Yavuz Donat, 301 ve ilginç bir karar başlıklı yazısında, Türklüğü, Cumhuriyeti, Meclisi, Hükümeti, Adliyeyi, Devletin Askeri ve Emniyet Muhafaza Kuvvetlerini Alenen Tahkir ve Tezyif suçlamasıyla açılan eski davayı şöyle özetliyor:
Dönem Kenan Evren dönemi.
Bir yazı yazılıyor.
Yazı bir fıkrayla bitiyor.
Ve yazar kendini birden askeri kuvvetleri alenen tahkir ve tezyiften askeri mahkemede buluyor.
Fıkraya gelince...
Bir gün Pinochetye sormuşlar:
- Efendim sizce turşu mu kurmak daha zor, cunta mı?
- Turşu kurmak daha zor.
- Efendim nasıl olur?
İhtilal lideri Pinochetnin yanıtı:
- En güzel turşu hıyarla kurulur... Bunun için çok hıyar ister... Ama cunta kurmak için 35 hıyar yeter.
Dava uzun.
Biz Askeri Yargıtayın kararı ile konuyu noktalayalım. (Ask.Yarg.5 D.18.4.1984223/200)
(Bakınız-Askeri YKD.S-3.Haziran 1985.s 180181)
İşte karar:
Değişik konulardan bahseden dava konusu yazının son bölümünde Şili diktatörü Pinochet ile ilgili fıkrada anlatılan hususların, Türkiyede askeri kuvvetlere matuf olduğuna dair tereddüt edilmeyecek derecede karine bulunmamaktadır.
Milli Güvenlik Konseyi TC devletini uçurumdan kurtarmak, anarşi ve terörü temizlemek, huzur ve güven ortamını sağlamak ve demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak amacıyla, devlet idaresine el koymuştur. (12 Eylül 1980)
Gerek Türk halkı, gerekse yabancı ülkeler tarafından 12 Eylül 1980 harekatı, derin bir sevgi ve takdir görmüştür.
Türkiyede hiçbir zaman askeri kuvvetler hakkında cunta kelimesi kullanılmamıştır.
Dava konusu yazıda gerek kasıt, gerekse matufiyet yönünden .......... suç unsuru görülmemiştir.