Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, erken emeklilikten yararlanmak için yalnız Cumhurbaşkanı Gülün oğlu değil, 10dan fazla bakan, 100den fazla milletvekilinin çocuğunun da sigortalı olduğunu söyledi. Tezele göre, sigortalı çocuğun cezası yok.
İSTANBUL - Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 15 yaşın altında sigortalı olanların denetlenmesine ilişkin tutumunu yanlış bulan Tezel, çalışmadığı halde sigorta yaptırmanın bir cezası olmadığını sadece çocukların çalıştırılmaması gereken işyerlerinde çalıştırılmasının suç olduğunu söyledi. NTVMSNBCye konuşan Tezel, Türkiyede ilk kez SGK şemsiyesi altına girenlere, Şemsiyenin altından çık demeye başladılar. SGKnın tarihinde kurumu zarara uğratmamış kişileri hakkında, Kaç yaşındasın sen, çalışıyor musun, çalışmıyor musun? gibi bir inceleme yaptığı vaki değil dedi. SGK, çocuk işçilerin sigortası konusunda 10-12 bin çocuğu, anne babalarını, ve işverenleri sahtekar, düzenbaz, üçkağıtçı sayarak hepsini denetleyeceğim diyor. Ama ne ilginçtir, bu denetleyeceği kişilerin içinde sayın cumhurbaşkanımızın oğlu da var. Ancak SGK kastettiği kişiler içinde Cumhurbaşkanının olduğundan yeni haberdar oldu. Haberdar olduktan sonra da sesini soluğunu çıkarmadı diyen Tezel, 12 bin çocukla ilgili denetimin en az 2-3 yıl süreceğini belirtti: SGK kurumu müfettişlerinin başka hiçbir iş yapmamaları lazım. SGKnın hastane ve eczaneler tarafından dolandırılması da ayrı mesele. Bunları bırakacaklar, çocukların peşine düşecekler.
MANTIKTAN YOKSUN BİR TEHDİT SGKnın açıklamaları erken emeklilikten yararlanmak için çocuklarını sigortalı yaptıranları tedirgin ediyor. Aylardır inceleyeceğiz diyor. 10 Nisan 2008 tarihli genelge de denilmiş ki: Son yıllarda 15 yaşında altında işe girenler arttı. Reformdan önce işe girerek daha erken emekli olmak için çalışıyorlar. Bunların hepsini inceleyip, müdürlüklere gönderin. İncelenecek olanlar 15 yaşın altında olanlar demiş.
Çalışmadığı halde sigortalı olmanın veya sigortalı yapmanın cezası nedir? Bunun herhangi bir cezası yok. İptal edildiği anda kurum ne çocuğa ne de onun anne-babasına ne de işverene herhangi bir ceza yazamaz.
O zaman kurum tarafından niye tehdit yapılıyor? Sigortalı çocuk sayısı artmasın diye yapılıyor. Dedim ya, mantığı anlamak mümkün değil. Mantıktan yoksun bir tehdit. Üstelik ödediğin primleri geri al diyorsunuz.
KURUM TARİHİNDE BİR İLK Türkiyede ilk kez SGK şemsiyesi altına girenlere, Şemsiyenin altından çık demeye başladılar. SGKnın tarihinde kurumu zarara uğratmamış kişileri hakkında, Kaç yaşındasın sen, çalışıyor musun, çalışmıyor musun? gibi bir inceme yaptığı vaki değil. Ekim 2008den sonra isteğe bağlı bildirimle başvuracak olanlar hakkında, Hasta mısın, sağlıklı mısın, bize maliyetin ne olur diye bir araştırma yapılacak mı? Hayır yapılmayacak. Hastalığın var mıydı yok muydu, sen bize hastalığını tedavi için mi geliyorsun? demeyecekler. Herkesi alacaklar.
Yeter ki erken emekliliği istemeyin de, ne yaparsanız yapın mantığı mı bu? Aynen öyle. Erken emekli olmak için fırsatları değerlendirmeyin, insanların fıtratına aykırı davrandınız. 65 yaşından önce emekli olmak için kendinizi çalışıyor göstermeyin, 1 Mayıstan sonra çalışıyor görünün diyorlar.
ÇALIŞAMAYACAKLARI SEKTÖRDEN BİLDİRİLMİŞSE CEZASI 947 YTL Primler geri mi ödenecek? Tabii. Faiz de işleyecek mi? Faiz yok. Kurum bu paraları tekrar geri ödemek zorunda kalacak. Evet. Şöyle bir şey var: Bu kişileri kurum sistemde kabul ederse cezası var ama. Yani bahsettiğimiz 10-12 bin çocuğun sigortalıklarını iptal etmezlerse, 15 yaşın altındaki çocuklar çalışamayacakları sektörlerden bildirilmişlerse 947 YTL çocuk işçi çalıştırma cezası var. Ama sistemde kalırsa, SGK işe girişlerini kabul ederse, iptal etmezse.
Bunu işveren mi ödeyecek? Evet. Tabii çocukların çalışabilecekleri sektörler var, çalışamayacağı sektörler var. Çalışamayacağı sektörden bildirilmişse SGK çocuğun gerçekten çalışamadığına ilişkin kanıt bulamamışsa, iptal etmemişse Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Ama iptal ederlerse herhangi bir cezası yok.
DENETİM EN AZ 2-3 YIL SÜRER Çocukların sigortalı olup olmadıklarıyla ilgili denetim ne kadar sürer? Çocuklarla ilgili kurumun denetimi de en az 2-3 yıl sürer. SGK kurumu müfettişlerinin başka hiçbir iş yapmamaları lazım. Ve SGKnın hastane ve eczaneler tarafından dolandırılması da ayrı mesele. Bunları bırakacaklar, çocukların peşine düşecekler.
Denetleme için kaç elemanın çalışması gerekecek, SGKda toplam kaç denetleme elemanı var? SGKnın elinde yaklaşık 550 kadar müfettiş var. 400 kadar da yoklama, kontrol memuru var. Türkiyenin değişik köşelerine dağılmış vaziyetteler. Bir örnek vereyim. Ekim 2007de şöyle bir haber yapmıştım: Emekli maaşını kestir, bir gün çalış, ertesi gün yeniden dilekçe ver, emekli maaşınız yüzde 43 artsın, diye. Bu konuda da denetim yapacağız dediler. Bunların da denetim yapabilmeleri için bu konuda da bu kişilerin işe girişlerinin gerçek olup olmadığı konusunda denetim yapıyorlar. Onda da sayı 55 bin kişi olmuştu. Şu ana kadar sonuçlandıramadılar, insanlar çile çekmeye devam ediyorlar. Eylülden bu yana maaşlarını alamadılar. SGKnın emeklilik işlerine bakan bölümleri felç olmuş durumda. Çünkü SGK bu konuda hâlâ hatalı davranmaya mantıksız davranmaya devam ediyor. Bunların denetimlerinin de yıllar alabileceğini söyleyebilirim.
GÜLÜN OĞLU DA OLUNCA SES SOLUK ÇIKMADI Cumhurbaşkanının oğlunun sigortalı olması ile ilgili açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Çocuk işçilerin sigortası konusunda SGK 10- 12 bin çocuğu, anne babalarını, ve işverenleri de baştan sahtekar, düzenbaz, üçkağıtçı sayarak hepsini denetleyeceğim diyor. Ama ne ilginçtir, bu denetleyeceği kişilerin içinde sayın cumhurbaşkanımızın oğlu da var. Ben cumhurbaşkanımızın oğlunun bu iş yerinde çalışmamış olduğunu düşünmüyorum, düşünmek de istemiyorum. Böyle birşey olduğuna inanmıyorum. Ancak SGK kastettiği kişiler içinde Cumhurbaşkanının olduğundan yeni haberdar oldu. Haberdar olduktan sonra da sesini soluğunu çıkarmadı. Yalnız cumhurbaşkanımız değil, benim bildiğim 10dan fazla bakanın çocuğu, 100den fazla milletvekilinin çocuğu ve bir o kadar da yüksek bürokratların çocukları sigortalı oldular. Bunların çalışmadıklarını da iddia etmiyorum. Ama SGK, hilekar, düzenbaz diyor. Bu nedenle sayın cumhurbaşkanım siz, bu milletin reisi olarak sadece aile reisi olmak sıfatından kurtulup SGK yöneticilerine gereken dersi vermeniz gerekirken, sadece, Benim çocuğum çalıştı diye aile reisi sıfatınızla yanıt vermenizin doğru olup olmadığı konusunda düşüncelerimi ilettim yazımda. Cumhurbaşkanından SGK yöneticilerine, cumhuruna sahip çıkmaları konusunda, cumhurlarına dalavereci, sahtekar, düzenbaz dememeleri konusunda uyarıda bulunmalarını istiyorum.
BİNLERCE KİŞİ CUMHURBAŞKANI GİBİ DEMEÇ Mİ VERSİN? Sayın Cumhurbaşkanımız, Benim çocuğum bilfiil çalıştı diye SGK sizin çocuğunuz hakkında inceleme yapmayacak mı? demek bu. Öyleyse tek tek bütün ana-babalar televizyona çıkıp, Benim çocuğum da çalıştı, benim çocuğum da sahtekar değil mi desinler. Birlerce kişinin basına tek tek demeç vermesini mi bekleyeceğiz? Basına demeç vererek bu işten kurtulmuş mu olacak? Bunu da SGKnın açıklaması lazım: Sayın Cumhurbaşkanımız açıklama yapmış ama biz yine Cumhurbaşkanını ve oğlunu incelemeye alacağız diye açıklama yapmalarını bekliyorum.
SGKYA ZARARI OLMAYANLARA İNCELEME YAPILAMAZ Bildirimler gerçeğe dayanmıyorsa ne olur? Kurumun bundan bir kaybı var mı? SGK, gerçekten çalışmayanlar konusunda, eğer kuruma bir zararı yoksa inceleme yapamaz. Bu zararlar şunlardır: Diyelim ki, böbrek hastaları, kanser hastalıkları gibi zor ve meşakkatli tedavi gerektiren hastalıklarda, SGKya kayıtlı olup tedavi masraflarını kurumuna yüklemek isteyenler konusunda SSK hastalık incelemesi adı altında inceleme yapar. Buradaki amaç kişinin sigortalı olmasını engellemek değildir. Burada amaç, sadece sigortalı olarak hastalık masraflarını kurumun üstüne yıkmanın engellenmesidir. Kişi kaç yaşında olursa olsun kurumu herhangi bir zararı yoksa, yani kurumdan sigortalı olmaktan art niyeti yoksa ve kurum zarara uğramıyorsa, kaç yaşında kim olursa olsun ön bir araştırma yapılmaksızın işe giriş bildirgesi verildiği anda o kişiyi sigortalı sayar. Ve ondan prim almaya başlar. Kurumun bu konuda incelemesi sonrasında -diyelim ki 15 yaşın altındakilerin hepsini inceledi ve iptal etti- burada kurumun herhangi bir kazancı olmaz. Sigortalarını iptal ederek onlardan gelecek primleri de istemediğini belirtiyor.
Prim gelirini istemiyorum, yeter ki doğru söyleyin mi deniyor? Aslında kurumun ne dediğini ben de tam anlayamıyorum. Şunun için anlayamıyorum: İsteğe bağlı sigorta diye birşey geliyor. Yeni kabul edilen yasa ile herhangi bir işyerinde kaydınız olmasa bile SGKnın kapısına gidip, kardeşim bundan sonra size prim ödemek istiyorum dediğinizde, Gel alıyorum primini diyor. Yani yeni gelen sistemde, reformla birlikte 1.080 günlük ön şart kalkıyor. Bırakın işe giriş bildirgesi vermeyi, kapıdan girip, Ben bundan sonra prim ödeyeceğim dediğinizde sizi kapıdan içeri alıyor.
1 MAYISTAN SONRA GEL, İNCELEMEYELİM! İsteğe bağlı sigorta ile ilgili yeni düzenleme ne zamandan itibaren geçerli olacak? Yeni reformla 1 Ekim 2008 gününden başlayarak kabul ediyor. Ama SGK diyor ki, Şimdi gelme, 1 Ekim 2008 gününden sonra gel diyor. Veya 1 Mayıs 2008 gününden sonra gel. Çünkü 30 Nisandan önce gelirsen, sen ileride erken emekli olabilirsin. Bu nedenle 30 Nisandan önce gelme, 1 Mayıstan sonra gelirsen seni incelemeyeceğim diyor.
İLLA SENİ DÖVECEĞİM KAPIDAN GEL DENİYOR 1 Mayıstan sonra mı, 1 Ekimden sonra mı? 1 Ekimden sonra isteğe bağlı sigorta başlıyor, o ayrı bir konu. 30 Nisandan sonra işe girenler konusunda kurumun bir incelemesi yok. Öyle bir inceleme de yapmayacak. Çünkü buradaki olay şu: Ben seni bundan sonra 65 yaşında emekli edeceğim, erken emeklilik şartıyla gelmezsen hiç sesimi çıkarmam, kabul ederim diyor. Nasıl söyleyeyim size, Ben seni ileride döveceğim, şu kapıdan girersen seni döverim bu kapıdan gelirsen dövmem. İlla seni döveceğim kapıdan gel demek gibi bir anlayış var. İnsan anlatmakta zorlanıyor.
Sigortalı olan çocukların sayıları ne kadar oldu? 2008in ilk dört ayında çocuk çalışanların sayısı öyle çok fazla da değil. Mesela; 0-2 yaş arasındaki bebeklerin toplam sayısı 405, 3-5 yaş: 1003 6-8 yaş: 1005 9-11 yaş: 1600 12-14 yaş: 5 bin 300
15- 17 yaş arası 2008 yılı Ocakta 6 bin 314, 2008de 10 bin 824, Martta 12 bin 240, 2008 Nisanda 55 bin 300. Bu genelgeye göre de 15-17 yaş arası incelemeye tabi değil. Öyleyse, incelenecek sayının yaklaşık 12 bin olduğunu söyleyebiliriz.
BU YIL İŞE GİRİŞLERİN SAYISI 2.3 MİLYON 2007 yılında 238 bin yeni sigorta girişi olmuş. 2006da 1 milyon 413 bin kişi. Aradaki fark hemen hemen 7 kat. Sebebi de şu: Tıpkı Cumhurbaşkanımızın oğlunda olduğu gibi, 2006 yılı reformdan önce son bir yıldı. Yanı 1.1. 2007 günü yeni sosyal güvenlik reformu yürürlüğe girecekti. İnsanlar eski yasadan yararlanıp, yeni yasadan etkilenmemek için 2006 yılında müthiş şekilde sosyal güvenlik sistemine dahil olmaya başladılar. Mesela 2003 yılında bu rakam 285 bin, 2004te 263 bindi. Bunların içinde 15 yaşın altında olanların oranı ne kadardır? Hemen hemen binde 1 gibidir.
Öngörünüz nedir, posta yoluyla gelen girişler de var demiştiniz... Mart ve Nisan ayında toplam işe giriş sayısı 1 milyon 865 bin kişi olmuş. Ocaktan bu yana işe girişlerin sayısı 2 milyon 300 bin. Daha da sigorta müdürlüklerinin altında çuval çuval işe girişler var postadan gelen.
SGKnın açıklarını kapatma konusunda ciddi bir prim geliri de olmuş denebilir mi? Tabii.
KAFA YORMALARI GEREKİRKEN... Emeklilik bilincinin artması da bir kazanç sayılmalı... Sosyal güvenlik reformundan hemen önce 2006 yılında bir emekliye 1.8 çalışan düşüyordu. Şu anda yeni işe girişlerle bu sayı 2.2ye çıkmış. Emekli başına 2.2 çalışan var. Bu girenlerin içinde sadece eski kanundan yararlanmak adına giriş çıkış yapanlar da vardır, bu da bir gerçek. Ama SGK yöneticilerinin amacı, Bu kişileri sistemde daha uzun nasıl tutarız? diye kafa yormaları gerekirken, Bu kişileri nasıl atarız? diye kafa yormalarının mantık hatası olduğunu düşünüyorum. Sisteme giren kişileri sistemde tutup daha çok tutacak yöntemler geliştirerek onların daha çok prim öder hale getirilmesinde hem Türkiye için hem kurum için hem de Türkiyenin çocukları için fayda vardır diye düşünüyorum. Ali Tezel yasayla ilgili soruları yanıtlamıştı
Kanun yapıcı böyle kanun yapmakla
vatandaşa adeta suç işle diyor.Kanuna
bir made koysalardı kanun yürürlüge
girdigi tarihten sonra doğanlar ,bu
hükümlere tabidir. Bunların hiç biri
olmazdı.E tabi kendi çocuklarına
ayrıcalık tanıyacaklar.Kendilerini
gazi ilan ettikleri gibi.
nasra - İstanbul
09 Mayıs 2008, Cuma 10:31
rezillliğin son perdesi...
çocuğun ailesine eğer çalışamayacağı
bir iş yerinde sigortalı gösterildiyse
ceza kesileceği yazılmış. yani üç
kağıt yap kılıfına uydur deniyor
resmen. madem hükümetimiz bu yeni
kanunu uygun buldular, neden acaba
sayın vekiller kendi çocuklarını yana
yakıla sigortaladılar