Türkiye’nin Ortadoğu’daki yeni rolü
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Ortadoğu

Türkiye’nin Ortadoğu’daki yeni rolü

“Türkiye, Suriye-İsrail arasında arabuluculuk rolü oynayarak, ulusal çıkarlarını korumanın yanı sıra, Ortadoğu’da esaslı taraf olmak istediğini de gösteriyor. Bu yeni rol ile Türkiye’nin medeniyetler arasındaki köprü olabilmesi mümkün.”

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

Halid Elsercani*
NTV-MSNBC
Güncelleme: 21:03 TSİ 08 Mayıs 2008 Perşembe

ABU DABİ - Türkiye’nin Suriye ile İsrail arasında yaptığı ve bazı ayrıntıları, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında ortaya çıkan arabuluculuk, sebepleri ve gelecek dönemde Ortadoğu’da yaratacağı etkileri ile birçok analize alan açtı. Bu arabuluculukla Ortadoğu’da kendisine yeni rol arayan Türkiye, bölgede merkezi güç olduğu yaklaşımından hareket ediyor. Velhasıl Türkiye, Ortadoğu’da merkez rol oynamak istiyor. Kendisini Suriye ile İsrail arasında bu rolü oynamaya iten başka sebepler de var.
Haberin devamı

Bu sebeplerin başında, etrafını kuşatan bölgedeki İran rolünün genişlemesinden duyduğu endişe geliyor. İran rolünün genişlemesinin sebeplerinden biri de Suriye-İsrail sürecindeki gerginliğin sürmesi, Suriye ve İran’ı içeren direniş ekseninin kurulması.

Bu noktadan hareketle Türkiye, Suriye-İsrail sürecindeki donukluk halinin sona ermesinin, İran’ı izole etmenin veya bölgedeki rolünü sınırlandırmanın aracı olabileceğini düşünüyor. Suriye, Golan’ı geri alabileceğini düşündüğü vakit, İran’la koalisyonunu bozabilir çünkü bu koalisyonun Golan’ı geri alma ihtimalini ortadan kaldıracağını veya süreci sekteye uğratacak Amerikan vetosunu canlandıracağını görebilir.

Türkiye bu sürecin canlandırılmasının, Ortadoğu’daki merkezi role soyunma araçlarından biri olmasından önce, ulusal çıkarlarının gereklerinden olduğu düşüncesinde. Buna, AKP’nin bu arabuluculuk kanalıyla Batılı ülkelere, Ortadoğu’da önemli rolü olduğunu vurgulamak istemesi de eklenebilir.

Dolayısıyla Batılı ülkelere düşen, Ortadoğu bölgesinde kendi çıkarlarını korumak için, laik elit çevrelere AKP’yi kapatma girişimlerini durdurmaları yönünde baskıda bulunmaktır. Bugünkü durum, iktidardaki AKP İslamcı arka plandan gelmiş olmasına rağmen, Türkiye’nin Arap ve İsrail taraflarınca kabul edilebilir bir arabuluculuk rolünde bulunabileceğini teyit ediyor. Yani Türkiye’nin bu parti gölgesinde medeniyetler arasındaki bağlantının köprüsü olabilmesi mümkün.

Bu durum zımnen, Türk rolünün Ortadoğu bölgesinde Batılı çıkarlarını koruyabileceği anlamına geliyor. Türkiye İran rolünü sınırlayarak kendi ulusal çıkarlarını korumaya çalışmış olsa da, aynı zaman zarfında Ortadoğu’da da esaslı taraf olmak istiyor.

Geçmişte oynadığı tarafsız rolden sonra, artık Türkiye’nin yeni rolü bu. Özellikle de Arap-İsrail çekişmesiyle ilgili konularda Türkiye geçmişte Batı dünyası kapsamında ve NATO paktı içinde bir taraf olarak bu rolü oynuyordu. Bu durum Arap dünyasını, Türkiye ile bir Batı ülkesi gibi ilişki kurmaya sevk ediyordu.

Doğal olarak Türkiye’nin bugün arabuluculuk rolü oynaması, kendisine yarıyor ve konumunu güçlendiriyor. Fakat Suriye’nin bu arabuluculuğa ihtiyacı olmasaydı bu rol oynanamazdı. Zira Lübnan cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik tutumu nedeniyle uluslararası izolasyon tehdidiyle karşı karşıya olan Suriye, bu izolasyondan kaçmak için bir umut ışığı arıyordu ve Türk arabuluculuğu Suriye’nin beklediği umut oldu.

Bu noktadan hareketle gözlemciler Türkiye’nin bu rolde başarılı olmasının, Batının birçok talebini yerine getirmesi noktasında Suriye’yi ikna edeceğini düşünüyor.

Türkiye, Ortadoğu’nun etkileşimleri içinde merkezi rol oynamak istiyorsa- ki eğilimi bunu gösteriyor- aynı zamanda başka etkenlere de maruz olacaktır. Bu etkenlerin başında bazı çevrelerin de bu role direnmesi gelmektedir. Şu ana kadar İran’dan Türkiye’nin kendi rolünü sınırlama veya bölgesel uzantılarını durdurma girişimleriyle ilgili bir yanıtın nasıl geleceğini bilemiyoruz. Fakat ortada İran’ın kullanabileceği bir etken var: “Türkiye bu rolü İsrail’in onayı ve hatta desteğiyle oynuyor”. Bu durum Arap güçleri tarafından, Türkiye’nin Suriye’yi İran’dan uzaklaştırmasını engelleme amacıyla baskı unsuru olarak kullanılabilir. Çünkü Türkiye’nin bu amacı, İsrail ve dolayısıyla Amerikan çıkarlarına yarayacaktır.

Keza bölgedeki başka Sünni güçler, Türkiye’nin bu yeni role soyunmasından pek mutlu olmayacaklardır. Sünni güçlerden kastımız ise Mısır ve Suudi Arabistan’dır. Bu iki ülke Türkiye’nin soyunduğu role Arap rejimlerinin acziyetinin kanıtı ve sorunun Arap bölgesel sisteminden bir başka bölgesel sisteme yani Ortadoğu sistemine geçmesinin kanıtı olarak bakacaklardır. Yani Türkiye’nin merkez rol düşüncesi hala şüphe konusudur ve birçok çevrenin bu rolü istemesine ve rıza göstermesine bağlıdır.

* Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayımlanan El Beyan gazetesi, 6 Mayıs 2008, Arapçadan çeviri: Halil Çelik


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları