KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatın bir süre önce Rum kesiminde bir dondurmacıya giderek, sokaktaki adamın kalbini kazanmayı hedeflediği belirtilen yazıda, Talatın Rum kesiminde geçirdiği yaklaşık bir saat içinde halkla sohbet ettiği hatırlatıldı.
Adadaki sorunun tarihine de değinilen makalede, Papadopulosun seçim yenilgisinin önemli bir dönüm noktası olduğu ve onun yerine gelen Dimitris Hristofyasın yalnızca daha ılımlı olmakla kalmadığı, Talat gibi sol görüşe ve geçmişte ortak bir sendikal harekete mensup olduğu da belirtildi. Yazıda, Rumların bir bölümünün iki bölgeli, iki toplumlu yapıyı reddederek, birleşik bir Kıbrıs üzerinde ısrar ettiği de hatırlatıldı ve onları ikna etmenin Hristofyasın barış için çözmesi gereken sorunlardan sadece biri olacağına işaret edildi.
2004 yılındaki referanduma da değinen makalede, evet oyu kullanan Kıbrıslı Türklerin, Rumların AB üyeliğinin getirilerini elde etmek üzereyken kendileriyle güç ve parayı paylaşmak istemediğini düşündükleri söylendi.
Makalenin son bölümünde, Hriftosyas ile Talatın bir diğer ortak özelliğinin, anavatanlarındaki aşırı milliyetçiler izin verirse ada halkının iyi anlaşabileceğine inanmaları olduğu belirtildi ve dünyanın en zor problemlerinden birini çözmek için aşılacak mesafenin uzun olduğu savunuldu.