Cumhuriyet gazetesi yazarı Oral Çalışlar, köşesinde Deniz ve arkadaşlarının idamlarını, Onlar, bütün eksiklerine rağmen bir umudu ve idealizmi temsil ediyorlardı. Onları öldürerek umutları öldürmek istediler. Umut ölmüyor diye değerlendirdi.
İSTANBUL - Çalışlara göre, Bu idam kararı, bir intikam kararıydı. Bütün bizim kuşaktan Denizleri idam ederek intikam almışlardı. Denizler, idamlarının 36. yılında Türkiyede ve dünyanın birçok yerinde anılıyorlar. Aradan 40 sene geçtikten sonra 68 kuşağının devrimcileri toplumun yeniden ilgi odağı haline geliyorlar.
Oral Çalışlar, Sıfır Noktası adlı köşesinde Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslanın 36. ölüm yıldönümlerinde 68 kuşağına olan ilginin giderek yaygınlaşmasının nedenlerini de irdeledi. Çalışların yazısının tam metni şöyle:
DENİZLERİ ANARKEN... 1968 olaylarının üzerinden 40 yıl geçti. Dünyada ve Türkiyede 68 olayları anılıyor, değerlendiriliyor. Türkiye 68inin tartışmasız önderi Deniz Gezmiş, birlikte mücadele ettiği arkadaşları Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan la birlikte 6 Mayıs 1972 sabahı bundan tam 36 yıl önce idam edilmişlerdi.
Bu idam kararı, bir intikam kararıydı. Bütün bizim kuşaktan Denizleri idam ederek intikam almışlardı. Denizler, idamlarının 36. yılında Türkiyede ve dünyanın birçok yerinde anılıyorlar. Aradan 40 sene geçtikten sonra 68 kuşağının devrimcileri toplumun yeniden ilgi odağı haline geliyorlar.
Bu kadar uzun bir aradan sonra o döneme ilişkin kitaplar baskı üstüne baskı yapıyor, 68 kuşağına olan ilgi giderek yaygınlaşıyor. Katıldığım toplantılarda, mail adresime gelen mektuplarda o dönemin gençlerine ilişkin yoğun sorularla karşılaşıyorum.
Bir süredir Bu ilginin nedeni ni anlamaya çalışıyorum. Bunca aradan sonra yıllarca toplumun bir kesimi tarafından hain, bölücü diye tanımlanan bu kuşağın öncüleri, şimdi neden geçmişe göre daha geniş kesimlerin sempatisini topluyor diye düşünüyorum.
***
1968in 40. yılı yani bir önemli yıldönümü. Bu nedenle Türkiyenin ve dünyanın dört bir yanında bu konu tartışılıyor. İkinci neden 68 kuşağı, bugün 60lı yaşlarda. Birçok yerde yönetici ve etkili konumdalar. Bu etkili insanlar kendi yaşadıkları bu tarihi olayları aradan uzun bir zaman geçtikten sonra değerlendirmek ve anlamlandırmak istiyorlar.
Üçüncü neden Hatırla Sevgili dizisi tam da bu günlere denk geldiği için bir hafıza tazelenmesine yol açtı. O günlere ilişkin hiçbir bilgisi olmayan genç kuşak, bu isyancı kuşağın yaşadıklarını merak etmeye başladı.
Dördüncü belki de en önemli neden, tarihle yüzleşme vaktinin geldiği gerçeğidir. Son 30 yıl içinde Türkiyenin siyasi coğrafyası önemli değişiklikler yaşadı. Kürtler kimlik talebiyle ortaya çıktılar ve çok ağır bedeller ödediler. Aleviler ilk kez kendilerine dayatılan yoksunuz baskısına karşı ciddi bir direniş içine girdiler. İslami kesim de ülkemizdeki siyasi hayat içinde etkinliklerini arttırdı. Azınlıklar ilk kez seslerini çıkarmaya başladılar.
Bütün bu kesimler, yakın tarihte haksızlığa uğramış bu gençlerle değişik bir şekilde ilgilenmeye başladılar. Onları kendi deneyimleri ışığında yeni baştan değerlendirdiler. Biz bu çocuklara haksızlık etmişiz, onlar bir ideal uğruna canlarını vermişler diye düşünenlerin sayısı arttı.
***
Denizlerin idamı üzerine bu köşede çok şeyler yazdım, söyledim. Ancak, şurası bir gerçek ki aradan 36 yıl geçtiği halde Denizler başta olmak üzere o dönemde öldürülen, yok edilen arkadaşlarımız unutulmuyor. Onlara yapılan acımasız uygulama şimdi yeniden masaya yatırılıyor.
Biz istiyoruz ki, bu ülkede yakın tarihimizle gerçekçi bir yüzleşme yaşansın. Bu yüzleşme yaşanmadan doğru dürüst bir yol alamayacağımızı kabul edelim. Denizlerin idamını devletin bir hata olarak kabul edip açıklaması gerekiyor. Yakın tarihimizin aklanması açısından bu hatanın resmen kabul edilmesi şart.
Ne yazık ki ülkemizde darbeciler, idamcılar hâlâ itibarlı durumdalar. Denizleri astıran savcılardan birisi bir TV programında Onları asmakta haklıydık diye bağırabiliyor. Onu bu sistem milletvekili yaptı.
***
Denizlerin yaptıkları tartışılabilir. Bugün baktığımız zaman onların çaresiz isyanları umutsuz bir çığlık olarak kabul edilebilir.
Onlar, bütün eksiklerine rağmen bir umudu ve idealizmi temsil ediyorlardı. Onları öldürerek umutları öldürmek istediler. Umut ölmüyor.
Onları umutla anmaya devam edeceğiz...
***
Denizlerin idamının yıldönümünde değişik etkinlikler yapılıyor. Bugün Ankarada Darbe Karşıtı Platform demokrasi güçleriyle birlikte Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslanı Ankara Karşıyaka Mezarlığındaki mezarları başında anıyor. Karşıyaka Mezarlığı 2 Nolu Kapıdaki anma saat 11.30da başlıyor, 12.30a kadar sürüyor. Akşam ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesislerinde saat 19.00da Moğollar, Ali Asker ve bazı sanatçıların katıldığı bir konser düzenleniyor.
Mersindeki 68liler ise, anma etkinliğini 11 Mayıs Pazar günü gerçekleştiriyor. Gün boyu sürecek etkinlikte Mersin 68liler Başkanı Selçuk Polat, Ertuğrul Kürkçü, Celal Doğan, Eşber Yağmurdereli, Emine Ayna ve Fahri Aral da birer konuşma yapacaklar. Foto Galeri: İdam edildiler ama unutulmadılar
Evet , onlar öldürüldüler ,çaresiz bir
devlet tarafından , bu genç insanlar
sloganlarıyla ,yürüyüşleriyle,
eylemleriyle bir devleti genç yaşlarına
rağmen korkutmayı başardılar.O kadar
korktular ki halen bu korku devam
etmektedir.Ne yazık ki onları asan
devlet bir zamanlar onlar gibi
emperyalizmle mücadele edip kazanan
Musatafa Kemal Atatürk ün kurduğu
devletti.BU mücadeleyi devam
ettirdikleri için öldürüldüler . Elbet
bir gün hesap verecekler .
EMPAERYALİSTLER , İŞBİRLİKÇİLER O GÜN
GELECEK BEKLEYİN.....
sinan - Ankara
06 Mayıs 2008, Salı 19:44
demek bu kadar masumdular öyle mi ??
masum değillerdi ve devrim de masum
değil !! tıpkı işçi bayramında sağı
solu yakıp devleti yönetimi sekteye
uğratanlar gibi, türban deyip asker
deyip pencereleri sisle bulayanlar
gibi ... masumlar vergisini verip
emeklerini bu ülkeye harcayanlar ...
gerisi oyuncak .
Ahmet Ezen - İzmir
06 Mayıs 2008, Salı 18:49
Vatana millete faydaları ne olmuş ki
bu adamlara kahraman muamelesi
yapılıyor.bizim Amerikaya bağlanmamızı
istemiyorlardı ama komnünist rusyaya
bağlanamamızı istiyorlardı onlar
piyondan başak bişey değillerdi