Uçan Süpürge adayları belli oldu
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sinema

Uçan Süpürge adayları belli oldu

En iyi kadın filmleri arasında “Az Önce Oldu”, “Caligari”, “Çok Mersi”, “Denizanası”, “Gerçek Aşk Kördür”, “Mutum” “Utanç”, “Ölmek Zamanı” ve Türkiye’den “Fikret Bey” var.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:02 TSİ 01 Mayıs 2008 Perşembe

İSTANBUL - 8-15 Mayıs tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek 11. Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nde yarışacak filmler belli oldu. Festivalin “Her Biri Ayrı Renk” bölümünde yer alan 12 film, Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) Ödülü için yarışacak.
Haberin devamı

Bu sene Almanya’dan Angelika Kettelhack, Fransa’dan France Hatron ve Türkiye’den Burcu Aykar Şirin’den oluşan FIPRESCI Jürisi; Arjantin, Avusturya, Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İran, İspanya, İsrail, Polonya ve Türkiye’den yarışmaya katılan filmlerden birini seçecek. Uçan Süpürge dünyada FIPRESCI Ödülü’nü veren tek kadın filmleri festivali.

Cannes ve Berlin’den sonra Uçan Süpürge’de
Festivalde Avusturya adına yarışan ‘Az Önce Oldu’ (Kurz davor ist es passiert) evrensel bir sorun olan kadın ticaretini gerçek öyküler ekseninde ele alıyor. Anja Salomonowitz’in Berlin’den “Caligari”, Viyana’dan da “En İyi Film” ödüllerini toplayan filmi, kurguyla kurmaca arasında seyircinin vicdanını da sorguluyor.

Emmanuelle Cuau’nun festivallerde çok beğenilen filmi ‘Çok Mersi’ (Trés Bien, Merci) ise traji-komik bir öykü anlatıyor. Cannes Film Festivali’nden “Altın Kamera Ödülü”yle dönen ‘Denizanası’ ise, insanlık durumlarına dair çokparçalı öyküler anlatan şaşırtıcı bir yapım.

Yarışmaya Hollanda’dan katılan ‘Gerçek Aşk Kördür’ (Blind) sinemada gerçek bir aşk öyküsü izlemeye hasret kalanların damağında hoş bir tat bırakacak. Etkileyici görüntüleri ve müziğiyle öne çıkan film, aşkın gerçekten de kör olup olmadığını sorguluyor.

Yeni sözcükler yaratması bakımından sık sık James Joyce ile karşılaştırılan, Brezilya’nın önde gelen yazarlarından João Guimarães Rosa’nın bir romanından uyarlanan ‘Mutum’, 10 yaşındaki bir çocuğun gözünden hayatı anlatıyor. Sandra Kogut’un Berlin Film Festivali’nde “Özel Ödül”le taçlandırılan bu samimi filmi yaşadığımız yerdeki güzellikleri görebilmeyi öğretiyor.

Kedzierzawska da yarışmada
Geçtiğimiz sene Polonya Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu dahil pek çok ödül almış ‘Ölmek Zamanı’ (Pora umierac) ise bu bölümün öne çıkan bir diğer filmi. Polonya sinemasının usta yönetmenlerinden Dorota Kedzierzawska’nın bu son filmi, yaşlı Aniela ve köpeğinin öyküsünü anlatıyor. Aniela rolünde Danuta Szaflarska’nın adeta döktürdüğü film, mizah anlayışı ve nostaljik ruhuyla şaşırtıyor.

Marion Hänsel’in San Sebastian Film Festivali’nden ödülle dönmüş filmi ‘Rüzgâr Kumları Kaldırırsa’ (Si le vent souleve le sable) Belçika sinemasından etkileyici bir yapım. Çölde hayatta kalmaya çalışan bir ailenin yol boyunca parçalara ayrılışını anlatan film, umutla merhamet üzerine yeni sözler söylemeyi başarıyor.

Yarışmaya Brezilya’dan da bir konuğu olacak: ‘Samanyolu’. Yaşamla ölüm, zamanla mekân arasındaki sınırlar arasında gidip gelen film, şaşırtıcı bir deneyim vaat ediyor.

Halihazırda Havana Film Festivali’nden ‘FIPRESCI Ödülü’ bulunan, Arjantinli yönetmen Ana Katz’ın çektiği ‘Tatilde Yalnız’ (Una Novia Errante) birlikte tatile çıktığı sevgilisi otobüsten inmeyince tatile tek başına devam etmek zorunda kalan bir kadının başından geçenleri ‘tatilde yalnız kadın’ algısıyla oynayarak anlatıyor.

18 yaşında başyapıt
Yarışmanın en merakla beklenen filmlerinden ‘Utanç’ (Buda as sharm foru rikht), Hana Makhmalbaf’ın ilk uzun filmi. İranlı Hana’nın 18 yaşında çektiği ve Berlin’den Selanik’e pek çok festivalden ödüller toplamış bu filmi Afganistan’da bir köyde geçiyor ve altı yaşındaki Baktay’ın öyküsünü anlatıyor.

Cannes’da Eleştirmenler Haftası’nda Büyük Ödül kazanan Lucia Puenzo’nun ilk uzun metrajlı filmi ‘XXY’ ise hermafrodit (çift cinsiyetli) bir gencin çarpıcı öyküsünü anlatıyor. Cinsiyet, cinsellik ve toplumsal cinsiyet kimliği üzerine etkileyici sözler söyleyen film yarışmanın en akılda kalıcı filmlerinden biri olacak.

Türkiye’yi Fikret Bey temsil ediyor
Senaryosunu Necla Algan’la birlikte yazan Selma Köksal’ın ilk uzun filmi ‘Fikret Bey’ bu bölümde gösterilecek tek Türkiye yapımı film. Fikret Özsoy adlı işadamının, yaşamının son dönemindeki bir gününün öyküsünü anlatan film sinemamıza taze bir soluk getiriyor.

Yönetmenler de festivalde
‘Gerçek Aşk Kördür’le Tamar van den Dop, ‘Çok Mersi’yle Emmanuelle Cuau ve Samanyolu’yla Lina Chamie festival tarihlerinde Ankara’da olacaklar. Yönetmenler gösterimlerin ardından seyircilerle sohbet edecekler.

Kazanan film 15 Mayıs’ta açıklanacak

Ödül alan film 15 Mayıs Perşembe günü festivalin kapanış töreninin yapılacağı Kızılırmak Sineması’nda açıklanacak ve törenin ardından ücretsiz gösterilecek.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları