den dava açıldı
çünkü aileyi başka türlü
susuturamayacaklardı.
SONER - Hatay
10 Mayıs 2008, Cumartesi 09:16
ya bu polisleri acilen eğitmek
gerekiyor.silah kullanmalarınada kolay
kolay izin verilmesin...jop onlara
fazla bile.zaten herkesin gördüğü gibi
jopları çok iyi kullanıyorlar.Başbakan
yabancı hekimleri getirmek yerine
bence başka ülkelerden yabancı polis
getirsin.Çünkü burdakilerin hepsinin
hangi tarafta olduğunu bilmeyen
yok.Tarihi okumak lazım.Osmanlının
torunları olan bu polisler bence ders
çıkarmalı tarihten...Tanrı yardımcınız
olsun Baranın ailesi,kalbimiz sizinle
İsa ALTUNTAŞ - Yurt Dışı
09 Mayıs 2008, Cuma 22:15
Sanık en ağır cezaya çarptırılmalı
bazı polisler kendilerini Kovboy
zannediyorlar özellikle doğudaki polis
memurları.