2001 krizinden beri en önemli ekonomik hedef olan faiz dışı fazla oranı düşürüldü. Bunun nedenleri olarak milli gelir rakamlarının yenilenmesi, GAP yatırımlarıyla istihdam artıcı tedbirlerin maliyetleri ve belediye paylarının artırılması sıralanıyor.
Önce yüzde 5.5e çekilen, milli gelir revizyonuyla da yüzde 4.2ye gerileyen 2008 hedefi, yüzde 3.5a düşürüldü. Bu rakam 2012de yüzde 2.4 olarak öngörüldü.
Orta vadeli mali çerçevede faiz dışı fazla 2008 yılında yüzde 3.5, 2009da yüzde 3, 2010da yüzde 2.7, 2011de yüzde 2.5 ve 2012de yüzde 2.4 olarak hedefleniyor.
Bütçe açığının milli gelire oranı da yüzde 1.9dan 1.4e düşürüldü. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, değişikliğin mali disiplinden sapma olmadığını savundu. Unakıtan, Faiz dışı fazla, bir sihirli rakam değildir. Kapı kapı dolaşıp borç dilenmektense kendi ayakları üzerinde duran mali politikaları, mali disiplini uygulamak mecburiyetinde dedi.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek de Türkiyenin, ekonomik durgunluk ve yüksek enflasyonun eşzamanlı yaşandığı bir sürece girdiğini söylemek için çok erken olduğunu savundu. Enflasyonun tüm dünyada yükseldiğini belirterek, hedefin değiştirilmeyeceği mesajı verdi.
Şimşek, Biz hiçbir şekilde yüksek enflasyona razı değiliz, olmayacağız. Aslında enflasyon hedeften çok uzak değil. Muhtemelen de tarihin hala en düşük noktasında. Dolasıyısıyla Türkiyede nisbi bir başarı vardır diye konuştu.
Şimşek, 10 Mayıstan sonra program sonrası izleme sürecine geçilecek IMF ile ihtiyati stand-by üstünde durulduğunu da belirtti.