Sektörün varlığını sürdürmesinin, milli görev olduğunu vurgulayan Nakkaş, sektörün yaşaması için kamu ve özel sektörün el birliğiyle bu duruma bir çözüm getirmesi gerektiğini dile getirdi.
Nakkaş, üretimin, çok büyük bir sancı içinde olduğunu belirterek, siyasi otoritenin, Türkiyenin gündeminde çok farklı konular bulunması nedeniyle geç de olsa durumun ciddiyetini anladığını ifade etti.
Nakkaş, işletmelerin, geçen sürede daha dinamik, müşteri odaklı, aktif pazarlamaya önem veren, üretimde verimliliği önemseyen bir sisteme dönüşüm yaptığını ve böylece, rekabet avantajının sürdürülebilir bir hal kazandığını anlatarak, şöyle devam etti:
Şimdi öyle bir noktaya geldik ki; sektör üzerine düşen bütün görevleri yapmasına ve kazanmış olduğu piyasada katma değeri yüksek ürünler grubunu yapabilme kabiliyeti kazanmış olmasına rağmen, hayatımızı sürdüremiyoruz. Bu, sektörün yok olabilmesi yolunda en büyük sinyal. Biz de diyoruz ki; buna sahip çıkalım, mevcudiyetini koruyabilecek 2 senelik can suyunu bir an evvel sektöre verelim ve orta vadede değişim dönüşüm stratejilerini de hayata geçirebilecek mikro yapısal reformları da hayata geçirelim. Can suyu, bizim çevre ve rakip ülkelerle aramızdaki rekabet farkını, onlarla rekabet edebilecek seviyeye çekebilmek... Şu anda Uzakdoğu ülkeleriyle aynı rekabet platformuna gelelim diye söylemiyoruz ama en azından bu aradaki farkı, yarı yarıya kapatabilecek bir sistemi ortaya koyalım, aramızdaki maliyet farkının en azından yarısını kavrayabilecek bir destek mekanizmalarını hayata geçirelim ki bunu DTÖ kurallarına göre 2 yıl yapabiliriz.