Gaziosmanpaşa’da ‘kentlileştirme’ projesi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Gaziosmanpaşa’da ‘kentlileştirme’ projesi

NTVMSNBC, kentsel dönüşüm için yıkım-yapım çalışmaları sürdürülen Gaziosmanpaşa’da belediyenin “halkı kırsal kesim alışkanlıklarından kurtarıp, kentli yapma projesi” kapsamında kadınlar için düzenlediği “ilçe turu”na katıldı. İşte izlenimler...

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 01:02 TSİ 14 Nisan 2008 Pazartesi

İSTANBUL - Göç nedeniyle sıkışan, tarihsel dokusunun her geçen gün biraz daha bozulması nedeniyle hemen herkesin şikayet ettiği İstanbul’da Avrupa Kültür Başkenti olma telaşıyla ‘kentsel dönüşüm’ sancısı yaşanıyor. Yıkılan evlere, direnen insanlara, yetkililerin refah vaatlerine, uzmanların ve sivil toplum kuruluşlarının uyarılarına protestolarına her gün yenisi ekleniyor. Maltepe’deki Başıbüyük mahallesi, Fatih’teki Sulukule mahallesi protestolarla başı çekiyor. Gaziosmanpaşa ise yıkım ve yapım sürerken, bir yandan da halkı “kentlileştirme” projesi yürütülüyor.
  • NTVMSNBC sokağa sordu / VİDEO
    Haberin devamı

    Yaklaşık 1.5 milyon nüfusuyla İstanbul’un en kalabalık ilçesi; Kıbrıs, Katar, Bahreyn, Lüksemburg, Malta, İzlanda, Andora’dan kalabalık, 217 kilometrekarelik yüzölçümü ile Andorra, Monako, San Marino, Lihtenstein ve Vatikan’dan büyük.

    Gaziosmanpaşa’ya ilk yerleşenler mübadele zamanında Anadolu’ya gelen Balkan göçmenler, ardından Batı ve Orta Karadeniz’den, Doğu ve Güneydoğu’dan yerli göçmenler. Bugün aynı il ve ilçeden göçenlerin oluşturduğu mahalleler, aynı sokakta birden fazla “Dadaş” ya da “Üsküp” adlı apartmanlar var. Elbette, her mahalle, göçenlerin memleketinin dokusunu taşıyor.

    İKİ MAHALLEDE ANAHTAR KELİME: POLİS
    İstanbul’un “Türkiye mozaiği” olan bu en büyük ilçesinin, “sorunlu” iki mahallesi var: Gazi Mahallesi ve Sarıgöl. Alevi vatandaşların çoğunlukla yaşadığı Gazi Mahallesi’nde, 12 Mart 1995’te 3 kahvenin taranmasıyla başlayan olaylar sonucu 1 kişi ölmüş, 25 kişi yaralanmış; kalabalık bir grubun emniyetin olaya geç müdahale ettiği gerekçesiyle protesto için karakola yürümesi, polisin dağıtmak için açtığı ateş sonucu bir kişinin daha ölmesiyle olaylar yayılmış, toplam 17 kişi ölmüştü. Bugün o karakolda, Türkiye’nin en büyük bayrağı yükseliyor. 20 ton ağırlığında ve 85 metre yüksekliğindeki gönderde dalgalanan 340 metrekarelik dev bayrak, İstanbul’un her yerinden görülebiliyor.

    “Kapkaç çetelerinin yuvası, uyuşturucu pazarı” olarak bilinen, dışardakilerin “İstanbul’un Harlem’i”, mahalle halkının ise “Kamboçya Mahallesi” dediği Sarıgöl ise polisin “giremediği” ender bölgelerden biri.

    “ADIMIZ ÇIKMIŞ BİR KERE...”
    “Türkiye mozaiği” bu ilçe de, “kentsel dönüşüm” projesi kapsamında. Büyükşehir Belediyesi’nin de yardımıyla Avrupa Konutları’ndan çok katlı alışveriş merkezlerine, Safari Hayvanat Bahçesi’nden Türk-İslam kültürünü taşıdığı belirtilen Disneyland’lı Tekno-Kent’e kadar dev projelerle Gaziosmanpaşa dönüşüyor.

    “Doğma büyüme Gaziosmanpaşalı” olana Belediye Başkanı Dr. Erhan Erol, ilçenin bu iki ‘sorunlu’ mahalleyle anılmaması, çehresinin değişmesi için TOKİ Avrupa Konutları’nın önemini vurgularken, “TOKİ’yi buraya getirene kadar imanım gevredi, çünkü bir kere adımız çıkmış” diyor. İlçe halkına “Avrupa standartında konfor sözü” veren, 70 milyonun bir türlü yakalayamadığı Avrupa standartını, 1600 dairenin sakinlerine sağlama iddiasındaki Erol, Başbakan’ı örnek aldığını söylüyor.

    “AVRUPA GÖRMEMİŞ MİMARLAR”
    Başbakan Tayyip Erdoğan’ın makam arabasının bagajında her zaman oyuncak bulunmasını, gittiği her yerde çocuklara oyuncak dağıtmasını kendisine örnek aldığını belirten Erol, ilçenin mimarisini değiştirirken, bir yandan da halkı “kentlileştirme”ye çalışıyor.

    “Hizmet yerinde görülür” projesi kapsamında halka dağıtılan broşürlerde ilçe halkına “Değerli hemşerilerim” diye hitap eden Erol, “Avrupa kentlerinin insanlarının uzun yıllardır büyük merkezlerde birlikte yaşamaya alışkın olmasına karşın, biz buna yavaş yavaş alışıyoruz, kırdan getirdiğimiz alışkanlıkları büyük kentlerde devam ettirmeye çalışıyoruz” diyor.

    Başkan Erol, “kentli olmanın üst kimlik olduğunu” söylüyor. Modern ve kentli olmak için “kırsal alışkanlıkları terketmenin elzem olduğunu” savunuyor ve “5-6 trilyonluk peyzaj bütçelerini yöneten belediye mimarlarımız daha Avrupa’yı görmemiş. Biz onları Roma’ya, Paris’e yolluyoruz ki gördüklerini gelip burada uygulasınlar” diyor.

    KIRSAL ALIŞKANLIKLARI TERK ETMEK İÇİN...
    Londra ve Seul gibi önemli kentleşme projelerini model aldıklarını söyleyen Erol, halkın “kırsal alışkanlıkları terk etmesi” için de projeler geliştirmiş.

    “Hizmet Yerinde Görülür” adı altında düzenlenen ilçe turları, halkı “eğitmeyi” amaçlıyor. Kentli olmak için spor tesisleri, alışveriş merkezleri, park vb ortak yaşam alanlarından azami ölçüde yararlanmak, birarada yaşamayı öğrenmek gerektiği görüşüyle, halkın kente adapte olması hedefleniyor.

    Bu amaçla belediyeden her hafta otobüs kaldırılıyor; 30-40 kadına ilçedeki spor alanları, özürlüler merkezi, ‘hanımlar masası’ gibi sosyal aktivite merkezleri gezdiriliyor. Hep birlikte yenilen öğle yemeğiyle son bulan ilçe turu “kent hayatının nimetlerini” kadınlara sunuyor, “yuvayı dişi kuş yapar” görüşüyle, kadınların da ailelerini eğiteceği hesaplanıyor.

    PİLATES DE VAR, EL İŞİ DE
    Belediyenin spor tesislerinde aerobik, jimnastik, yoga, pilates olanakları sunuluyor, “Hanımlar Masası”nda yaptıkları elişlerini satarak aile bütçesine katkıda bulunmaları sağlanıyor. Özürlüler Merkezi’nde özürlü gençlerin sosyal hayata karışması hedefleniyor; bilgisayar ve takı tasarımı kursları veriliyor.

    İkinci el giysilerin toplandığı ve ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığı bir merkez de var. Kullanılmış giysiler toplanıp yıkanıyor ve ihtiyacı olanlara dağıtılıyor. Belediye, karşılıksız sunduğu bu hizmet için masraftan kaçınmamış. Her giysi, üzerinde belediyenin logosu bulunan poşetler içinde dağıtılıyor. Gönüllüler ve belediye personeli de, bu hizmet için birbirlerini sık sık “çok sevaba girdiklerini” söyleyerek motive ediyorlar.

    “KÖYÜMÜZ DAHA GÜZEL AMA...”
    NTVMSNBC’nin izlediği ilçe turuna katılan kadınlar, belediyeye, modern kent hizmetlerini görmenin mutluluğuyla teşekkür ettiler. Özellikle spor merkezine giden, pilates vb sporları yapan kadınlar, kendilerini daha iyi hissettiklerini, mutlu olduklarını söylüyorlar. İlçe merkezine çok yakın olsa da Sarıgöl’de yaşayan kadınlar ise, Belediye Başkanı Erol’un “modern kent ideali”nden uzak görünüyor. Aralarında “İş olsa, köyümüz daha güzel ama...” diyenler bile var.

  •  

    Bu habere oy ver
    Düşük
    1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
    Yüksek
         •  En çok puan alan haberler

    Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

    çağlar demirdoğan  - İstanbul
    13 Nisan 2008, Pazar 23:10  
    Gezen var gören var, trene bakar gibi bakan var... Kesinlikle mimar çok gezmeli, ama gezip gördüğünü yorumlayacak bir zekaya, seviyeye, kültüre sahip olması da gerekli. Belediyeler sevdikleri mimarlara bol bol turistik geziler yaptırıp durur. Sonra gelirler ve yaşadıkları yeri anlamadan, çevreleriyle ilişkisini kuramadan binalar yaparlar(mimardan çok mimarla birlikte gezenleri kastediyorum). Akılları Paris ticaret bölgesinde gördükleri binalarda kalmıştır çünkü...Benzerini de yapamazlar ya! Yinede gördükte yaptık diyecek bir iki facebook fotoğrafları vardır. Evet bu yaklaşım kesinlikle aşağılık komleksiyle bağlantılıdır, kimliksizliğin ve çıkış yolu bulamamanın aciz çözümleridir. Gezmeliyiz elbette, ama siz mimarlara hakettiği bedelleri ödeyin, biz kendimiz gezeriz zaten, size ihtiyacımız olmaz...

    metedemirhan  - Isparta
    13 Nisan 2008, Pazar 13:44  
    bence seçim vaatlerini bir gözden geçirip neleri nekadar yapa bildiğine bakmalidir. sayın erhan erel bey, o zaman başarili olur ve başarıli sayılir.

    Sergender Sezer  - İstanbul
    12 Nisan 2008, Cumartesi 12:41  
    İst. GOP"ta oturuyorum. Üç yıldır sadece meydandaki yollar ve belediyenin önündeki taşlar en az 10 kez değişti. Merkezdeki yollar köstebek yuvası. Kültür Merkezi diye halka kakalanan yerde sadece bir sinema var. Onun dışında burası sadece bir iş merkezi. Başkan burayı bir rant merkezine çevirmekten başka birşey yapmıyor. Var olan ağaçlar bile kesiliyor, yerlerine beton dökülüyor. Çıkıp da dolaşabileceğiniz merkezde tek bir park bile yok her yer beton. Bırakın hayal kurmayı sayın başkan, bence önce siz "kentlileşin", önce siz cemaat ve hemşerilik bağlarından kurtulun. Gerisi zaten gelir.

    Bütün Görüşleri Oku

    Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
    Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları