Kandilli’den Marmara’da ‘hareket’ uyarısı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Kandilli’den Marmara’da ‘hareket’ uyarısı

Kandilli Rasathanesi Müdürü Gülay Altay, Marmara’nın güneyinde, kuzeyinde ve Saros Körfezi açıklarında ‘hareketlenme’ olduğunu belirtti, “Uzmanlar riski az göstermemeli” uyarısı yaptı.

Prof. Gülay Altay

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 13:29 TSİ 09 Mayıs 2008 Cuma

İSTANBUL - Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Gülay Altay, en son Yalova Çınarcık’ta 4.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini, 2000 yılından günümüze kadar genelde Marmara Bölgesi’ndeki fay hattının devamında bir hareketlilik yaşandığını ve bunların kayıt altına alındığını bildirdi.

Haberin devamı

Anadolu Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Altay, “Marmara’nın güneyinde de kuzeyinde de hareketlilik var. Saros Körfezi açıklarında da var. Dolayısıyla deprem beklentisi olasılığı hala yüksekliğini koruyor” diye konuştu.

Türkiye’deki afet yönetim sisteminin ulusal boyutta yeniden yapılandırılması ve gerçekleştirilmesinin önemine işaret eden Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kaynakların yerinde kullanımı, çeşitli konularda çalışan birimlerin birbiri ile eş güdümde ve koordinasyonunun yapılmasının çok yararlı olacağını düşünüyorum. Zaten başladı. Ulusal bir koordinasyon olması gerektiğini bilmek zorundayız. Kurumların ilişkilerini bütünleştirerek yapmaları ulusal bir sorun. Sadece deprem beklentisi değil, depreme hazırlık yönündeki projelerin desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekir.

UZMANLAR RİSKİ AZ GÖSTERMEMELİ
“Halkımız, Türkiye olarak bir deprem tehlikesi içinde yaşadığını bilmek zorunda. Bu depremlerin olacağını, her depremden sonra panik yaşanmaması gerektiğini, bulunduğumuz mekanları güvence içine almanın, kişilerin de bu konuda sorumlulukları olduğunun talebi içinde olmalı. Türkiye’de 5 ve 6 büyüklüğünde depremler olacaktır. Bu bilgilerin uzmanlar tarafından mümkün olduğu kadar güvenli tarzda iletilmesi gerekiyor. Yani uzmanlar tarafından riski az göstermek olmamalı. Bu risk var ve riskin olurluğunu dikkatle değerlendirmek gerekiyor. Yapılan çalışmalar sadece Türkiye için değil uluslararası boyutta, ileri çok değişik çalışmalar. Kandilli de bu yolla çalışmalarını yapıyor. Dolayısıyla halkımızın güven içerisinde bunu bilmesi gerekiyor.”

DENİZ DİBİ RASATHANESİ
Gülay Altay, 1999 yılında meydana gelen Marmara depreminden sonra, çalışma alanlarını genişlettiklerini belirterek, Kandilli Rasathanesi’nin çalışmalarını, deprem verilerinin daha hızlı ve sağlıklı elde edilmesi, risk azaltmada mühendislik uygulamaları ve bilgi iletişiminin artırılması yönünde yoğunlaştırdığını bildirdi.

Marmara’da depremlerin deniz içinde de sürekli izlenebilmesini sağlayacak deniz dibi rasathanesi çalışmalarının başlatıldığını ve risk azaltmayı amaçlayan etkin mühendislik projelerinin hayata geçirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Altay, şunları kaydetti:

“Öncelikle depremde etkili olan Marmara’yı ölçebilmek gayesiyle, deniz dibi rasathanesinin oluşturulması üzerinde ilk adımları attık. Bunlar sabit rasathaneler olacak. Marmara Denizi’ne 5 adet, ağırlıklı Marmara’nın güneyi olmak üzere 10 adet karasal rasathane yerleştirmek üzere çalışma başlattık. Denizdeki rasathanede veri akımı, fiber kablolarla gerçekleştirilecek.”

Prof. Dr. Gülay Altay, Telekom desteği ile en son teknolojide yapılmakta olan bu sistemin yerleştirilmesinin hava şartlarına göre 2009 yılının ortalarına kadar sürebileceğini belirtti.

TSUNAMİYE KARŞI ERKEN UYARI SİSTEMİ
Prof. Dr. Altay, rasathane ile ilgili ayrıca şu bilgileri verdi:

“Yerleştirme işleminin ardından rasathane, son derece önemli bilgiler aktaracak. Sade bu sistem içinde sismometre yok. Ayrıca, deniz seviyesini ölçen sistemler, hidrofon gibi başka ölçüm aletleri de buralara konulacak. Bu, Türkiye için önemli bir aşama. Dünyada çok sayıda yok bunlardan. Şu an gerek Avrupa ülkeleri, gerekse Akdeniz’i çevreleyen ülkeler, gerek depremsellik yönü ile gerekse Tsunami oluşmasını izlemek amacıyla çalışmalar yapıyorlar. Bu sistemle Tsunami açısından da erken uyarı alma imkanı olacaktır. Dolayısıyla daha önceleri, Kuzey Anadolu fay hattındaki tehlike boyutundan bahsetmiştik. Bu hattın gelmiş olduğu en son nokta itibarıyla 1999 Gölcük-İzmit depremlerinden sonra ve daha önce de 1912 yılı başlarında kırılmış bir parça var. Bu sistemle Marmara’da o kırığın kırılıp kırılmadığı rahatlıkla gözlemlenmiş olacak, olumlu veriler aktarılacak. Çok büyük bir proje. Bunun ilk verileri başladığında Türkiye içinde son derece önemli bir adım atılmış olacak. 2009 ortalarında tamamlandığı zaman sağlıklı veri aktarımı başlaması için bütün testleri yapılıp aktarım başlatılmış olacak. Bunun başlayabilmesi için denizde de çalışmalar yapılacak.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Türkcan  - İstanbul
09 Mayıs 2008, Cuma 10:35  
Allah"ın verdiğine karışılmaz, Allah"ın istediği olur.. Rasathane, bilim, bilgi, düşünmek, gelişmek, bunlara ne gerek var.. Nasıl olsa kaderimizde ne varsa o olacak.. İşte böyle düşüne düşüne, sonunda milyonları kaybedeceğiz, ülkenin ekonomisi çökecek, ulaşım ve iletişimi bitecek (hepsi İstanbul"da çünkü) ve sonunda "takdiri ilahi" deyip işin içinden çıkacağız. Bu kafayla işimiz çok zor; acilen İstanbul"daki nüfusun azaltılması, daha az risk bölgelerine yerleşim yerleri yapılması, afet anında kullanılacak ulaşım kanallarının açılması, altyapının güçlendirilmesi, tatbikatlar yapılması gerekiyor

Burak Sezer  - İstanbul
09 Mayıs 2008, Cuma 09:00  
Bizim millet ve devlet olarak tarzımız önlem almak değil ki.. Deprem olduktan sonra, beylik lafları atılır tutulur, bazı kişiler slogan haline getirilir, Veli Göçer gibi mesela, bu kişilerin iş yapmasına izin veren görevlilerin ismi nedense hiç geçmez ve herşey zamanla unutturulur. Yeni yapılacak ihaleler için rant hesapları yapılır,hısım akrabaya iş sahaları açılır vesaire vesaire...Ama İstanbul depremi söylendiği kadar ağır olmaz umarım, ülke ekonomisinin döndüğü şehir biterse halimiz ne olur bilemiyorum...

ERTAÇ TEKNECİ  - Samsun
09 Mayıs 2008, Cuma 08:48  
bütün bu uyarıları anlamak ve ülkemiz için yararlı olacak bu plan,projelerin yerine getirilmesi için (klasik TÜRK toplumu olarak)yine başımıza büyük olayların gelmesiyle ağır kayıplar vermemiz gerekecek gibi gözuküyor.bu konu gerçekten çok önemli ama insanlarımızın 99 yılını unuttuğu çok açık herkes o kadar rahat ki söylencek bişey yok bu konudaki en büyük pay bu devleti olusturan bizlere düsüo bunn için çabalamamız gerekio...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları