ANKARA - Yaklaşık 98 sayfalık metinde Açıkladığımız ve yaptıklarımız dışında gizli gündemimiz hiç bir zaman olmadı bundan sonrada olmayacaktır deniyor. Ön savunma metninde üniter devlet, laik devlet, demokratik devlet vurgusu yapılıyor ve bunların AK Parti’nin temel siyasi misyonu olduğu belirtiliyor.
AKPnin ön savunmasının tam metni AKPnin Anayasa Mahkemesine savunduğu ön savunma metninde 22 Temmuz seçimlerinde söylendiği gibi her mitingde tek millet tek bayrak ve tek vatan tek devlet vurgusunun yapıldığı belirtiliyor.
AK Partinin laikliğe karşı odak değil laikliği toplumsallaştıran bir hareket olduğu ve bu davayla hukuk sistemimizin zarar gördüğü ifade ediliyor.
Metinde Hukukun siyasallaştığı düşüncesi vatandaşların hukuka karşı güven duygusunu zedelemektedir, bu davayla demokrasimiz zarar görmektedir, Meclis demokrasisinin kalbi partilerse bu kalbe kan taşıyan ana damarlardır. Bu davayla ülkemiz milletimiz zarar görmektedir. Bu dava, siyasi ve ekonomik istikrarın tahrip edilmesi, ülkenin ve halkın fakirleşmesi, zaman kaybetmesi demektir. Türkiyeye onlarca yıl kaybettirmeye kimsenin hakkı olmamalıdır. Bu davayla devletimizin bütünlüğü zarar görmektedir deniliyor.
Ön savunma metninde bir başka başlıkta da Türkiyenin birlik ve bütünlüğünü zedeleyecek düşünce ve hareketler bu süreçte güç ve zemin kazanmaya çalışacaktır. AK Partinin iktidarda olduğu her dönemde Avrupa Birliği tam üyelik yolunda kat ettiği mesafe baştan olmak üzere Atatürkün işaret ettiği çağdaşlaşma hedeflerine her zamankinden daha fazla yaklaşıldığı aşikardır. deniliyor.
Bu bağlamda söyleneceklerin tarihe tanıklık etmesi gerektiği belirterek şunlar ifade ediliyor: Bu dava hukuki değil siyasi bir davadır. Bir iktidar partisi için kapatma mekanizmasının işletilmesi düşünülemez. Tarih ve ona şahitlik eden milletimiz ülkemizin çağdaş uygarlık mücadelesini engelleyenleri affetmeyecektir.
Metinde kapatma davasının siyasi ve ideolojik dili doğrulusunda da oldukça geniş bir bölüm ayrılıyor. Bu bölümde iddianamede pozitif ayrımcılık kavramının yanlış değerlendirildiği belirtiliyor.
Ön savunma metninde ayrıca Kökten dinci, karşı devrimci, siyasal İslam, ılımlı İslam, aydınlanma felsefesi, küreselleşmenin merkez güçleri ve Büyük Ortadoğu Projesi gibi teorik siyasi tartışmalarda kullanılabilecek kavramların bir iddianamede yer almasının bu davanın hukuki değil siyasi münazaralarla açıldığı yönündeki kuşkuları beslemektedir deniyor.
Bunun dışında Başbakan Erdoğanın Fettullah Gülen okullarına gittiği konusundaki iddialara da savunmada yer veriliyor ve eski cumhurbaşkanı Demirel, eski başbakan Tansu Çiller, perti liderleri Devlet Bahçeli ve Deniz Baykalın sözlerine yer veriliyor.
Ön savunmadaki ayrı bir başlıkta da demokrasilerde siyasi parti özgürlüğü ve sınırları yer alıyor ve bir siyasi partinin siyasi yarışma sonucu tasfiye olmasının onun bir yargı kararıyla yasaklanmasına nazaran daha doğru olacağı söyleniyor. Yani bu noktada seçimlerin doğru olduğu ama bunun dışında hiç bir şekilde yargı tarafından böyle bir yasaklanmanın söz konusu olmayacağı belirtiliyor.
Siyasi partilerin yasaklanmasındaki evrensel standartlarda yine savunma içinde sıralanmış. Siyasi partilerin ancak şiddeti savunma veya şiddeti politik bir araç olarak kullanma durumunda kapatılabileceği belirtiliyor. Savunmada bunların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararlar, Venedik kriterleri doğrultusundaki durumları açıklanıyor. Ve bu noktada Türkiyede kaç siyasi partinin yasaklandığı konusundaki ayrıntılara yer veriliyor.
1980 lerden bu zamana kadar taksim
kimsenin dilinde yok.Onlarca hükümet
geçti hiçbiri izin vermedide AK
partimi versin.Provakasyon olocagı
kesin olan bir DEVLET ve Ülke karşıtı
gösteriye devlet kendi eliyle niye
müsade etsin. 1 mayıs Rusyada Kübada
ve Çinde doğru dürüst kutlanmıyor
bizim dinazorlar ellerinde kominist ve
pkk bayrakları ile polise ve şahsında
devlete taş atıyorlar birşey
demiyorsunuzda polis görevini
yaptığındamı kötü oluyor.
MUSTAFA BİLHAN - Elazığ
07 Mayıs 2008, Çarşamba 21:27
Bakın! 22 temmuzdan ve
cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce ak
partiye benzer saldırılar ve
haksızlıklar yapılmıştı. ne oldu? ak
parti %47 oy aldı. şimdi ne olacak
zannediyorsunuz? bırakın artık bu
oyunları... halk yemiyor artık. zalim
olmayın. mazlumun Allah"ı size yeter.
AKILLI OLUN... SAYGILARIMLA
TARIK KANBUR - K.Maraş
07 Mayıs 2008, Çarşamba 14:44
bu yorum yapan vatandaşlar uzayda
yaşıyor herhalde biri %53"ü bir tarafa
toplamış diğeri siyasi içeriği siyasi
partiye bağlıyor referandum
sonuçlarını ve siyasallaştırmak ne
anlama geliyor bir araştırsınlar
şunuda unutmasınlar AKPARTİ=TÜRKİYE
AKPARTİSİZ TÜKİYE CAHİL VE YOL BİLMEZ
SİYASİ PARTİLER DEMEKTİR