NTVde yayınlanan NEDEN programında 1 Mayıs kutlamalarının Taksimde yapılıp yapılmamasına ilişkin gerilimli gündem tartışıldı. Programa hükümet ve muhalefet temsilcileri ile sendikaların genel başkanları katıldı.
ANKARA - Taksime gitmekte kararlı olduklarını söyleyen DİSK Başkanı Çelebi, sabah 11.00a kadar hükümetten olumlu adım bekleyeceklerini aksi olursa kaos yaşanacağını söyledi. Çelebinin bu sözleri üzerine programa bağlanan İstanbul Valisi Muammer Güler, açıklamalarında sendikalar, meslek kuruluşları ve sevil toplum kuruluşları için illegal ve marjinal sözcüğünü kesinlikle kullanmadığını vurgulayarak, asıl sıkıntının orantılı güç kullanımı konusunda yapılan eleştirilerde yaşandığını söyledi.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun konuyla ilgili maddelerini hatırlatan Güler şöyle dedi:
Ben Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunundaki açık hükümden, 24. maddeden, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun polise verdiği zor kullanma yetkisinden, madde ek 6dan, Jandarma Kanununun 38. 11. maddesinden, yönetmeliğin 18. maddesinden bahsediyorum. Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz. Asıl kaos kanunsuz toplantıya teşvik suçunun işlenmesidir. Ben kanunun öngörmediği yerlerde yapılacak toplantının kanunsuz oluğunu, bu toplantıya iştirak edeceklerin de suç işleyeceğini belirtiyorum. Lütfen gerginlik yaratarak insanları polisle karşı karşıya getirmeyelim. Elimdeki bilgilere göre kimlerin hangi suçları işlemek için hazırlık içinde olduğunu biliyorum. Yasa dışı bölücü örgütler var dedi.
SENDİKACILARIN GÖRÜŞLERİ Programa katılan AKP milletvekili Agah Kafkas, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, CHP Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu görüşlerini şöyle dile getirdiler:
Süleyman Çelebi: (DİSK Genel Başkanı) Aslında hiç tartışmamız gereken bir konuyu kamuoyunun bu konuda tartışmasını istemediğimiz bir konu maalesef bizim ülkemizde büyük bir tartışma konusu... Hiçbir ülkede 1 Mayısların öncesi ve sonrası bu tartışmaların hiçbirisinin yaşanmadığını çok açıkça söylemek istiyorum. 1 Mayıs Taksim aslında bizim yeni bir talebimiz değil. Ben kendimi bildim bileli bu 76, 77, 78, 79, 80, 80 sonrası bütün süreçlerde benim duymadığım 1 Mayıs yoktur ki provokasyon olmayacak. Benim duymadığım 1 Mayıs yoktur ki radikal gruplar, solcu gruplar veya illegal örgütler lafını duymadığım 1 Mayısı biz yaşamadık. Bizim derdimiz 1 Mayıs bir gerilim günü değil, bir kavga günü değil, bir dehşet günü değil, 1 Mayıs barış, dostluk, dayanışma, birlik, mücadele günü. Bunu özgürce kutladığımızda bu tip engeller, bu tip yaklaşımlar, bu tip provokatif söylemler ortaya konulmadıkça aslında 1 Mayıs özüne uygun çok güzel de uygulanabileceğini söylüyorum. Hükümet anma önerisine soğuk Agah Kafkas: (AKP Milletvekili) Ben 1 Mayısın bayram olarak kutlanmasından ziyade birlik ve dayanışma günü olarak, emeğin birlik ve dayanışma günü olarak kutlanmasının, ki dünyadaki bir çok ülkede olduğu gibi daha doğru olduğuna inanan birisiyim. 1 Mayısın birlik ve dayanışma günü olarak kutlanması ve resmi tatil olması konusunda kanun teklifi vermiştim. 28 yıl sonra benim kanun teklifimle gündeme gelmesinden sonra hükümetimiz 1 Mayısın emek ve dayanışma günü olarak, resmi gün olarak kabul etti. Ben bunu bir adım olarak değerlendiriyorum ve benim kişisel kanaatim de bunun resmi tatil olmasıydı, ki bugün bunun bir başlangıç olarak değerlendiriyorum. 1 Mayıs Taksim ve 1 Mayıs dediğimiz zaman sizin de tanımınızla en kanlı, en karanlık 1 Mayısı Taksimde yaşadık biz. Güzel 1 Mayıslar da yaşadık ama belleğimizdeki olan en kanlı ve en karanlık 1 Mayıs. Şimdi ben gönlüm isterdi ki bu ülkenin iklimi, bu ülkenin ortamı 1 Mayısda Taksimde coşkuyla kutlama imkanını bize vermiş olsaydı. Şimdi biz önce bir defa 1 Mayısı korku tüneli olmaktan kurtarmamız lazım. 