Siyaset sahnesindeki çatışmalı ortamla ilgili görüşlerini daha önce açıkladıklarını hatırlatan Yalçındağ, siyasi liderler ve kadrolara yaptıkları sağduyu çağrısının geçerliliğini bugün de koruduğunu ifade etti.
VAHİM BİR TABLO UYARISI
Gerilimin düşürülmesi, diyalog kanallarının açılması, herkes için tam demokrasinin, hukuka koşulsuz saygı ile birlikte savunulması, bu çağrımızın altını dolduran temel ilkeler olarak hala önem taşıyor diyen Yalçındağ, şunları söyledi: Görünen o ki bu gün siyaset sahnesindeki kutuplaşma yüzünden, Türkiye ekonomisini bekleyen riskler yeterince algılanamıyor ve bu riskleri iyi yönetmek için tatmin edici bir çaba gösterilemiyor. Unutmamalıyız ki siyasi gerginlik, yavaşlayan bir ekonomiyle ve küresel çalkantı ile birleşirse, ortaya daha vahim bir tablo çıkacaktır.
Arzuhan Doğan Yalçındağ, dünya ekonomisinde baş gösteren krizin boyutlarının ne olacağı ve ne kadar süreceğinin hala tam olarak bilinmediğini dile getirdi. Başlangıçta 300 milyar dolar olarak öngörülen zarar tahminlerinin, bugün 1 trilyon doları aştığına işaret eden Yalçındağ, büyüme tahminlerinin sürekli aşağı doğru revize edildiğini ve dünya ticaret hacminin önümüzdeki dönemde daralacağının öngörüldüğünü kaydetti.
BÜYÜME ORANI SOSYAL SORUNLARA ÇARE OLMAZ
Bugünlerde gıda fiyatlarındaki aşırı yükselmeye değinen ve bu gelişmelerin enflasyon rakamlarını olumsuz etkileme riski bulunduğunu aktaran Yalçındağ, devamla şöyle dedi: Bu, işin bizim dışımızdaki boyutu. Bir de ekonomimizin iç dinamikler nedeniyle yavaşlamaya başlaması var. Aslında bu yeni bir olgu değil. TÜSİAD olarak geçtiğimiz yıl yaptığımız tüm konuşmalarda, ekonomide gözlenen yavaşlamayla ilgili tespit ve uyarılarda bulunmuştuk. Bildiğiniz gibi, ekonomik büyümemiz 2004 yılının ortalarından beri yavaşlamaktadır. 2007 yılı son çeyreğinde ise büyüme hızımız yüzde 3,4e kadar gerilemiştir. 2007 yılında ulaşılan yüzde 4.5lik yıllık toplam büyüme ise kaybedilmiş olarak tanımlanan 1990lı yılların büyüme ortalamasıdır. Yani ekonomik ve sosyal sorunlarımıza çare olmayacak bir büyüme oranıdır.
YAVAŞLAMA REEL KESİME YANSIYABİLİR
Daralma sürecinin en temel nedeni olan iç tüketimdeki yavaşlamanın, gelecek aylarda tüm reel kesime yansıyabileceği uyarısında bulunan Yalçındağ, reel kesimdeki sıkıntıların bankacılık sistemine doğru yaygınlaşmasının ise ekonomik yavaşlamayı daha da belirgin hale getirebileceğini sözlerine ekledi.
Başbakanın,, Her aileye 3 çocuk söylemini de hatırlatan Yalçındağ, önceliğin, doğurganlık hızını artırmak değil, istihdam yaratmak olduğunu söyledi.