Malezya, kadınların yurtdışına tek başına seyahat etmesini engelleyen yasayı kadın derneklerinin itirazı üzerine çekti ama yasa 21 yaş altındaki kadınları kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi. Peki neden? Malezyalı feminist Fernandez NTVMSNBCye anlattı.
İSTANBUL/KUALA LUMPUR - Malezya hükümeti, kadınların yurtdışına tek başına seyahat etmesini aile veya işveren iznine tabi tutan yasa tasarısını kadın hakları derneklerinden gelen tepkiler üzerine geri çekerek yeniden düzenledi. Bu yeni düzenlemeye göre ülkede 21 yaşın altındaki kadınların izinsiz yurt dışına çıkmaları yasaklandı. Hükümet bu yasayı yurtdışında uyuşturucu kuryeliği yapan kadınlara engel olmak amacıyla çıkardıklarını açıkladı. Oysa kadın hakları savunucusu Tenaganita Kadın Hakları Derneği kurucusu Irene Fernandez farklı düşünüyordu. NTVMSNBCye konuşan Fernandez, Asıl amaç uyuşturucu ticaretini önlemek değil, kadınları bastırmak. Devlet ve polis teşkilatının da içinde bulunduğu uyuşturucu ticaretinin suçunu kadınlara yıkmak diyor.
Hükümetin irrasyonel kararlarına anlam veremiyorum. Yurt dışına yalnız gidecek kadınların ailelerinden veya işverenlerden yazılı izin alması çok saçma bir öneriydi. Hükümet böyle bir yasa çıkartıp sorun çözülecekmiş gibi davrandı.
Yeni yasaya göre 21 yaşından küçük olan Malay kadınları, ailelerinin veya işyerlerinin izni olmadan ülkeden ayrılamayacak.
Ama bu kadın haklarını ihlal etmektir. Anayasaya göre kadınların zaten birçok hakkı tanınmıyor. Malezyada kadınlara tecavüz ediliyor, aile içi şiddet görüyor ve hükümet kadınları susturmaya çalışıyor. Son zamanlarda çok fazla kadın uyuşturucu kaçakçılığından tutuklandı. Hükümet uyuşturucu kaçakçılığını önlemek için bu kararın doğru olduğunu iddia etti. Malezyada uyuşturucu ticareti yıllardır var. Hükümet bu sorunla başa çıkamıyor, çıkmak da istemiyor. Neden uyuşturucu ticareti yapan kişiler bulunamıyor? Çünkü onları yargılama cesaretini gösteremiyor. Malezyada çok ciddi yasalar var. Uyuşturcu ticareti yapan kişiler idam cezasına çarptırılabilir. Eğer kanunlar böyleyse ve ülkede uyuşturucu ticareti bu kadar yüksek ise neden kimse tutuklanmıyor? İlk önce ülkede yapılan yolsuzluklar önlenmeli. Evet, yolsuzlukları hükümet yapıyor, sadece hükümet de değil polis teşkilatı da işin içinde. Uyuşturucu ticaretinden inanılmaz para kazanıyorlar.
ÇARESİZ KADINLARI KULLANIYOR Aslında kadınlar sadece kurban. Kadınlara iş verilmiyor, çünkü kadının yeri kocasının yanı ve evi olarak kabul ediliyor. Çalışan kadınların çoğunluğu ise kazandıkları maaşı eşlerine vermek zorunda bırakılıyor. Uyuşturcu kuryeliğinde kadınlar araç olarak kullanılıyor. Bile bile yoksul ve çaresiz kadınlar hedef alınıyor. Onlarda böyle bir teklif geldiğinde para kazanmak ve hayatına devam edebilmek ümidiyle kabul ediyor. Malezyada uyuşturucu ticareti had safada. Hükümet öncellikle uyuşturucu ticareti yapan kişileri bulması ve onları önlemesi lazım.
ANAYASA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLIYOR Malezyada birçok üniversite ve kolej var. Fakat gençlerin düşünmesine ve insan haklarıyla ilgili faaliyetlere katılmalarına engel olunuyor. Bu çok saçma. İnsanlar hangi haklara sahip olduklarını bile bilmiyor. İfade özgürlüğü kısıtlanıyor. Hükümet ifade özgürlüğünü kısıtlamak için birçok kanun yürürlüğe soktu. Demokrasi sağlanması için anayasanın değiştirilmesi gerekiyor. Bugün uygulanan sistem insanları susturmak üzere kurulmuş.
GERÇEKLERİ SÖYLEDİM CEZAEVİNE GİRDİM 30 yıldır kadınlar için savaşıyorum. Şu anda 62 yaşındayım. Protesto yapmamıza izin vermiyorlardı, bunun üzerine kadın haklarıyla ilgili rapor yazdım. Hükümet yanlış haber yazdığımı iddia etti ve üç yıl hapis cezasına çarptırıldım. Uluslararası örgütlerin baskısı üzerine ceza bir yıla indirildi. Aslında gerçekleri söyledim, bu yüzden hükümet beni tehdit olarak gördü. Fakat durduramadılar. Halen mücadelemi sürdürüyorum.
KADINLARA ANCAK KADINLAR YARDIM EDEBİLİR Hükümete raporlar sunuyoruz. Bazı yasalarda değişikliler yapılması için öneriler hazırlıyoruz. Mağdur kadınlar kadın hakları derneğimizin yardım hattını arıyor. Biz de onları kurtarmaya çalışıyoruz. Bazen komşuları haber veriyor.Günde 3- 5 kişi arıyor. Bu kadınların bazıları yoksul, bazıları cinsel tacize uğramış, aile şiddeti görmüş veya eşleri tarafından dövülmüş kadınlar derneğimize sığınıyor. Malezyanın en büyük sorunu kadınlara karşı uygulanan şiddet ve cinsel taciz. Mağdur kadınlara psikolojik yardım sağlanıyor. Cinsiyet politikası ve cinsiyet haklarıyla ilgili dersler veriliyor. Hükümet harekete geçmiyor. Mağdur kadınlar polise şikayette bulunduklarında yardım alamıyor, çünkü onlar da erkek. Bu yüzden biz kadınlar derneği olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Erkek egemen bir ülkede ancak kadınlar kadınlara yardım edebilir. Boşanma yasası ve aile içi şiddet yasası gibi birçok yasada kadınlar her zaman ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor.
TÜRKİYEDE DE KADINLAR SESLERİNİ DUYURMALI Türkiyede de kadınlara karşı şiddet yüksek derecede uygulanıyor. Kadınlar daha fazla seslerini duyurmalı. Ancak biz harekete geçersek haklarımız çiğnenmez. Ayrıca Türkiyenin politikasına dışarıdan müdahele edildiğini düşünüyorum. Türkiye daha istikrarlı bir politika yürütebilir.
islam güzel bir din olabilir. sorun
islam"da değil, uygulayanlarda.
geçmişten örnekler vermek hoş
(selçuklular vs), ama bugün islamın
uygulandığı hiçbir ülke çağdaş değil
ve tamamında ciddi insan hakları ve
kadın hakları ihlalleri var. kaldı ki,
osmanlı imparatorluğunu da örnek
vermek ironik. osmanlı
imparatorluğunun son 200 yılının hep
çöküş hali içersinde olduğunu, hepimiz
okulda öğrendik, değil mi? türkiye
cumhuriyeti kurulduğunda osmanlıdan
bize miras olarak ne kalmıştı?
okullar? üniversiteler? hastaneler?
köy yolları? eğitimli,meslek sahibi
kitleler? çağdaş tarım?
asyskaya - Kütahya
08 Mayıs 2008, Perşembe 13:47
Bütün totaliter Rejimler Hep Aynidir
Bireyleri Potansiyel Suçlu Görürler
Mesela türkiyeye Geldiklerinde Kendine
Güvenen Özgür Giyimli Kadinların
Rahatça Yanlız Dolaşabildiğini
İstediği yerlere Girip Çıktığını Eeeee
Ya Sonra Hasap Sorarlarsa Belasız
başlarını neden Belaya Soksunlar
İranda Çanak Antenler Bile yasak
Arebistanda Kırmızı Gül yassah Niyemi
Kadının Şeytanı Şehveti Uyandırdığı ve
Tahrik Ettiği bırak Kullanmayı Kırmızı
Çiçek Yetiştirenin Boynunu Vuruyorlar
Sonra Arabistana Giderken Sakın
Kırmızı Gül Veya Çiçek Bulundurmayın
yanınızda Benden Söylemesi Sonra Kelle
Uçupgiderİstersendene.
sedat karaca - İstanbul
08 Mayıs 2008, Perşembe 10:55
son 2 bin yılın en büyük icadı
demokrasidir.ve son 200 yılın en büyük
icadı ise laikliktir.toplumları bir
arada tutmak için öyle türkçülük
ümmetçilik gibi çimentolar yerine
yurttaşlığı vatandaşlığı oturtmak
toplumsal uzlaşı ve uyumluluk
açışından esastır.ne laiklikten nede
demokrasi den taviz vermeye bir
türkiye ne postal sesi nede cübbeli
tarikatlar. statüko ne zaman toplumla
oynadıysa içbarış yerle bir oluyor
gülen cemaatininde imam hatiplarinde
bu durumda olmasının sesbi 12
eylülcülerdir.insanlar istediği gibi
türbanla üniversiteye girmeli ve
istediği gib de fatih te
dolaşabilmelidir.