Paraguayın yeni Devlet Başkanı Fernando Lugonun 15 Ağustosta görevi devralmasından sonra, kıtanın güneyinde kalan dört sağ eğilimli hükümet Kolombiya, El Salvador, Meksika ve Peru olacak. NTVMSNBC, son yıllarda Latin Amerikada gözlemlenen sol eğilimi derledi:
ŞİLİ
2006da ülkede yapılan seçimler, sosyalist lider Michelle Bachelet Jerianın merkez sağın senatör adayı Sebastian Pineraya karşı elde ettiği zaferle sonuçlandı.
 |
| Bachelet'in bir destekçisi, üzerinde "Sizinleyim" yazan bir poster taşıyor. Bachelet, Şili'nin ilk kadın devlet başkanı. |
Şilinin ilk kadın devlet başkanı olma sıfatını da elinde bulunduran Bachelet, her ne kadar sol bir söylemle iktidara gelmiş olsa da, ülkesinin ABD ile arasındaki güçlü ekonomik ve diplomatik ilişkileri riske atacak bir siyaset izlemiyor. ABD Başkanı George W. Bush, Bacheletin serbest piyasa ekonomisinin gelişmesi için verdiği mücadelenin çok etkileyici olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Bu noktada Bachelet, selefi Ricardo Lagos Escobarın siyasetini takip ediyor.
KOSTA RİKA
İki yıl önceki başkanlık seçimlerinde, Kosta Rikalılar, başkanlık için yarışan 14 aday arasından, 1987de Nobel Barış Ödülüne layık görülen sosyal demokrat aday Oscar Ariası başkanlık koltuğuna getirdiler.
 |
| Oscar Arias |
Arias, Latin Amerikadaki iç savaşların bitirilmesi için uzun yıllar çalışmalar yürüttü. ABDnin eski başkanı Ronald Reaganın Kosta Rikanın sınır komşusu Nikaraguada kontrgerilla hareketlerini desteklemesini en sert şekilde eleştiren Latin Amerika liderlerinden biri olan Arias, ABDnin Irak işgaline de karşı çıkmıştı. Arias, ABD dış siyasetini tasvip etmediğini her fırsatta dile getirmesine rağmen, Washingtonun mimarı olduğu Orta Amerika Serbest Ticaret Anlaşmasını (CAFTA) destekliyor.
PERU
4 Haziran 2006da ülkede yapılan seçimlerde, 1985-1990 tarihleri arasında devlet başkanlığı görevini yürüten sosyal demokrat Peru Aprista Partisi adayı Alan Garcia Perez, seçmen oyların yüzde 53ünü elde ederek, ikinci kez başkanlık koltuğuna oturdu.
 |
| Alan Garcia Perez |
36 yaşında ilk kez göreve geldiğinde Latin Amerikanın Kennedysi olarak da anılan Perez, ilk zamanlardaki popülerliğini, yüksek enflasyonla mücadelede yetersiz kalan kötü ekonomi politikaları sebebiyle yitirdi. Perez, 2006 seçimlerinde oyların yüzde 53ünü alarak göreve gelmişti. Perezin rakibi olan Ollanta Humalanın siyasi duruşunun Bolivya lideri Evo Morales ve Venezüella lideri Hugo Chaveze benzetilmesi, Peru seçmeninde, Humalanın ülkeye Castro modeli bir devlet anlayışı getireceği ve destekçisi olan Chavezin ülkede direkt hakimiyeti olacağı korkusunu uyandırmıştı. Peruluların, bu yüzden Pereze kötünün iyisi diyerek oy verdiği biliniyor. Garcianın başkanlığının son dönemlerinde çoğunlukla Şili ve Brezilya ile ticari anlaşmalara odaklanmış olması, hükümetin zamanla daha sağ kanada has özellikler göstermeye başladığı şeklinde de yorumlanıyor.
KOLOMBİYA
Ülkede 2006 yılı Mayıs ayında yapılan seçimleri, ABD yanlısı olarak bilinen Alvaro Uribe ikinci kez kazandı.
 |
| Uribe, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile birlikte. |
2010a kadar görevde kalacak olan Uribe, ABDnin 2000 yılından beri ülkedeki kokain ticareti ve sol gerilla örgütlerle mücadele için Plan Colombia adı altında başlattığı 3 milyar dolarlık yardım kampanyasını destekliyor. Uribe, bu konudaki eleştirilere ise, Plan Colombia ülkemiz üzerinde baskı kurmak için kullanılamaz diyerek yanıt veriyor.
