Kapatma davası, 329 milyon doları götürdü
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Ekonomi
Küresel Kriz
Gündem
Dünya
Enerji
Otomotiv
Bankacılık
Tarım
Şirketler
CNBC-e Endeksleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Ekonomi » Küresel Kriz

Kapatma davası, 329 milyon doları götürdü

SPK Başkanı Erol, siyasi gelişmelerin başladığı 14-31 Mart döneminde borsadan 329 milyon dolarlık yabancı çıkışı gerçekleştiğini ancak toparlanmanın başladığını belirtti.

 DİĞER HABERLER

  EKONOMİ - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

REUTERS
Güncelleme: 13:27 TSİ 09 Nisan 2008 Çarşamba

ANKARA - Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, yılın ilk üç ayında İMKB’den yabancı çıkışının yaklaşık 980 milyon dolar olduğunu, bunun 329 milyon dolarının siyasi gelişmelerin başladığı 14-31 Mart arasında gerçekleştiğini ancak toparlanmanın başladığını belirtti.
Haberin devamı

Reuters’ın sorularını yanıtlayan Erol, “Mart ayının ikinci yarısından itibaren siyasi belirsizlikten dolayı İMKB, hem getiri hem de yabancı hareketi olarak olumsuz etkilendi” dedi. Geçen yılın son dört ayını kapsayan, Eylül-Aralık döneminde İMKB’ye yabancı girişleri ise 513 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

TOPARLANMA SÜRECİ BAŞLADI
Erol, geçen yıl Ağustos’tan bu yana küresel dalgalanma karşısında oldukça iyi bir performans gösterdiklerini, ancak ilk defa Mart ayında ortaya çıkan siyasi gelişmeler ve onun yarattığı belirsizlikten dolayı yüksek kayıpların yaşandığını belirterek, “Ama toparlanma süreci tekrar başladı. Borsa açısında sermaye piyasası yatırımcısı uzun vadeye baktığı için hemen orada etkisini gördü” dedi.

Erol, Mart’tan itibaren 14-28 Mart arasında gösterge niteliğindeki faizlerin arttığını, ülkelerin risklerini ölçmekte kullanılan göstergelerden biri olan EMBI getiri farkının (spread) gelişmekte olan diğer ülkelere göre arttığını anlattı. EMBI getiri farkı, Türkiye gibi ülkelerin ihraç ettikleri dolar cinsinden tahvillerin getirileri ile aynı vadede ABD Hazinesi’nin çıkardığı tahvillerin getirileri arasındaki farkı gösteriyor. Fark ne kadar açılıyorsa o ülkenin riskini de o kadar büyüyor.

ÇİN’DEN SONRA EN ÇOK DÜŞEN İMKB
Söz konusu 14-31 Mart arasındaki dönemde İMKB 100 Endeksi’nin yüzde 8.4 düşüş gösterdiğini belirten Erol, “Bizden daha fazla düşen bir tek Çin Borsası oldu; 22 borsadan 16’sı düşüş bile göstermemiş. Söz konusu iki hafta daha bağımsız ve negatif yönde hareket eder durumda oldu” dedi.

KREDİ PİYASALARINDA DİBİ GÖRDÜK
Küresel düzeyde finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerin zor kısmını iyi atlattıklarını kaydeden Erol, şunları söyledi: “Zor kısmı dibi görünmeden önceki kısmıydı. Temel göstergelere baktığınızda kredi piyasalarında dibi gördük, en kötüsü görüldü. Artık yavaş yavaş düzelebilir imajı oluşmaya başladı. ABD ekonomisinin durgunluğa gireceği belliydi. Beklenmedik olan finansal piyasalardaki çöküştü; burada da netlik görülmeye başladı.”

AÇIK POZİSYON SORUNU YOK
SPK Başkanı, İMKB’de finans dışı toplam 216 halka açık reel sektör şirketleriyle ilgili olarak yaptıkları çalışmaya göre, açık pozisyonlarında sorun olmadığını, geçen yıl Haziran sonu itibarıyla açık pozisyon tutarının 10.7 milyar dolar düzeyinde bulunduğunu belirtti.

Erol şunları söyledi: “Burada önemli olan borcun seviyesinden ziyade borcun şirketin değerine, bilançosuna oranı. Buna baktığımızda şirketlerin döviz borçlarının toplam aktiflerine oranı 2006 yılı sonunda yüzde 8.9 iken Haziran 2007 sonunda yüzde 10.4’a çıkmış. Net yabancı para pozisyon açığı miktar olarak da 2006 yılı sonunda 8.3 milyar dolar iken Haziran 2007 sonunda 10.7 milyar dolar. Şirketler büyüyor; ödeme kapasitesi ve ihracat oranı önemli. Bu şirketler döviz cinsinden borçlanırken yabancı banka kredi verirken belli kriterlere göre veriyor. Döviz açık pozisyonu olan şirketlerin ihracatlarının açık pozisyona oranları nedir diye baktık. Açık pozisyonda olan şirketlerin bunun 1.4 katı fazla ihracatı var. Yine sektörün genel açık pozisyonuna göre iki kat ihracatı var. Bu borçlar uzun vadeli. Bu konuda karamsar değilim.

Bu şirketler ihracatçı şirketler, yabancı bankalar kredi kullanırken mutlaka döviz kazanma kapasitelerine bakıyorlar. Halka açık şirketlerin borçları açısından bir sorun görmüyoruz. Ekstra bir likidite uyumsuzluğu çıkmadığı sürece temelleri sağlam, ödeme gücü var. İhracatları durma noktasına gelirse, sıfırlanırsa, o başka bir durum. İhracatta sektör ve ülke bağımlılığı yok. Karamsar noktalar olabilir ama baktığımızda iyimser noktalar daha fazla.”

BÜYÜME ORANI FAZLA, YABANCI GELMEK İSTİYOR
Ekonomik göstergeler açısından hiç bir sorun olmadığına işaret eden Erol, “Yabancılarla ilgili olarak tek kaygımız, değerlendirmelerinde uzun vadeli siyasi istikrarsızlık algılarlarsa ekonomiye yansıması olur, esas soru işareti bu” dedi.

Ekonomik göstergeleri alt alta koyduklarında yabancılar açısından karlı bir ortam bulunduğunu ifade eden Erol, “İkinci bir ülke varsa bile, üçüncü, dördüncü ülkeyi bulmaları zor” dedi ve şirketlerin finansal ve reel bakımdan büyüme oranı çok fazla olduğundan yabancıların gelmek istediğini kaydetti.

HALKA ARZLARDA OLUMSUZLUK BEKLEMİYORUZ
Olumsuz siyasi gelişmelerin uzun sürmesinin sıkıntı yaratabileceğini, şu an itibariyle bir sorun olmadığını belirten Erol, önümüzdeki aylarda yapılması öngörülen halka arzlarla ilgili olarak da, “Halka arzlar önemli. Ekonomi dışı belirsizlikler uzun süreli olmadığı sürece halka arzlarda olumsuzluk beklemiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları