IMF’yle yol haritası ay sonu netleşiyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Ekonomi
Küresel Kriz
Gündem
Dünya
Enerji
Otomotiv
Bankacılık
Tarım
Şirketler
CNBC-e Endeksleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Ekonomi » Gündem

IMF’yle yol haritası ay sonu netleşiyor

Devlet Bakanı Şimşek, IMF ile ilişkilerin Mayıs’tan sonra ne şekilde devam edeceğine ay sonuna kadar karar verilebileceğini söyledi.

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek

 DİĞER HABERLER

  EKONOMİ - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

REUTERS
Güncelleme: 15:02 TSİ 07 Nisan 2008 Pazartesi

ANKARA - Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerin Mayıs’tan sonra ne şekilde devam edeceğine Nisan sonuna kadar karar verilebileceğini söyledi. En son IMF’ye Mayıs 2007’de verilen ve onaylanan niyet mektubuna göre, mevcut program sonuna kadar, geçen yıl görüşmelerine başlanan yedinci gözden geçirmenin dışında iki gözden geçirmenin daha yapılması gerekiyordu.
Haberin devamı

Reuters’ın sorularını yanıtlayan Şimşek, gözden geçirmeleri ayrı ayrı yapmak için zaman olmadığına işaret ederek, şunları söyledi: “Dolayısıyla hepsini bir arada bitirmeye çalışacağız. Böylece, Türkiye ilk defa arka arkaya iki IMF programını başarılı bir şekilde sonuçlandırmış olacak. Programın, gerek Türkiye’deki kamu borç dinamiklerinin iyileştirilmesinde, gerek enflasyonun düşürülmesinde, gerek büyümenin ve özelleştirilmenin hızlandırılmasında, doğrudan yabancı sermaye çekiminde, verimliliği artırmada ve birçok yapısal reformun yapılmasında katkısı oldu. Genel olarak baktığımda bu programın başarılı bir şekilde sonuçlanacağı kanısındayım.”

SOSYAL GÜVENLİK HAFTAYA MECLİS’TEN GEÇEBİLİR
Gözden geçirme açısından sosyal güvenlik reformunun önemli olduğunu vurgulayan Şimşek,”IMF olsa da olmasa da bunun uygulanması gerekiyor. Türkiye, uzun dönemde sürdürülebilir büyüme, mali yapı ile yoluna devam edecekse, sosyal güvenlik gibi reformların uygulamaya konulması lazım. Üzerinde görüşmeleri halen süren reformun önümüzdeki hafta TBMM’de kabul edilmesi bekleniyor” dedi.

Şimşek, özelleştirme ile ilgili yakında bazı adımlar atılacağını, elektrik üretimi özelleştirmesine ilişkin sürecin devam edeceğini, elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesine ilişkin ihale sürecinin muhtemelen önümüzdeki dönemde başlayacağını bildirdi.

GÖZDEN GEÇİRME 12 NİSAN’A KADAR NİHAİ ŞEKLİNİ ALIR
Washington’da 12-13 Nisan’da yapılacak olan IMF-Dünya Bankası bahar toplantılarına gideceğini kaydeden Şimşek, “O zamana kadar öyle ümit ediyorum ki niyet mektubu nihai şeklini alır. Gözden geçirmeyi muhtemelen önümüzdeki hafta nihai şekline getirmiş oluruz. Arkasından da IMF İcra Direktörleri Kurulu’na girer” dedi.

Bu yıl 10 Mayıs’ta sona erecek olan üç yıllık stand-by düzenlemesi sonrasında IMF ile ilişkilerin ne olacağına ilişkin soruya da Şimşek, “Bu bir siyasi karardır. Hükümetimiz karar verecektir. Kabinedeki arkadaşlarımı bilgilendirdim, bilgilendirmeye de devam edeceğim. Muhtemelen gözden geçirmeden sonra da bir yol haritası çizilir” yanıtını verdi.

IMF’YLE İLİŞKİNİN KARARI AY SONU VERİLECEK
IMF ile Mayıs sonrası döneme ilişkin yeni bir stand-by düzenlemesi, ihtiyati bir stand-by düzenlemesi, program sonrası izleme ve madde 4 gözden geçirmesi olmak üzere teorik olarak dört seçenek olduğunu kaydeden Şimşek, ancak temelde ihtiyati stand-by düzenlemesi ve program sonrası izleme üzerinde durulduğunu, buna ilişkin kararın gözden geçirme tamamlandıktan sonra bu ay sonuna doğru hükümet tarafından verileceğini bildirdi.

Gözden geçirmeye ilişkin niyet mektubu IMF İcra Direktörleri Kurulu’na giderken, Mayıs sonrasına ilişkin olarak da değerlendirmeler yapmış ve bir sonuca varmış olacaklarını belirten Şimşek, iki seçenekten hangisi olursa olsun mali disiplini koruma konusunda kararlı olduklarını, para ve maliye politikasında temel kurguyu değiştirmeyeceklerini söyledi. Şimşek, para politikasının genel kurgusunda da enflasyonu düşük tek haneli rakamlara getirme hedefinin devam edeceğini ifade ederek, “Temel kurgu, düşük tek haneli enflasyon yani fiyat istikrarı ve özel sektöre daha fazla alan yaratan bir maliye politikası” dedi.

