Boşanan kadına şiddetten korunma hakkı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Boşanan kadına şiddetten korunma hakkı

Evliliğinde şiddet gören kadınlar boşandıktan sonra da şiddete maruz kalabiliyor. D. A. boşandıktan sonra 2 yıl boyunca eski eşi tarafından taciz edildi. Mahkemeye başvurup koruma istedi, talebi kabul edildi. Onun davası “örnek karar” kabul ediliyor.


 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:21 TSİ 08 Mayıs 2008 Perşembe

İSTANBUL - Ankara 8. Aile Mahkemesi’ne başvuran D. A., iki yıl önce boşandığı kocasının boşanmadan sonra da kendisini ve iki çocuğunu yaşadıkları eve zorla girerek taciz edip, telefonla küfür ettiğini ve tehditte bulunduğunu söyledi. D. A. tacizlerden kurtulmak ve çocuklarını korumak için mahkemeden korunma istedi. Mahkeme, kadının talebini haklı bularak 6 ay süreyle koruma kararı çıkardı. NTVMSNBC’ye kararın önemini değerlendiren Kadınlara Hukuki Destek Merkezi Derneği (KAHDEM) üyesi avukat Habibe Yılmaz Kayar, kararı heyecan verici bulduklarını ve hukukçular olarak kararı veren Ankara 8. Aile Mahkemesi hakimine teşekkür etmek için bugün bir imza kampanyası başlattıklarını belirtti.
Haberin devamı

Avukat Kayar’ın kararla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

ŞİDDET HEP SÜRÜYOR
“Böyle kararların veriliyor olması gerçekten ümit verici. Bu kararda boşanmış olmasına rağmen şiddetin devam etmesi yasaya aykırı bulunmuştur. Uluslararası sözleşmelerin getirmiş olduğu hukuki standartlar, insan haklarına ilişkin standartlar bu kararda uygulanmıştır. Bu anlamıyla adalete ve kadının insan haklarına son derece uygun örnek bir karar olduğunu söyleyebilirim.
Avukat Habibe Yılmaz Kayar

Adli vakaları incelediğimizde bazen boşanma davası açmanın şiddete neden olduğunu görüyoruz. Şiddet göreceği endişesiyle boşanma yönündeki hukuki talepleri çoğu kez hayata geçemiyor. En çok da burada lazımken yasa koyucunun korumayı boşanmış kadınlardan esirgemesi temel haklara aykırı bir durum oluşturuyor ve medeni durumlarına göre kadınlar arasında ayrımcılık yaratıyordu. Bu konuda yeni yönetmelik çıkarıldı. Yasada olmayan şiddet türleri bu yönetmelikte açıklandı. Uluslararası standarta uygun bir şekilde şiddetin, fiziksel, ekonomik, cinsel, duygusal türleri olduğu sayıldı. Hak ve özgürlüklerden yoksun bırakmak konusunda şiddet olduğu çok açık olarak belirtildi. Bu yönetmelikle birlikte bir darp raporu aranmaksızın, beklemeksizin ve en yakın aile mahkemesine başvurarak koruma kararı da isteyebileceği yönetmelik aracılığıyla açıklanmış oldu.

4320 sayılı yasa çıktığı zaman fiilen boşanma davaları sırasında koruma kararı isteyebiliyorduk. Fakat birçok yanlış anlaşılma neticesinde, “Taraflar ayrı yaşıyorlar, tehdit altında değil” diye bu koruma talepleri reddediliyordu. Bu, kadın hakları aktivistlerinin talepleri dikkate alınarak yasa metninde ve yönetmeliklerle değişiklik ve eklemeler yapılarak fiilen ayrı yaşayan veya boşanma davası açılarak ayrı yaşama hakkına sahip olan kadınların da, boşanmış eşlerin de koruma talep edebileceği düzenlemesi eklendi yasaya.

10 yıl önce boşandığı eşini öldürdü


BAŞKA KARARLAR DA VAR
Boşanmış kadınlara ilişkin verilmiş ilk tedbir kararı değil. Yine Ankara’dan ve Kadıköy Aile Mahkemesi’nden bu yönde kararlar verilmişti. Bu kararlar sırasında da yalnızca 4320 sayılı yasa değil, uluslararası sözleşmelerle tanımlanan ve güvence altına alınan temel hakların ışığında kararlar verildiği bildirilmiştir. Bütün hukukçular olarak biz, “Yasa metninde yalnızca evlilik içinde şiddetten sözediliyor. Halbuki kadınların medeni durumlarına bakılmaksızın bütün kadınların şiddetten korunmaya hakları olduğu”düşüncesinde idik ve bu yönde eleştirilerimizi iletiyorduk.”

AİLEYE 6 AY SÜREYLE KORUMA
D. A.’yı korumaya alan Ankara 8. Aile Mahkemesi’nin kararında şöyle deniyor:
“Tarafların boşanmış olmalarına karşın, eski kocanın korunma isteyene ve çocuklarına karşı şiddete yönelik davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. 4320 Sayılı Yasada 5636 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerin içeriği ve ruhu değerlendirilerek, istemin kabulü ile karşı taraf hakkında tedbirlerin 6 ay süreyle uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.”

SADECE DAVA SIRASINDA KORUMA İSTENEBİLİYORDU
10 yıl önce yürürlüğe giren ve aile içi şiddeti önleme ve koruma sağlama amacına yönelik 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un ilk yıllardaki uygulamalarında sadece boşanma davası aşamasında ve taraflar birlikte yaşıyorsa tedbir kararı veriliyordu. Dokuz yıllık uygulama sonrasında eleştiriler dikkate alınarak 2007 tarihinden önce yasada değişiklik yapıldı, ardından da 01.03.2008’de yasanın uygulanmasını gösteren bir yönetmelik çıkartıldı.

4320 sayılı yasaya ilişkin kararlar tedbir niteliğinde olduğu için Yargıtay’a temyiz için gitmiyor. Bu nedenle koruma kararlarını öğrenmelerinin, takip etmelerinin her zaman mümkün olmadığını belirten Kayar, kararın Türk Hukuk Sitesi’nde yer almasının hemen ardından harekete geçtiklerini söyledi. Avukat Kayar, “Bugün KAHDEM öncülüğünde imza kampanyası başlattık. Bütün kadın kuruluşlarını imza atmaya ve küçük bir metin halinde hakime takdim etmeye davet ediyoruz. Bu imzadaki amacımız şu: Nasıl kötü örnekleri gördüğümüz zaman kadının insan haklarına aykırı buluyor ve dikkat çekiyorsak, iyi örneklere de dikkat çekmek, teşekkür etmek ve yaygınlaştırmak için destek vermek istiyoruz” dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Re@lN@rkotiK  - İzmir
10 Mayıs 2008, Cumartesi 12:55  
Boşanmadan sonraki şiddet içerikli durumlarda şikayetçi olan kadının; çevre polis karakolunda alınan ifade ve tutanakları savcılık ve mahkemeye intikali süresince, birçok kez daha şiddete maruz kaldığı, mahkeme celsesinin atandığı ve tebliğ edildiği günden sonrada zanlının serbest olduğunu değerlendirdiğimizde, tekrarlanabilecek şiddet olaylarının neticesi, zanlının alacağı ceza ve tutukluluk süresi ile değerlendirilemez. Samimi ve Tam teşekküllü korumanın hayata geçirilmesi için kanunun düzenlenmesi ve 2. şikayette şiddet uygulayan şahsın tutuklu yargılanması gerekmektedir...

güler çakır  - İstanbul
08 Mayıs 2008, Perşembe 21:11  
bu ülkede kadınlar zaten her zaman şiddete maruz kalıyor.daha bunun gibi ne hayatlar var ve devam ediyor.bu güzel bir karar olmuş örnek olur ama küçücük birşey.garibim kadınlar kadın olarak doğduklarına çok pişman ama...

Özge Yücel  - Ankara
08 Mayıs 2008, Perşembe 18:04  
Ben Türk Hukuk Sitesi"nin ve KAHDEM"in üyelerinden Özge Yücel. Ayşe Karaman diyor ki hapis cezası almalıdır, zaten şiddet Türk Ceza Kanunu"na göre suçtur ve hapis cezası gerektirir. Bu durum yeni değil, hep böyleydi. Şiddet uygulayanlar hakkında soruşturma da yapılıyor, ceza da veriliyor. Ancak bunlar yeterli olmadığı için 4320 Sayılı Kanun çıkarıldı ve şiddet uygulayan kişinin uzaklaştırılması v.b. tedbirler alınması sağlandır. Bu tedbirlere uymadığı takdirde de yine hapis cezası veriliyor. Tedbir yetersiz değil tamamlayıcıdır, gereklidir. Kararı veren yargıca yeniden teşekkür etmek isterim.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları