Kendisinden önce papalık yapan Papa 2. Jean Paulun 1995 yılında BMyi ziyaretinde söylediği sözlere atıfta bulunan 16. Benediktus, Papa 2. Jean Paulun da dediği üzere, BMnin dünyadaki tüm ülkelerin halklar ailesi olarak kendilerini evde hissettikleri manevi bir merkez olduğunu kaydetti.
BMnin ilkelerini barış, adalet arayışı, insan onurunun korunması, insani işbirliği ve yardımlaşma olarak sıralayan Papa, bu ilkelerin uluslararası ilişkilerin temelini oluşturması gerektiğini vurguladı.
Papa, bu kapsamda günümüz dünyasında çok taraflı görüş birliği olarak tarif ettiği uluslararası işbirliğinin halen bir krizde olduğunu, çünkü sınırlı güçlerin kararlarına tabi kılındığını da ifade ederken, dünya sorunlarının ancak uluslararası toplum tarafından toplu hareket çerçevesinde çözülebileceğinin altını çizdi ve bu kapsamda güvenlik, kalkınma hedefleri, bölgesel ve küresel eşitsizliklerin azaltılması, çevrenin, iklimin ve doğal kaynakların korunması için tüm dünya liderlerinin iyiniyet, hukuk kurallarına saygı ve dünyanın güçsüz bölgeleriyle dayanışma çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.
Papa, konuşmasında, uluslararası hukukta gelişmekte olan bir kavram olarak koruma sorumluluğu ilkesine de dikkat çekerek, bu ilkenin temelini ve amacını insan onurunun oluşturduğunu söyledi.
İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 60. yıldönümünün kutlandığını belirten Papa, bu bildirinin değişik kültürlerin ve dinlerin birbiriyle yakınlaşıp uyum sağlaması sonucunda ortaya çıktığını, ve insanı toplumun tüm kurumlarının ve hukuk kurallarının kalbine yerleştirdiğini vurguladı.
İnsan haklarının uluslararası ilişkilerin ortak dili olduğunu anlatan Papa, İnsan haklarının evrenselliği, bölünmezliği ve dayanışması, insan onurunun korunmasının garantisidir diye konuştu.
Papa, bu kapsamda insan haklarının geliştirilmesinin ve korunmasının ülkeler ve sosyal gruplar arasındaki eşitsizlikleri gidermede ve güvenliği artırmada en önemli strateji olduğunu vurgularken, İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin, değişik kültürlerin, yargısal ve kurumsal modellerin evrensel değerler ve haklar çerçevesinde birleşmesini sağladığını bildirdi.
İnsan haklarına yalnızca hukuksal olarak uygulanmasının ötesinde adaletin ifadesi olarak da saygı gösterilmesi gerektiğini belirten Papa, konuşmasında, dinlerarası diyaloğun öneminden sözederek, BMnin bu diyaloğun sonuçlarından yararlanabileceğini belirtirken, insan haklarının dinsel özgürlük hakkını kapsaması gerektiğini, dinsel özgürlüğün yalnızca ibadet etme özgürlüğüyle sınırlı kalamayacağını kaydetti.
Papa, BMnin tüm insanlık ailesine hizmet eden bir devletler birlikteliği olduğunu, bu kapsamda Katolik Kilisesinin uluslararası ilişkilerin insanlığa hizmet boyutunda katkılarını sunmaya hazır olduğunu ve kilisenin BMye, barışın ve iyiniyetin korunması kapsamında her zaman yardımcı olmaktan mutluluk duyacağını söyledi.
Papa, Fransızca ve İngilizce yaptığı konuşmasının sonunda BMnin resmi dilleri olan Çince, İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Arapça ve Rusça olarak BM Genel Kurulunda temsil edilen 192 ülkeye ve insanlarına Allahın yardımıyla barış ve refah diledi.
Papayı, konuşmasının sonunda tüm BM ülkelerinin temsilcileri ayakta alkışladı.