Merkez Bankasının enflasyon için koyduğu hedeflerin yere basan, gerçekçi hedefler olması gerektiğini, aksi takdirde inandırıcılığın azalacağını daha önce çok defa söylediğini hatırlatan Tüzmen, nitekim Merkez Bankasının bu hafta yaptığı açıklama ile daha daha gerçekçi enflasyon rakamlarını açıkladığını söyledi.
Enflasyon aşağı indirilirken tek başına YTLnin aşırı değerlendirilmesinin kullanılmasının çok fayda etmediğinin de bu şekilde görüldüğünü kaydeden Tüzmen, şunları söyledi: Tabii ki modelleme yapılmakta, çeşitli önlemler alınmakta ama tek bir parametreye bağlı olarak YTLnin aşırı değerlendirilmeye daha doğrusu YTL-yabancı para birimleri paritesinin çok farklı hale getirilip, bir taraftan YTL değerlendirilirken, diğer taraftan yabancı para birimlerinin ucuzlaştırılmasının enflasyon üzerinde etkisi belki bir süre olur, ama kalıcı olmaz. Şimdi görüyorsunuz yeni bir sarmala doğru gidiyor. Bu söylediklerimizin de haklı çıkmasından dolayı pek mutlu olmuyorum açıkçası. İsterdim ki bu zaman içerisinde biz haklı çıkmayalım, her şey dört dörtlük bir şekilde olsun. Ama görüyorsunuz sanayiden, üretimden fedakarlıkla aşağıya çekilmeye çalışılan enflasyon rakamları çok fazla fayda etmiyor. Bu dönemde bir ithalat patlaması yaşadık. Yerli ara malı yerine dışarıdan getirdiğimiz ara malı nedeniyle çeşitli sıkıntılarımız oldu, işgücü kayıpları yaşandı. Yani sonuçta enflasyonu aşağı çekmek ilk hedeftir, fiyat istikrarı ilk hedeftir. Ama fiyat istikrarını sağlarken sadece kuru kullanmak yanlıştır. Bence bu ortaya çıkmış oldu.
Merkez Bankası ilk enflasyon hedefini açıkladığı zaman Sizin yanılma payınız yüzde 100 olur, o zaman inandırıcılığınız da tartışılır demiştim dediğini hatırlatan Bakan Tüzmen, Tekrar söylüyorum bu rakamlar sadece fiyat istikrarı sağlamak amacıyla kur politikasının bu şekilde izlenmesinin ne kadar yanlış olduğunu ortaya çıkarmıştır dedi.