Bu yıl ilk kez düzenlenen Sony World Photography Awardsun Altın Gökkuşağı Ödülünü Doğu Anadoludaki öğrenci kızları fotoğraflayan Vanessa Winship kazandı. Winship Kırılgan ve narin köylü kızlarıyla özdeşleştim, beni büyülediler dedi.
İSTANBUL/LONDRA - İlk kez bu yıl düzenlenen Sony World Photography Awardsun büyük ödülü Iiris dOr (Altın Gökkuşağı), Doğu Anadoluda çektiği kız öğrenci fotoğraflarından oluşan Sweet Nothings (Tatlı Sözler) adlı portfolyosuyla Vanessa Winshipe layık görüldü. Daha önce saygın fotoğraf yarışmalarından 2008 World Press Photo (WPP) portre hikayeleri dalında da birinci seçilen Sweet Nothings, ismini köylü kızların önlük yakalıklarındaki kalp ve kelebek şekillerinden alıyor. 179 ülkeden 12 bin 294 fotoğrafçının 70 bin 286 fotoğrafla katıldığı yarışmanın jürisinde, Magnum Fotoğraf Ajansı üyelerinden Bruce Davidson, Elliott Erwitt, Martine Franck ve Susan Meiselas görev yaptı. 25 fotoğraflık portfolyoyu bir gün Türkiyede de sergilemek istediğini söyleyen Winship, NTVMSNBCye konuştu:
KARADENİZİN ÇAĞRISI Daha önce Balkanlarda yaşıyordum. Dört sene önce İstanbula geldim. Daha önce Atinada da yaşadım. Türkiyeye gelmek, Arnavutlukta çalışırken aklıma geldi, bu bölgede bulunduğumdan doğal gelişen bir karar oldu.
Fotoğraflarımda aidiyet, kimlik ve sınırlar temalarıyla ilgileniyorum ve Karadeniz bölgesi de denizle olan doğal bir sınır olduğu için ilgimi çekti. Türkiyeye, İstanbula ilk defa bunun için geldim.
İstanbulun tarihi mirası ve şehrin dinamizmi beni çok etkiledi. Türkiyede Hamsi ve Kırkpınar Güneşleri adlı projeler üzerinde çalıştım. Balıkçıları, o bölgedeki yaşamı fotoğraflamak istedim. Bu benim için önemli bir yolculuk oldu ayrıca. Foto Galeri: Sweet Nothings
MAVİ ÖNLÜKLÜ KIZLARLA ÖZDEŞLEŞMEK Türkiyede birçok bölgeye gittim. Seyahatlerimde beni en çok etkileyen şeylerden biri, mavi önlükleriyle okula giden köylü kızlar oldu.
Çektiğim portreler çok sade ve narin. Ben de İngilterede kırsal bir bölgeden geliyorum. Kadın olmak ve benzer bir coğrafyadan gelmek, fotoğrafladığım öğrenci kızlarla empati kurabilmemi sağladı.
SWEET NOTHINGSİN ÖYKÜSÜ Sweet Nothings (Tatlı Sözler) ismini, kızların önlük yakalarındaki kalp, kelebek ve bunun gibi figürlerden esinlenerek koydum.
Bunlar tatlı ve sevimli duygular çağrıştırdı. Kızlar kameranın önüne geçtiğinde karmaşık hisler yaşadık; bazen endişeli ve tedirgin olabilirken, bazen de yaklaşmak istiyorlardı.
Ben portrelerimde hem bu hisleri, hem de gözlemlediklerimi yansıtmak istedim.
TÜRKİYEYİ ÖZLÜYORUM Türkiyede bütün şehirleri ziyaret ettim. Şu anda Londradayım ve kendi ülkemde kültür şoku yaşıyorum. Türkiyede tanıştığım insanlar, samimi, dost canlısı, ilgili ve yardımseverdi.
Türkiye gibi karmaşık bir ülkeyi anlatabilmek çok zor. Zaten ben bir siyasetçi değilim, sadece çok kişisel hikayeler anlatıyorum, onları fotoğraflıyorum. Sweet Nothings kolleksiyonundaki gibi, basit ve samimi. Fotoğrafları görenler de öyle düşünüyor; portrelerin kırılgan ve zarif olduğunu söylüyorlar.
Birgün bu sergiyi Türkiyede de açabilmek istiyorum.
Doğu insanı..kim bilebilir ne
yaşıyorlar benim gibilerden başka..ne
çekiyolar kim biliyor benimgibilerden
başka..şiveleri bozuk olduğu
için...doğulu oldukları iin..bir kaç
kendini bilmez için hepsine pkk
damgası vuranlar..ne diyebilrim
ki..bende doğuluyum ve bundan gurur
duyuyorum çünkü vurdum duymaz
değilim ...batı insanı gibi kendi için
yaşayan değiliz..güzellim insanlara
kimse el kaldıramaz artık çünkü biz
bir bütünüz artık ve hep beraeber
savunacaz kültürümüzü....:(((