Uluslararası emek örgütleri, 1 Mayısta İstanbulda yaşanan olaylar nedeniyle Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğana mektup gönderdi. Polisin sert müdahalesine tepki gösterilen mektupta, sendikal haklara saygı gösterilmesi istendi.
ANKARA - Alınan bilgiye göre, DİSK ve KESK, 1 Mayısta Taksim Meydanında yapılmak istenen kutlama nedeniyle yaşanan olaylarla ilgili üyesi oldukları uluslararası emek örgütlerini bilgilendirdi. Bu amaçla, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Avrupa Sendikal Konfederasyonu (ETUC) ve Uluslararası Çalışma Örgütüne (ILO) bilgi notları ve açıklamalar gönderildi.
Bunun üzerine, 155 ülkede 168 milyon üyesi bulunan ITUCun, Genel Sekreter Guy Ryder imzasıyla Başbakan Erdoğana gönderdiği mektupta, yaşanan olaylara tepki gösterilerek, gösterilerde polisin aşırı güç kullanmasının esefle kınandığı belirtildi.
Mektupta, ITUC üyesi 3 konfederasyonun Taksim Meydanında yapmak istedikleri gösterinin yasakladığı ve sendikaların eylemlerini gerçekleştirdiği taktirde orantılı güç kullanılacağı söylenerek tehdit edildiği öne sürüldü.
Sendikaların yürüyüşlerini başka şekilde gerçekleştireceklerini söylemeleri bile dikkate alınmadan polisler tarafından güç kullanıldığı dile getirilen mektupta, polisin müdahalesi sırasında DİSK Genel Merkezine zarar verildiği, yaralananlar olduğu, bazı sendika üyelerinin gözaltına alındığı ifade edildi.
ŞİDDET KESİNLİKLE ORANTISIZ Görüntülerin, polisin aşırı davranıp davranmadığı konusunda çok az şüpheye yer bıraktığı görüşüne yer verilen mektupta, şunlar kaydedildi: Türkiyedeki üyelerimiz ve İstanbul Barosundan gelen raporlar polisin göstericilere aşırı güç kullandığını söylüyor. İnsanların gösteri için toplanmasının bile kendi başına bir suç teşkil ettiğinin söylenerek orantılı güç kullanılacağına dair tehditler bir yana, polisin göstericilere karşı kullandığı şiddet kesinlikle orantısız ve kabul edilemezdir. Bu nedenle, Türkiyenin, altına imza attığı temel ILO sözleşmelerinde yer alan temel sendikal hakların ve örgütlenme özgürlüğü ilkelerinin gereklilerini garanti altına alması yönünde sizlere çağrıda bulunuyorum.
PSI: İNSAN HAKLARI AÇISINDAN KABUL EDİLEMEZ 160 ülkeden 20 milyon üyesi bulunan Kamu Hizmetleri Enternasyonali (PSI) da 1 Mayısta İstanbulda yaşanan olaylarla ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğana birer mektup gönderdi.
Genel Sekreter Peter Waldoff imzasını taşıyan mektuplarda, yaşan olaylardan örnekler verilerek, Gerekçesiz ve orantısız olarak kullanılan bu gücün, vatandaşları durdurmak için denenmesi insan hakları açısından kesinlikle kabul edilemez. ABye girme amacında olan Türkiye, ABnin öncelikli prensiplerini hala hiçe saymakta ve kötü yolları denemektedir. Eğer Türkiye, AB ile birleşmeyi istiyorsa, örgütlenme özgürlüğü ve barışçı toplantı hakları da dahil olmak üzere demokrasi ve insan hakları yükümlülüğüne uygun davranmak zorundadır denildi.
Mektupta, 1 Mayısın Taksimde kutlanmak isteyenlere yönelik müdahaleler, temel insan haklarının ve sendikal hakların doğrudan ihlali olarak nitelendirilerek, Hükümetin, ILOnun sendika özgürlüğü ve örgütlenme ve toplu pazarlık konulu sözleşmelerine uygun davranması talep edildi.
ETUC: HÜKÜMET SENDİKAL HAK KONUSUNDA BAŞARISIZ Avrupadaki 36 ülkeden yaklaşık 60 milyon üyesi bulunan Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC), konuyla ilgili yaptığı açıklamada, İstanbulda 1 Mayısta yaşanan olayları, sendikacıların gözaltına alınmasını ve yaralanmasını kınadı.
Açıklamada, Hükümetin bir kez daha sosyal ve sendikal hakları içeren temel hakları korumak ve kabullenmek konusunda başarısız olduğu, Avrupa Komisyonuna ve Hükümete sendikal haklara saygı gösterilmesi konusunda yapılan baskıların süreceği belirtildi.
Uluslararası Sendikalar Ağı Küresel Birliği (UNI Global Union), Uluslararası Kimya, Enerji, Maden ve Genel Hizmet Sendikaları Federasyonu (ICEM), Uluslararası Metal İşçileri Federasyonu (IMF) da yaptıkları açıklamalarla Türk-İş, DİSK ve KESKe destek vererek, 1 Mayıstaki polis müdahalesine tepki gösterildi.
şimdi sert tepki denilen şey bu
sekilde olmasaydı...Turkiyenin son
dönemlerde içinde bulunduğu durum
itibariyle gösterilerde dikkat
edilmesi gereken hususlar var. sizinde
takip ettiğiniz gibi son donemlerde
PPK teror orgutune buyuk kayıplar
verdikdik. dağda olanı yakalamak
kolaydır ama metropoldeki o kadar
basitr değil. bu denli sert ve
olmasına neden olan bi kaç tane
kendini bilmezin provake çabalarından
başka bişey değildir.tabii henüz kimse
canlı bomba olayları uzerinde
düşünmüyo..
Arbeiter - Adana
07 Mayıs 2008, Çarşamba 13:01
Hamburga da bakmislarmi?? nolmus orada
Almanyayi kinayan var mi??
son 3 yildir bu göstericilere nasil
müdahale ediyor ..gören varmi ?
göremezsiniz kendi Medyasi basini saklar
bunu, bizim gibi salak enayi degil adamlar.
ama bizim ülkedeki gerizekalilar
ancak kendi ülkesini afise etmeyi biliyor ..
Polisin o illagel örgüt ve marjinallere
yaptigi iyidir , ellerine saglik
caglayana gitseler sopa yemezlerdi.
kadiköye gitseler sopa yemezlerdi
bunlarin derdi baska sopa istiyolardi
istedikleri verilmis o kadar.
Isci ve isci haklari ve bayramiyla
bunlarin hicbir alakasi yok.
Hülya - İstanbul
07 Mayıs 2008, Çarşamba 12:22
umarım yurtiçinden ve dışından gelen
tepkiler ve kınamalar sayesinde
polisçilik oynama hevesleri biraz
söner hükümetin ve de insana saygı
göstermesi gerektiğini, asıl görevinin
topluma hizmet olduğunu hatırlar.