YÜZDE 4.5’LİK BÜYÜME ÇOK İYİ
Devlet Bakanı Şimşek, yüzde 5 olarak öngörülen ve 2007 yılında yüzde 4.5 olarak gerçekleşen büyüme rakamını, Türkiye’nin geçen yıl yaşadığı arz yönlü şokları ve siyasi gündemi dikkate
alındığında “çok iyi rakam” olarak nitelendirdi.

Şimşek, “Türkiye, geçen yıl çok önemli kuraklık yaşadı. Tarımı çıkardığınız zaman büyüme yüzde 5’in üzerinde. Dünyada emtia fiyatları özellikle doğalgaz ve petrol ciddi bir artış gösterdi ve o net ihracatın büyümeye katkısını önemli ölçüde eksiye dönüştürdü ve büyümeyi aşağıya çekti” dedi.

Geçen yılın yaz aylarında 2008 için yaptıkları projeksiyonlara göre yüzde 5.5 civarında bir büyüme beklendiğini anımsatan Şimşek, şunları söyledi: “Buna ilişkin gerek dünyada yaşanan sıkıntılar gerek Türkiye’deki bir takım gelişmeler nedeniyle aşağı doğru riskler artmış gibi gözüküyor. Ben nokta tahminlerine pek fazla değer vermem. Tahminleri yaparken baz oluşturan temel varsayımlar ve genel görünüme ilişkin riskler arttıkça veya azaldıkça o nokta tahminine yönelik risk artar veya azalır. Biz de şu anda öyle bir dönemden geçiyoruz. Dolayısıyla şu an itibariyle rakamlarda herhangi bir revizyona gitmedik. Dünyadaki bu sıkıntıları dikkate aldığımız zaman Türkiye’nin potansiyelinin bir miktar altında büyümesi tabii ki arzulanan bir şey olmamakla birlikte aslında makul karşılanması gereken bir durum. Global büyüme yavaşlayacak. Dolayısıyla Türkiye’de bir miktar yavaşlamanın yaşanmasını normal karşılamak lazım. Ancak, yılın ilk üç ayında ihracatın yüzde 36 artmış olması cesaret verici bir gelişme.”

Cari açığa yönelik kaygılar konusunda da “Türkiye sağlıklı politika çerçevesini koruduğu ülkede iş yapma ortamını iyileştirdiği, uzun dönem büyüme potansiyelinin yüksek olduğuna dair var olan kanıyı değiştirmediği müddetçe ben cari açığa ilişkin kaygıların büyütülmemesi gerektiğini düşünüyorum” diyen Şimşek, genç ve hızlı büyüyen bir ülkede cari açığın olacağını söyledi.

Cari açığın milli gelire oranının geçen yıl yüzde 5.8, miktar olarak da yaklaşık 38 milyar dolar olduğunu anımsatan Şimşek, aynı yıl petrol, doğalgaz ve türev ürünlerinin ithalatının 34 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Cari açığa enerjinin katkısı çok büyük olduğuna işaret eden Şimşek,
şöyle konuştu: “Yaklaşık milli gelire oranı yüzde 6’lık cari açığımız yüksek bir açık. Siyasi istikrar korunur, kapsamlı reformlar uygulanmaya devam edilirse bu konuda kaygım yok. Türkiye orta dönemde bu açığı daha sürdürülebilir, daha makul bir seviyeye çekmek durumunda. Bunu çekmek için de hükümetimiz bütün gerekli reformları ya uygulamaya koydu ya da koyma aşamasında. Enerji piyasası reformu konusunda çok önemli adımlar attı.”

ÖZEL SEKTÖRÜN BORCU KAYGI VERİCİ DEĞİL
Şimşek, özel sektör borçlarını çok detaylı bir şekilde incelediklerini, gerek vade yapısı, gerek sektörel dağılımı dikkate alındığında kaygı oluşturacak bir noktada olmadığını söyledi. “Yaptığımız incelemede bizim gördüğümüz resim, tabii ki dünyadaki bu sıkıntıların sürekli olmayacağı varsayımıyla konuşuyorum, bizim özel sektöre yansımalarının sınırlı olacağı kanısına vardık” diyen Şimşek, bunun nedenini de şöyle açıkladı: “Geçmişe oranla borcun vadesi çok daha uzun, borcun üçte ikisi orta ve uzun vadeli. Özellikle borçlanan kesimlerin geri ödeme kapasiteleri itibariyle, döviz cinsinden gelirlerin olması yönüyle, nerede kullandıklarına bakarak vardığımız nokta genellikle üretken kapasiteyi artırma ve gelirlerle ilişkilendirildiğine dair bir izlenim var. Dolayısıyla her ne kadar oradaki artış önemliyse de bizim şu anda olduğumuz nokta - bir ay öncesi için konuşuyorum, o zaman çıkardık - kaygı verici değil, daha idare edilebilir noktada olduğunu söyleyebilirim. Ancak, borçları genel ülke makro istikrar açısından takip ediyoruz.”

Geçen yıl sonunda Türkiye’nin toplam dış borç stoku 247.2 milyar dolar ve bunun yüzde 63.9’u olan 158 milyar dolar özel sektör borçlarından oluşuyor.

 DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ
 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları