Avukatlara göre yeni 301’le davalar bitmez
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
News in English
Doğal Hayat
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Avukatlara göre yeni 301’le davalar bitmez

AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu 301 düzenlemesi, Dink’in öldürülmesine, Pamuk’un ülkeyi terk etmesine, düşünür ve yazarların linç ortamına sürüklenmesine zemin hazırlayan davaları engeller miydi? NTVMSNBC Hrant Dink’in ve Elif Şafak’ın avukatlarına sordu.

Orhan Pamuk hakkında açılan davanın duruşmasında, mahkeme salonunda ve salon dışında saldırılar meydana gelmişti.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 20:17 TSİ 09 Nisan 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Hrant Dink, Orhan Pamuk, Elif Şafak gibi isimlerin “Türklüğü aşağılama” suçlamasıyla sanık sandalyesine oturmaları, linç girişimine sahne olan yargılamalar, Hrant Dink’in mahkum olması ve sonunda öldürülmesi, Orhan Pamuk’un tehditler arasında ülkeden ayrılmak zorunda kalması Türk ve dünya kamuoyunun hafızasındaki tazeliğini koruyor. MHP’ye göre, AK Parti’nin hazırladığı 301. madde değişikliğiyle Türklüğe hakaret serbest kalacak. Hukukçular ise öyle düşünmüyor.
Haberin devamı

AK Parti’nin sunduğu değişiklik TBMM Genel Kurulu’ndan geçerse, 301. maddeden ancak cumhurbaşkanının izniyle dava açılabilecek. “Türklüğü” yerine “Türk Milleti”, “Cumhuriyeti” yerine “Türkiye cumhuriyeti devleti” ifadesinin konduğu düzenlemeyle, suça verilecek cezanın üst sınırı da 3 yıldan 2 yıla indiriliyor. “Temel milli yararlara karşı hareket” başlıklı 305. madde değişikliğiyle de, bu suçun savaş hali dışında işlenmesi halinde kovuşturma yapılmasının adalet bakanının iznine tabi olduğu belirtiliyor. NTVMSNBC, yürürlükteki 301’in en önemli sanıklarından Hrant Dink’in avukatı Ergin Cinmen ve Erdal Doğan ile yazdığı romanla 301’lik olan Elif Şafak’ın avukatı Fikret İlkiz’e, “Değişiklik, benzer davaların açılmasını engeller mi” diye sordu. Yanıtları şöyle:

Avukat Ergin Cinmen
GÜL VEYA SEZER FARK ETMEZ...
Hangi cumhurbaşkanı olursa olsun bence Elif Şafak ve Orhan Pamuk için o soruşturmayı açtırmazdı diye düşünüyorum. Gül veya Sezer, farketmez. 301. madde olduğu gibi ortadan kaldırılmalı. AKP’nin teklifinde “Türklük” yerine “Türk Milleti” getiriliyor. Bu fuzuli ve beyhude bir değişikliktir. Çünkü Yargıtay Ceza Genel Kurulu, “Türklük”ten “Türk Milleti”ni anlıyor. Özellikle Hrant Dink davasıyla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu da vermiş olduğu kararda bunu açıkça ifade etti.

PAMUK VE ŞAFAK DAVASINDAN SONRA YAZAR ÇİZERLER ÇEKİNİYOR
Yeni düzenlemeyle cezaların üst sınırı tecil sınırına getiriliyor; 3 yıldan 2 yıla indiriliyor. Hapse girmeyebiliyorsunuz. Yani tecil edip etmeme hakimin yetkisi dahilinde. Fakat sorun bununla bitmiyor. Çünkü tecile girmiş bir suçtan sonra, benzer ikinci bir suç -buna ben suç demiyorum ama teknik olarak böyle- işlendiği zaman, hem birinci cezayı hem de ikinci cezayı arttırarak yatıyorsunuz, cezaevinde. Bence bu bir otosansür olayını getiriyor. Özellikle Elif Şafak ve Orhan Pamuk’la ilgili açılan davadan sonra bütün yazar çizerler bir çekinme haline girdiler, bana göre. Özellikle o süreçte insanlara adliye kapılarında linç girişiminde bulunuldu. Toplumda son derece kötü izlenimler oluştu. Ve bana göre insanlar bu konularla ilgili olarak düşüncelerini söylememeye başladılar. Bence asıl üzerinde durulması gereken husus bu. Düşünce özgürlüğü ve düşüncelere ulaşma özgürlüğü sıkıntıya uğradı.

YARGITAY “TÜRKLÜK”TEN “TÜRK MİLLETİ”Nİ ANLIYOR
Dolayısıyla AKP’nin değişiklik teklifinde getirdiği değişiklikler yapılsa da hiçbir şey ifade etmeyecek. Çünkü Yargıtay Ceza Genel Kurulu, “Türklük”ten “Türk Milleti”ni anlıyor. 301. maddenin Ceza Kanunu’ndaki eski karşılığı 159. maddeydi. 159. maddede değişiklikten önce bu yetki Adalet Bakanlığı’na verilmişti. Daha sonra bunun sakıncaları görüldüğü için yetki bundan alındı, Cumhurbaşkanı’na veriliyor. Burada siyaseti hukuka karıştırmak gibi bir endişe vardı. Değişik tartışmalar da yaratabilir böylesi bir olay. Çözüm makyaj değil. Ki bu makyaj bile eski düzenlemenin yerine getirilmesidir. Yapılması gereken tümden bu maddelerin kaldırılması ve evrensel ölçütlerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ölçütlerinin Türk Ceza Kanunu’nun hem ruhuna hem uygulamalarına getirilmesi gerekli ve zorunludur.

BÜTÜN MESELE UYGULAMADAN KAYNAKLANIYOR
301. madde bu halde de kalsa, bugün yargıçlarımız böyle davalarda eğer Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10. maddesindeki kriterleri uyguladığında hiçbir sorun çıkmayacaktı zaten. Sorun çıkacaksa yine çıkacak. Bütün mesele, bana göre uygulamadan kaynaklanıyor. AİHS’nin 10. maddesiyle ilgili olarak AİHM’in verdiği kararlar bütünü, bu kararlardaki kriterler uygulandığında hiçbir sorun çıkmayacak. Bazı ülkelerde benzeri maddeler var, deniyor. Onlarda neden sorun çıkmıyor? Çünkü orada AİHM kriterleri uygulanıyor. Yani bence asıl mesele bu.

Avukat Erdal Doğan
HİÇBİR ŞEY DEĞİŞTİRMİYOR
Bu düzenleme hiçbir şeyi değiştirmiyor. Hrant Dink, 301. maddenin eski TCK’daki karşılığı olan 159. maddeden yargılanmıştı. Bu bir makyaj değiştirme halidir. Yapılması düşünülen değişiklikler Hrant Dink’i ölüme götüren eski TCK’daki 159. maddenin hemen hemen aynısıdır. Tek değişiklik, o zaman dava açmaya yetkisi adalet bakanında iken şimdi cumhurbaşkanına verilmek isteniyor. Maddenin hem kendisi, hem de uygulamaları, düşüncenin ifade özgürlüğü gibi temel hakların ihlalinin ötesinde ayrımcı ve ırkçıdır. Maddenin uygulanmasıyla ilgili içtihatlar ortadadır. Onları ne yapacaksınız? Maddenin ve benzer maddelerin, özellikle TCK’nın 305. maddesinin ve diğerlerinin tümden ceza yasasından çıkarılması elzemdir.

“DUYARLILIĞI” OLAN BİR CUMHURBAŞKANI GELİRSE...
Bugünkü cumhurbaşkanı belki bu türden davaların açılmaması konusunda daha hassas davranabilir ama yarın kimin cumhurbaşkanı olacağı belli değil. Belki askeri geçmişi olan veya bu konuda “duyarlılığı” olan bir cumhurbaşkanı gelirse... Adalet Bakanı yetkiliyken bile Adalet Bakanı’nın bizzat değil, müsteşarının bu konuda izin verdiğini biliyoruz. Cumhurbaşkanı’nın ya da hangi müsteşarın nasıl düşüneceğini, kime yetki vereceğini kimse bilemez.

GÜVEN VERMİYOR
Subjektif ve güvensiz bir madde. Böyle bir maddeyle Türkiye’de “Türklük” gibi bir etnik kimliği, Türk ırkını, devletini, yargı organını, diğer kurumlarını bir madde üzerinde koruma direncinin gösterilmiş olması, biz hukukçulara maddenin pozitif olarak uygulanabileceğine ilişikin bir güven vermiyor. İsmi anılmayan bir sürü insan hakkında bu madde nedeniyle çok sayıda dava açıldı. Bu madde öyle bir madde ki, bir anlamda bu maddeden hüküm giydiğiniz noktada toplumun belirli bir kesiminde hedef olarak gösteriliyorsunuz.

MİLLİ HASSASİYETLER
Keza Arat Dink’in 301.maddeden yargılanmasıyla ilgili yerel mahkemenin kararında, bu bakımdan “milli hassasiyetler” ileri sürülerek ceza gerekçesine yazıldı. Yargı “milli hassasiyetler” gibi bir gerekçeyi önde tutarak karar verme yoluna gitmektedir. Bu da şunu göstermektedir ki, Türkiye yargısı, temel insan hakları ve özgürlükler konusunda evrensel hukuku dışlayıp, sokaktaki, tribündeki insanın maçsal refleksleriyle vereceği algılamaları gözönünde tutuyor. Tamamen de subjektif kararlarla, hatta hatta hukuki cinayetler işleyerek karar vermekte herhangi bir beis görmemekte. Türkiye’de Ermeni sorunu ve Kürt sorunu halen ciddi bir tabudur, bu konuda konuşulduğu anda bu maddelerin kapsamı içine girmektedir. 301. maddeyi kaldırsak bile 305. madde bunun doğrudan gerekçesini oluşturmuştur. 305. maddenin karar gerekçesinde de bu konu doğrudan yazılmıştır; Ermeni soykırımı ve Kıbrıs konusundaki resmi tezlerin aksi tezlerin 305. maddenin doğrudan kapsamına gireceği yazılmıştır.

Avukat Fikret İlkiz
MADDE KALDIRILMALI
TCK 301. madde, bugün AK Parti’nin istediği şekilde değiştirilse de, daha önce açılan Pamuk ve Şafak davalarının açılmasını engellemezdi. Cumhurbaşkanı izin verirse dava yine açılır. “Türklüğü” yerine “Türk Milleti” ifadesi geliyor ama zaten Yargıtay uygulamasında “Türklük”, “Türk Milleti” olarak algılanıyor. Bundan sonra da benzeri davaların açılmasına engel olmaz. Yapılması gereken tek bir radikal değişiklik, maddenin kaldırılmasıdır.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

A.Y  - İstanbul
13 Nisan 2008, Pazar 14:24  
MAALESEF...AÇIK Kİ...AKP..VE AKPLİLER ...301 DE CİDDİ...BAŞARISIZ OLMUŞLARDIR!!!...DURUMU KABULLENİP ...DAHA BAŞARILI ÇALIŞMALAR YAPMALILAR!!!

bababb  - Bursa
10 Nisan 2008, Perşembe 12:26  
bir oncekini ve bu yazdımı ınşallah yayınlarsınız) ilave olarak.saygı ve ifade özgürlüğü olrak inkar edilsin edilmesin ab ulkeleriyle bizim halk olarakta politik olarakta farklarımız var bizdeki daha derin bazi fanatik..tarihsel bir önyargı var bize magdurluk var laçkası cıkar bu işin henuz dozunu tutmaz

Burak KOÇAK  - Kayseri
10 Nisan 2008, Perşembe 11:23  
DEMEK TÜRK"E TÜRKLÜĞE HAKARET SERBEST ÖYLEMİ. SORARIM SİZLERE DÜNYANIN HANGİ ÜLKESİNDEN SERBEST ÜLKESİNE HAKARET ETMEK. BENCE BU CEZALAR BİLE AZ DAHA DA AĞIRLAŞTIRLMALI.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları