AKP’nin ön savunmasında neler var?
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

AKP’nin ön savunmasında neler var?

AKP’nin hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’ne sunulan ön savunma metnine NTV ulaştı.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NİLGÜN BALKAÇ
NTV
Güncelleme: 15:33 TSİ 06 Mayıs 2008 Salı

ANKARA - Yaklaşık 98 sayfalık metinde “Açıkladığımız ve yaptıklarımız dışında gizli gündemimiz hiç bir zaman olmadı bundan sonrada olmayacaktır” deniyor. Ön savunma metninde üniter devlet, laik devlet, demokratik devlet vurgusu yapılıyor ve bunların AK Parti’nin temel siyasi misyonu olduğu belirtiliyor.

Haberin devamı


AKP’nin ön savunmasının tam metni

AKP’nin Anayasa Mahkemesi’ne savunduğu ön savunma metninde 22 Temmuz seçimlerinde söylendiği gibi her mitingde tek millet tek bayrak ve tek vatan tek devlet vurgusunun yapıldığı belirtiliyor.

AK Parti’nin laikliğe karşı odak değil laikliği toplumsallaştıran bir hareket olduğu ve bu davayla hukuk sistemimizin zarar gördüğü ifade ediliyor.

Metinde “Hukukun siyasallaştığı düşüncesi vatandaşların hukuka karşı güven duygusunu zedelemektedir, bu davayla demokrasimiz zarar görmektedir, Meclis demokrasisinin kalbi partilerse bu kalbe kan taşıyan ana damarlardır. Bu davayla ülkemiz milletimiz zarar görmektedir. Bu dava, siyasi ve ekonomik istikrarın tahrip edilmesi, ülkenin ve halkın fakirleşmesi, zaman kaybetmesi demektir. Türkiye’ye onlarca yıl kaybettirmeye kimsenin hakkı olmamalıdır. Bu davayla devletimizin bütünlüğü zarar görmektedir” deniliyor.

Ön savunma metninde bir başka başlıkta da “Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü zedeleyecek düşünce ve hareketler bu süreçte güç ve zemin kazanmaya çalışacaktır. AK Parti’nin iktidarda olduğu her dönemde Avrupa Birliği tam üyelik yolunda kat ettiği mesafe baştan olmak üzere Atatürk’ün işaret ettiği çağdaşlaşma hedeflerine her zamankinden daha fazla yaklaşıldığı aşikardır.” deniliyor.

Bu bağlamda söyleneceklerin tarihe tanıklık etmesi gerektiği belirterek şunlar ifade ediliyor: “Bu dava hukuki değil siyasi bir davadır. Bir iktidar partisi için kapatma mekanizmasının işletilmesi düşünülemez. Tarih ve ona şahitlik eden milletimiz ülkemizin çağdaş uygarlık mücadelesini engelleyenleri affetmeyecektir.”

Metinde kapatma davasının siyasi ve ideolojik dili doğrulusunda da oldukça geniş bir bölüm ayrılıyor. Bu bölümde iddianamede pozitif ayrımcılık kavramının yanlış değerlendirildiği belirtiliyor.

Ön savunma metninde ayrıca “Kökten dinci, karşı devrimci, siyasal İslam, ılımlı İslam, aydınlanma felsefesi, küreselleşmenin merkez güçleri ve Büyük Ortadoğu Projesi gibi teorik siyasi tartışmalarda kullanılabilecek kavramların bir iddianamede yer almasının bu davanın hukuki değil siyasi münazaralarla açıldığı yönündeki kuşkuları beslemektedir” deniyor.

Bunun dışında Başbakan Erdoğan’ın Fettullah Gülen okullarına gittiği konusundaki iddialara da savunmada yer veriliyor ve eski cumhurbaşkanı Demirel, eski başbakan Tansu Çiller, perti liderleri Devlet Bahçeli ve Deniz Baykal’ın sözlerine yer veriliyor.

Ön savunmadaki ayrı bir başlıkta da demokrasilerde siyasi parti özgürlüğü ve sınırları yer alıyor ve bir siyasi partinin siyasi yarışma sonucu tasfiye olmasının onun bir yargı kararıyla yasaklanmasına nazaran daha doğru olacağı söyleniyor. Yani bu noktada seçimlerin doğru olduğu ama bunun dışında hiç bir şekilde yargı tarafından böyle bir yasaklanmanın söz konusu olmayacağı belirtiliyor.

Siyasi partilerin yasaklanmasındaki evrensel standartlarda yine savunma içinde sıralanmış. Siyasi partilerin ancak şiddeti savunma veya şiddeti politik bir araç olarak kullanma durumunda kapatılabileceği belirtiliyor. Savunmada bunların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar, Venedik kriterleri doğrultusundaki durumları açıklanıyor. Ve bu noktada Türkiye’de kaç siyasi partinin yasaklandığı konusundaki ayrıntılara yer veriliyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

hüseyin  - Ankara
08 Mayıs 2008, Perşembe 10:39  
1980 lerden bu zamana kadar taksim kimsenin dilinde yok.Onlarca hükümet geçti hiçbiri izin vermedide AK partimi versin.Provakasyon olocagı kesin olan bir DEVLET ve Ülke karşıtı gösteriye devlet kendi eliyle niye müsade etsin. 1 mayıs Rusyada Kübada ve Çinde doğru dürüst kutlanmıyor bizim dinazorlar ellerinde kominist ve pkk bayrakları ile polise ve şahsında devlete taş atıyorlar birşey demiyorsunuzda polis görevini yaptığındamı kötü oluyor.

MUSTAFA BİLHAN  - Elazığ
07 Mayıs 2008, Çarşamba 21:27  
Bakın! 22 temmuzdan ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce ak partiye benzer saldırılar ve haksızlıklar yapılmıştı. ne oldu? ak parti %47 oy aldı. şimdi ne olacak zannediyorsunuz? bırakın artık bu oyunları... halk yemiyor artık. zalim olmayın. mazlumun Allah"ı size yeter. AKILLI OLUN... SAYGILARIMLA

TARIK KANBUR  - K.Maraş
07 Mayıs 2008, Çarşamba 14:44  
bu yorum yapan vatandaşlar uzayda yaşıyor herhalde biri %53"ü bir tarafa toplamış diğeri siyasi içeriği siyasi partiye bağlıyor referandum sonuçlarını ve siyasallaştırmak ne anlama geliyor bir araştırsınlar şunuda unutmasınlar AKPARTİ=TÜRKİYE AKPARTİSİZ TÜKİYE CAHİL VE YOL BİLMEZ SİYASİ PARTİLER DEMEKTİR

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları