NTVMSNBC, kentsel dönüşüm için yıkım-yapım çalışmaları sürdürülen Gaziosmanpaşada belediyenin halkı kırsal kesim alışkanlıklarından kurtarıp, kentli yapma projesi kapsamında kadınlar için düzenlediği ilçe turuna katıldı. İşte izlenimler...
İSTANBUL - Göç nedeniyle sıkışan, tarihsel dokusunun her geçen gün biraz daha bozulması nedeniyle hemen herkesin şikayet ettiği İstanbulda Avrupa Kültür Başkenti olma telaşıyla kentsel dönüşüm sancısı yaşanıyor. Yıkılan evlere, direnen insanlara, yetkililerin refah vaatlerine, uzmanların ve sivil toplum kuruluşlarının uyarılarına protestolarına her gün yenisi ekleniyor. Maltepedeki Başıbüyük mahallesi, Fatihteki Sulukule mahallesi protestolarla başı çekiyor. Gaziosmanpaşa ise yıkım ve yapım sürerken, bir yandan da halkı kentlileştirme projesi yürütülüyor.
Yaklaşık 1.5 milyon nüfusuyla İstanbulun en kalabalık ilçesi; Kıbrıs, Katar, Bahreyn, Lüksemburg, Malta, İzlanda, Andoradan kalabalık, 217 kilometrekarelik yüzölçümü ile Andorra, Monako, San Marino, Lihtenstein ve Vatikandan büyük.
Gaziosmanpaşaya ilk yerleşenler mübadele zamanında Anadoluya gelen Balkan göçmenler, ardından Batı ve Orta Karadenizden, Doğu ve Güneydoğudan yerli göçmenler. Bugün aynı il ve ilçeden göçenlerin oluşturduğu mahalleler, aynı sokakta birden fazla Dadaş ya da Üsküp adlı apartmanlar var. Elbette, her mahalle, göçenlerin memleketinin dokusunu taşıyor.
İKİ MAHALLEDE ANAHTAR KELİME: POLİS İstanbulun Türkiye mozaiği olan bu en büyük ilçesinin, sorunlu iki mahallesi var: Gazi Mahallesi ve Sarıgöl. Alevi vatandaşların çoğunlukla yaşadığı Gazi Mahallesinde, 12 Mart 1995te 3 kahvenin taranmasıyla başlayan olaylar sonucu 1 kişi ölmüş, 25 kişi yaralanmış; kalabalık bir grubun emniyetin olaya geç müdahale ettiği gerekçesiyle protesto için karakola yürümesi, polisin dağıtmak için açtığı ateş sonucu bir kişinin daha ölmesiyle olaylar yayılmış, toplam 17 kişi ölmüştü. Bugün o karakolda, Türkiyenin en büyük bayrağı yükseliyor. 20 ton ağırlığında ve 85 metre yüksekliğindeki gönderde dalgalanan 340 metrekarelik dev bayrak, İstanbulun her yerinden görülebiliyor.
Kapkaç çetelerinin yuvası, uyuşturucu pazarı olarak bilinen, dışardakilerin İstanbulun Harlemi, mahalle halkının ise Kamboçya Mahallesi dediği Sarıgöl ise polisin giremediği ender bölgelerden biri.
ADIMIZ ÇIKMIŞ BİR KERE... Türkiye mozaiği bu ilçe de, kentsel dönüşüm projesi kapsamında. Büyükşehir Belediyesinin de yardımıyla Avrupa Konutlarından çok katlı alışveriş merkezlerine, Safari Hayvanat Bahçesinden Türk-İslam kültürünü taşıdığı belirtilen Disneylandlı Tekno-Kente kadar dev projelerle Gaziosmanpaşa dönüşüyor.
Doğma büyüme Gaziosmanpaşalı olana Belediye Başkanı Dr. Erhan Erol, ilçenin bu iki sorunlu mahalleyle anılmaması, çehresinin değişmesi için TOKİ Avrupa Konutlarının önemini vurgularken, TOKİyi buraya getirene kadar imanım gevredi, çünkü bir kere adımız çıkmış diyor. İlçe halkına Avrupa standartında konfor sözü veren, 70 milyonun bir türlü yakalayamadığı Avrupa standartını, 1600 dairenin sakinlerine sağlama iddiasındaki Erol, Başbakanı örnek aldığını söylüyor.
AVRUPA GÖRMEMİŞ MİMARLAR Başbakan Tayyip Erdoğanın makam arabasının bagajında her zaman oyuncak bulunmasını, gittiği her yerde çocuklara oyuncak dağıtmasını kendisine örnek aldığını belirten Erol, ilçenin mimarisini değiştirirken, bir yandan da halkı kentlileştirmeye çalışıyor.
Hizmet yerinde görülür projesi kapsamında halka dağıtılan broşürlerde ilçe halkına Değerli hemşerilerim diye hitap eden Erol, Avrupa kentlerinin insanlarının uzun yıllardır büyük merkezlerde birlikte yaşamaya alışkın olmasına karşın, biz buna yavaş yavaş alışıyoruz, kırdan getirdiğimiz alışkanlıkları büyük kentlerde devam ettirmeye çalışıyoruz diyor.
Başkan Erol, kentli olmanın üst kimlik olduğunu söylüyor. Modern ve kentli olmak için kırsal alışkanlıkları terketmenin elzem olduğunu savunuyor ve 5-6 trilyonluk peyzaj bütçelerini yöneten belediye mimarlarımız daha Avrupayı görmemiş. Biz onları Romaya, Parise yolluyoruz ki gördüklerini gelip burada uygulasınlar diyor.
KIRSAL ALIŞKANLIKLARI TERK ETMEK İÇİN... Londra ve Seul gibi önemli kentleşme projelerini model aldıklarını söyleyen Erol, halkın kırsal alışkanlıkları terk etmesi için de projeler geliştirmiş.
Hizmet Yerinde Görülür adı altında düzenlenen ilçe turları, halkı eğitmeyi amaçlıyor. Kentli olmak için spor tesisleri, alışveriş merkezleri, park vb ortak yaşam alanlarından azami ölçüde yararlanmak, birarada yaşamayı öğrenmek gerektiği görüşüyle, halkın kente adapte olması hedefleniyor.
Bu amaçla belediyeden her hafta otobüs kaldırılıyor; 30-40 kadına ilçedeki spor alanları, özürlüler merkezi, hanımlar masası gibi sosyal aktivite merkezleri gezdiriliyor. Hep birlikte yenilen öğle yemeğiyle son bulan ilçe turu kent hayatının nimetlerini kadınlara sunuyor, yuvayı dişi kuş yapar görüşüyle, kadınların da ailelerini eğiteceği hesaplanıyor.
PİLATES DE VAR, EL İŞİ DE Belediyenin spor tesislerinde aerobik, jimnastik, yoga, pilates olanakları sunuluyor, Hanımlar Masasında yaptıkları elişlerini satarak aile bütçesine katkıda bulunmaları sağlanıyor. Özürlüler Merkezinde özürlü gençlerin sosyal hayata karışması hedefleniyor; bilgisayar ve takı tasarımı kursları veriliyor.
İkinci el giysilerin toplandığı ve ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığı bir merkez de var. Kullanılmış giysiler toplanıp yıkanıyor ve ihtiyacı olanlara dağıtılıyor. Belediye, karşılıksız sunduğu bu hizmet için masraftan kaçınmamış. Her giysi, üzerinde belediyenin logosu bulunan poşetler içinde dağıtılıyor. Gönüllüler ve belediye personeli de, bu hizmet için birbirlerini sık sık çok sevaba girdiklerini söyleyerek motive ediyorlar.
KÖYÜMÜZ DAHA GÜZEL AMA... NTVMSNBCnin izlediği ilçe turuna katılan kadınlar, belediyeye, modern kent hizmetlerini görmenin mutluluğuyla teşekkür ettiler. Özellikle spor merkezine giden, pilates vb sporları yapan kadınlar, kendilerini daha iyi hissettiklerini, mutlu olduklarını söylüyorlar. İlçe merkezine çok yakın olsa da Sarıgölde yaşayan kadınlar ise, Belediye Başkanı Erolun modern kent idealinden uzak görünüyor. Aralarında İş olsa, köyümüz daha güzel ama... diyenler bile var.
Gezen var gören var, trene bakar gibi
bakan var...
Kesinlikle mimar çok gezmeli, ama gezip
gördüğünü yorumlayacak bir zekaya,
seviyeye, kültüre sahip olması da
gerekli.
Belediyeler sevdikleri mimarlara bol
bol turistik geziler yaptırıp durur.
Sonra gelirler ve yaşadıkları yeri
anlamadan, çevreleriyle ilişkisini
kuramadan binalar yaparlar(mimardan çok
mimarla birlikte gezenleri
kastediyorum). Akılları Paris ticaret
bölgesinde gördükleri binalarda
kalmıştır çünkü...Benzerini de
yapamazlar ya! Yinede gördükte yaptık
diyecek bir iki facebook fotoğrafları
vardır.
Evet bu yaklaşım kesinlikle aşağılık
komleksiyle bağlantılıdır,
kimliksizliğin ve çıkış yolu
bulamamanın aciz çözümleridir.
Gezmeliyiz elbette, ama siz mimarlara
hakettiği bedelleri ödeyin, biz
kendimiz gezeriz zaten, size
ihtiyacımız olmaz...
metedemirhan - Isparta
13 Nisan 2008, Pazar 13:44
bence seçim vaatlerini bir gözden
geçirip neleri nekadar yapa bildiğine
bakmalidir. sayın erhan erel bey, o
zaman başarili olur ve başarıli
sayılir.
Sergender Sezer - İstanbul
12 Nisan 2008, Cumartesi 12:41
İst. GOP"ta oturuyorum. Üç yıldır
sadece meydandaki yollar ve
belediyenin önündeki taşlar en az 10
kez değişti. Merkezdeki yollar
köstebek yuvası. Kültür Merkezi diye
halka kakalanan yerde sadece bir
sinema var. Onun dışında burası sadece
bir iş merkezi. Başkan burayı bir rant
merkezine çevirmekten başka birşey
yapmıyor. Var olan ağaçlar bile
kesiliyor, yerlerine beton dökülüyor.
Çıkıp da dolaşabileceğiniz merkezde
tek bir park bile yok her yer beton.
Bırakın hayal kurmayı sayın başkan,
bence önce siz "kentlileşin", önce siz
cemaat ve hemşerilik bağlarından
kurtulun. Gerisi zaten gelir.