MEKSİKA
2 Haziran 2006da yapılan seçimlerde sol aday Andres Lopez Obrador ve muhafazakar Ulusal Hareket Partisi (PAN) lideri Felipe Calderon arasında kıyasıya geçen başkanlık mücadelesinin galibi Calderon oldu.
 |
| Felipe Calderon |
Mexico City Valisi Obradorun, ekonomiyi güçlendirmek için Chavez gibi petrol kaynaklarını kullanması, ülkesindeki azınlıklarla uzlaşmak için Moralesin politikalarını izlemesi, IMF ile ilişkilerini Arjantinin o zamanki başkanı Nestor Kirchner gibi yönetmesi ve ülkesindeki işçi sendikalarıyla uzlaşmak için de Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silvanın izinden gitmesi bekleniyordu. Calderon Meksikanın mücadelesinin sağ ile sol değil, geçmiş ile gelecek arasında olduğunu iddia ediyor. Ona göre geçmiş, merkezi ekonomi, otoriter rejim ve ulusalcılığı temsil ederken, gelecek serbest piyasa ekonomisi, özelleştirme ve liberalizmi simgeliyor. Uzmanlar, kürtaj, eşcinsel hakları, ötenazi ve doğum kontrol gibi konulara karşı olan Calderonun ABD güdümlü liberal ekonomi politikalarının, Kuzey Amerikanın süper gücü ile sınır komşusu olmasından kaynaklandığını iddia ediyor.
BREZİLYA
2002 yılında ülke genelinde yapılan seçimlerde oyların yüzde 61ini alan sol eğilimli lider Luis Inacio Lula da Silvanın popülaritesi seçim kampanyasında yolsuzluk yaptığının ortaya çıkmasından sonra erimeye başladı.
 |
| Da Silva, U2'nun solisti Bono ile birlikte. |
Fakat Da Silva, yine de 2006 seçimlerini kazanarak başa geldi. Da Silva, 1980de ülkede askeri diktatörlük hüküm sürerken bir grup entellektüel, akademisyen ve sendika lideri ile birlikte İşçi Partisini kurdu. Yıllar geçtikçe sol siyasi söylemini yumuşatan Da Silva, dış siyasetinde bir ideolog olmaktansa arabuluculuk rolleri üstlenmeyi tercih ettiğinden, hem Chavezin, hem de Bushun desteğini almayı başarmış bir lider.
EKVATOR
1997den 2006ya kadar anayasal kriz, siyasi skandal ya da toplumsal ayaklanma sebepleriyle 6 kez devlet başkanı değiştiren Ekvatorda, 2006 yılında yapılan seçimlerde eski Ekonomi Bakanı Rafael Correa devlet başkanlığı koltuğuna oturdu.
 |
| Hugo Chavez (solda), Rafael Correa, Evo Morales |
IMFye, ABDye ve serbest piyasa ekonomisine karşıtlığıyla bilinen Correa, Latin Amerikanın Washingtonu dengeleyecek bir güç olarak ortaya çıkmasını dilediğini açıkça dillendiriyor. Correa, Paraguay seçimlerinden zaferle çıkan Fernando Lugo için, Yoldaşın zaferi, kıtada kurulacak adil, bağımsız ve sosyalist yeni bir düzene doğru atılmış bir adımdır yorumunu yaptı.
BOLİVYA
Adını Simon Bolivardan alan Bolivyanın yerli kökenleri olan ilk Devlet Başkanı Evo Morales, Sosyalist Hareket Partisinin (MAS) lideri.
 |
| Hugo Chavez (Solda), Fidel Castro, Evo Morales |
Koka yaprağı (Kokainin hammaddesi) yetiştiren köylülerin hareketi olarak bilinen cocalero hareketinin de önderliğini üstlenen Morales, 2005 yılında yapılan seçimlerde, oyların yüzde 54ünü almayı başardı. Zaferini, Bolivya için yeni bir dönem olarak niteleyen Morales, yerli halka 500 yıldır uygulanan baskı politikalarını giderme sözü verdi. Chavezin yakın müttefiklerinden olan Morales, ABDnin bölgede yürüttüğü uyuşturucuyla mücadele programlarına karşı çıkıyor ve ülkenin geniş doğal gaz kaynaklarını kamulaştırma politikası izliyor. Moralesin ayrıca, okullarda yerli dillerinin öğretilmesi ve din reformu gibi radikal sosyal açılımları da bulunuyor.
VENEZÜELLA
Devlet başkanlığı süresince bir darbe girişimi, bir ulusal grev ve aleyhine sonuçlanan bir referandum atlatarak siyasi arenada kalmayı başaran sol lider Hugo Chavez, 2006 yılının Aralık ayında yapılan seçimlerden zaferle çıktı.
 |
| Hugo Chavez, İran devlet başkanı Mahmud Ahmedinecad ile birlikte. |
Washington, ABDyi sıklıkla petrol ihracatını durdurmakla tehdit eden Chavezi, kıta genelinde istikrarsızlığı körüklemekle suçluyor. Chavez, yaklaşık 10 sene önce ilk kez devlet başkanlığına seçildiğinden beri, ABD karşıtı söylemini koruyor ve ülkeye emperyalist emelleri olduğu gerekçesiyle sert eleştiriler yöneltiyor. ABD, Chaveze, Kübanın efsanevi lideri Fidel Castro ile olan dostluğu sebebiyle de sıcak bakmıyor. Chavezi eleştirenler, liderin, petrol kaynakları kozunu kullanarak, etki alanını kıta çapında genişletmek istediğini iddia ediyor.