1 Biz eğer emekçilerle 1 Mayısı, halka 1 Mayısı buluşturabilirsek 1 Mayısı bütün alanları 1 Mayıslara açabilirsek Taksim sendromundan da kurtulacağımıza inanıyorum. Cevdet Selvi: (CHP milletvekili)1 Mayıs korkusunun arkadaşımın da dediği gibi korku tünelinin aşılması gerektiği anlayışının ciddiye alınması gerekirdi. 1 Mayıs bir kerelik dahi olsa her 1 Mayısta olduğu gibi yeni gerginliklere neden olmayacak şekilde noktalanması lazımdı. Bütün dünyada kutlanan bu birlik, dayanışma ve mücadele günü için tatili de kapsayan bir yasa teklifi verilmesi herkesi memnun etti. Böylesine bir olayda hazır teklif verilmiş, 1 Mayıs tatil edilir ve Taksimde yapılabilirdi ama bunun karşılığında gerekçelere baktığımızda son derece üzüntü verici, nedir? Bugün tatil edilirse 2 milyon katrilyon gider. Son derece yanlış, haksız ve doğru değildir. İktidar gerginliği önlemesi gerekirken adeta tahrik etmek gibi bir alışkanlığa sahip olmuştur, gerginlik yaratmaktadır ve arkasından da kendi bu çözümü bekleyen olay yerine işçi sınıfının emekçilerin kurum ve kuruluşlarını ve bu ülkede insan gibi yaşamak isteyen, dürüstçe üretmek isteyen, çoluk çocuğunu okutmak, ülkenin bütünlüğü ve ülke sevgisiyle dolu işçilere ve kuruluşlarına hakaret etme hakkını vermezdi tam 1 Mayısta. Neden 1 Mayısta? İşçi bayramı, ayaklar başa geçerse işte orada kıyamet olur. Bu işçinin, emekçinin bayramının tartışıldığı gününün tartışıldığı bir günde kalkıp ayaklar başa geçerse kıyamet başı yönetmeye kalkarsa kıyamet kopar demenin tehvili yoktur. Olayı çözmek yerine daha da tahrik etmek ve burada provokasyon olur diye provokasyonu adeta teşvik anlamı taşıyor. Valinin açıklaması ve bu korku koskoca Türkiye Cumhuriyeti orayı sağlayabilmeli, art niyeti yoksa başka endişe ve korkuları yoksa orada hiçbir şey olmaz, bu kuruluşlar bizim kuruluşlarımız. Salim Uslu: (Hak-İş Genel Başkanı) 1 Mayısın birlik ve dayanışma günü olarak birlik emek ve dayanışma günü olarak ilan edilmesi resmen kabulü aslında bugüne kadar ki geleneksel devlet politikalarının aşılması bakımından malumu ilan olsa bile son derece önemlidir. Biz 1 Mayıs tartışmalarının Taksimle sınırlandırılması, Taksime indirgenmesini doğru bulmuyoruz. Çünkü 1 Mayıslarda önemli olan 1 Mayısın öznesi olması gereken gerçekte 1 Mayısın kitleselliğidir, 1 Mayısta verilen mesajın içeriği ve gücüdür. Oysa şimdi 1 Mayısın kendisi, kitleselliği, mesajı 1 Mayısın objesi olmuştur, 1 Mayısın öznesi Taksim olmuştur. Dolayısıyla Taksim tartışmasını 1 Mayısa katkı sunmanın ötesinde 1 Mayısla ilgili tartışmaların, 1 Mayısla ilgili korku senaryolarının bir devamına katkı olarak anlıyorum, yani 1 Mayısın toplumsal meşruiyetine katkı sunmak gibi bir amaca hizmet etmemektedir. Taksimde 1 Mayıs kutlansaydı ne olurdu? Kıyamet kopmazdı, hükümetin bu konuda Taksim konusunda daha bir toleranslı davranması, hükümetin Taksimin ötesinde 1 Mayısı tatil ilan etmesi az Türkiyede demokratik sürece katkı olurdu ama demokrasi sadece tek ölçüt olarak Taksime bağlı değil, böyle görmemek gerekiyor.
Ya 1 mayis benim yashadigim ulkede
bayram havasinda gecer. Bu bayramdir
arkadashlar sendika-mendikalarin ishi
degildir emekci halk guzel elbislerini
giyer, sokaklar ciceklerle donatilir,
kuchuk cocuklara hediyeler alinir, ben
bunu boyle gordum. Niye boyle
kutlayamassiniz bu bayrami
anlayamam.Hersheyi politize
ediyorsunuz!Iki taraf da yanlish
yapiyor! Emekciler gidin bu gunde
eglenin.Sokaklarda kavga dovush
etmeyin.Hukumette tatil gunu yapsin
herkes evlerinde rekreasyon yerlerde
eglensin.Saygilar.
gönül kılıç - İstanbul
30 Nisan 2008, Çarşamba 03:09
cezaevlerine genel af varmı.gerçekten
haksız yere yatanlar var