Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Financial Times gazetesine verdiği röportajda, iç politikada yaşanan siyasi krizlerin ülkenin imajını olumsuz etkilediğini söyledi.
ANKARA - Financial Times gazetesinden Vincent Bolandın gerçekleştirdiği röportajda, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiyenin dışarıdaki imajının, piyasalara güveni de azaltmış olan iç siyasetteki krizden, olumsuz etkilendiğini söyledi. Abdullah Gül, iktidardaki partiye açılan kapatma davası ile başlayan krizin, Türkiyenin son yıllarda yaptığı politik, ekonomik reformlar ve AB ile müzakerelerin başlaması ile kazandığı olumlu imajı zedelediğini belirtti.
Finanacial Times makalede, Gülün Türkiyeye şeriat getirmekle ve laik sistemi çökertmeye çalışmakla suçlanan AKPnin, 70 kurucu üyesinden biri olduğunu da belirtti. AKP davasının bazı hukukçular tarafından, yasal bir devrim olarak adlandırıldığını belirten makalede, davanın finans piyasalarında huzursuzluğa neden olduğu, hükümeti paralize ettiği ve yabancı gözlemcilerin kafasını karıştırdığı yorumu yapıldı.
AKP ile laikler arasındaki her konunun, ideololjik bir tartışmaya dönüştüğü yorumuna yer verilen makalede, bu ortamda AB reformları yapmanın da artık imkansız olduğu görüşü savunuldu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gazetede yer alan açıklamasında, Samimi olalım, bu şekilde anılmak memnun edici değil. Türkiye reform ve ilerlemeler ile manşetlere taşınan bir ülkeydi. Şimdi dışarıda var olan görüntümüz, en iyi halimiz değil. Bu gerçeği görüyorum. Çok net görüyorum. diye konuştu.
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ AKPNİN ZAFERİ Makalede, Abdullah Gülün cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin, ülkedeki hassasiyetleri zaten çok güzel özetlediği ifadesine yer verildi ve eşinin taktığı türban yüzünden çıkan sorunlara rağmen Gülün cumhurbaşkanı seçilmesinin, AKPnin Türkiyedeki birçok kurumu ele geçirmekteki durdurulamaz çabasında net bir zafer olduğu görüşüne yer verildi.
Gülün cumhurbaşkanı olarak tarafsız ve tüm partilere eşit uzaklıkta olması gerektiğinin belirtildiği yazıda, buna rağmen Cumhurbaşkanının, AKPnin entellektüel ve siyasi liderlerinden biri olarak savcıların gözünde hala önemli olduğu yazıldı.
Gül röportajda, bugünkü görevinin Türkiyenin istikrarını korumak ve bazı kurumlar arasında koordinasyon sağlamak olduğunu vurguladı. Makalede, Bu kurumlar arasında AKPnin kapatılmasını isteyen ordu ve yargı gibi kurumlar da olduğu düşünülürse, bu koordinasyonu sağlamanın zorluğu anlaşılır. yorumu yapıldı.
Gül Financial Timesa, Türkiyenin demokrasisinin bu krizi kaldıracak kadar güçlü olduğunu söyledi ve Ben insanların sağduyusuna, iyi niyetine ve karşılaştığımız siyasi sorunların demokratik olgunluk çerçevesinde çözüleceğine inanıyorum dedi.
Yazıda, Gül AB hedefine, tüm karşılıklı güven bunalımlarına rağmen, tutkulu ve cesur biçimde bağlı ve son olaylarla reformların öneminin daha iyi anlaşıldığını düşünüyor ifadesi yer aldı.
Gülün makalede son olarak, Reform süreci, Türkiyeyi demokrasi, demokratik haklar, yasal değişimler ve ekonomi çerçevesinde daha güçlendiriyor. Bu sürecin sonuçlarının böyle yüzeysel mevzuları önemsiz hale etireceğine inanıyorum sözlerine yer verildi