Başbakan Erdoğan, valileri kabulünde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Türkiyeyi karıştırmak, ülkenin ve milletin huzurunu bozmak isteyenler daima olmuştur, bugün vardır, gelecekte de olacaktır. Değerli arkadaşlarım kimi zaman etnik, kimi zaman dini, kimi zaman ideolojik farklılıklar kaşınarak, hassasiyetler tahrik edilerek insanlarımızı birbirleriyle karşı karşıya getirmeye çalışanlar var. Türk milleti olarak geçmişte bu tür hadiselerin yol açtığı büyük acılar yaşadık. Demokrasiyi, insan haklarını, hukuku, adaleti ön plana almış bir hükümet olarak Türkiyenin benzer sıkıntılarla karşılaşmasını asla istemiyoruz. Bunun için devletin birimleri gibi valilerimizin de fevkalade hassas, dikkatli ve dirayetli olması gerekiyor.
Erdoğan, valilerden, bir tek kişinin bile gönlü kırılmadan, burnu kanamadan, hayatı kabusa dönmeden muhtemel sıkıntıları önceden tespit edip tedbirleri almalarını istedi.
EŞİT HİZMET VERMEKLE MÜKELLEFSİZİNİZ
Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
Vatandaşlarımızın tamamını kucaklayan, dertleriyle dertlenip sevinçlerine ortak olan bir yaklaşımla hareket edilmesini sağlamalısınız. Telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak konularda en küçük bir ihmale tahammül ve müsamaha edemeyeceğimizin bilinmesini isterim, bu devlet, ülkede yaşayan herkesin devletidir. Sizler de devletin temsilcileri olarak ülkede yaşayan herkese eşit şartlarda hizmet vermekle mükellefsiniz. Göreviniz süresince ölçünüz bu olmalıdır. Bu ölçüyü kaybeden bir yöneticinin, ifade ettiğim diğer alanlarda da herhangi bir sonuç elde edilebilmesi mümkün değildir.
SORUNLARI ANKARAYA HAVALE ETMEYİN
Valilere vatandaşla içiçe olun mesajı veren Erdoğan, şu uyarılarda bulundu:
Sahaya inmeyen şehrin mahallerinden en ücra köşelerine kadar hizmet ettiği bölgeyi kılcal damarlarına kadar tanımayan yöneticinin başarılı olamayacağına inanıyoruz. Ankara yoğunluk, sıkıntı ve karışıklıkta olduğu için çözümleri sürekli ötelenmiştir. Her sorunun çözümünü Ankaraya havele eden yöneticiye iş yapmak istemeyen yönetici gözüyle bakıyoruz. Görev yaptığınız yerlerde Allah devlete zeval vermesinden başka söz çıkartmayacak bir iletişim kurun. Devletin ayağının bastığı yerde ot bitmeyeceği anlayışını sona erdirip bereket fışkırtacağı umudunu yeşertmeliyiz.