İsveçte AK Parti davası nedeniyle ilgiyle karşılanınca Anayasa Mahkemesi görevini yapacaktır, biz de savunmalarımızı yapacağız diyerek, davayla ilgili konuşmayan Erdoğan, 301 konusunda ise Gündemden düşürülecek dedi.
STOCKHOLM - Resmi bir ziyaret için İsveçte bulunan Başbakan Tayyip Erdoğan, İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsünde, AB ve Türkiye konulu toplantıda konuştu; AK Partinin kapatılması davası ve davanın Türkiyenin AB üyeliği sürecini nasıl etkileyeceği yönündeki soruları yanıtladı. Erdoğan, 301inci maddeyle ilgili bir soru üzerine de Gündemden düşüreceğiz dedi. Erdoğan daha sonra İsveç Başbakanı ile ortak basın toplantısında, aynı konudaki bir soru üzerine de, 301. maddeyi Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısından sonra Meclise getireceklerini açıkladı.
AK Partinin Türkiyede siyaseti normalleştirdiğini ve demokrasiyi derinleştirdiğini söyleyen Erdoğan, partisine açılan davayla ilgili çok sayıda soruyla karşılaştı. Ancak davanın sürmesi nedeniyle bu konuda yorum yapmak istemediğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:
Şu anda bir hukuki süreç başlamıştır ve bu hukuki süreç Anayasa Mahkemesindedir. Anayasa Mahkemesi kendi görevini yapacaktır, biz de ilgili arkadaşlarımızla bu konuda savunmalarımıza yönelik çalışmalarımızı yapacağız. Bütün gayretimiz, demokratik istikrarın, ekonomik istikrarın baş başa yürüdüğü bir Türkiye mücadelesini aynı kararlılıkla yürütmektir. Şu anda olay bir yargı süreci içerisindedir. Dolayısıyla bu süreç içerisinde çok daha fazla yorum yapmak uygun değildir. Ermeni ve Süryani grubun protestosu Erdoğan, davanın AB sürecine etkilerine yönelik sorunun yinelenmesi üzerine, Bunu değerlendirmek bana düşmez. Bunu değerlendirecek olan ben değilim. AB üyesi ülkelerin mensupları, liderleri, herkes kendi yorumunu, değerlendirmesini yapıyorlar dedi.
ARKADAŞLARIMIZ ÇALIŞIYOR İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt ile ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında soruları cevaplandıran Erdoğan, AK Partinin kapatılmasına ilişkin dava konusunda Kapatma davasını durduracak bir Anayasa çalışmanız var mı? Referanduma götürmeyi düşünüyor musunuz? sorusuna şu yanıtı verdi:
Bu konuyla alakalı olarak dün partimizin Merkez Yürütme Kurulunda bir toplantımız oldu, bir çalışma burada yapılmıştı. Pazartesi günü partimizin en üst kurulu olan Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda bir toplantı yapacağız, değerlendirmemizi yapacağız. Bu değerlendirmelerden sonra böyle bir şeye gerek var mı, yok mu burada karar vereceğiz. Bugün aldığım habere göre, Anayasa Mahkemesi iddianame ile ilgili dosyayı partimize göndermiş vaziyette. Tabii ki arkadaşlarımız dosya üzerinde dönene kadar çalışmalarını yapacaklar. Bu çalışmadan sonra pazartesi günü en üst karar organımız olan Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda konuyu görüşeceğiz. Görüştükten sonra yol haritamızı belirleyeceğiz.
Kapatma davası AB sürecini nasıl etkiler? sorusu üzerine Erdoğan şunları söyledi:
Şu anda tabii bu bir yargı sürecidir. Biz AB sürecine karalı bir şekilde devam ediyoruz. Şu anda Anayasa Mahkemesi kendi işine bakacak, biz de kendi işimize bakacağız. Biliyorsunuz devlet yönetiminde süreklilik esastır. Yargı olabilir, ama devlet tüm çalışmalarını, mekanizmalarıyla devam ettirir. Hükümet olarak iş başındayız. Dolayısıyla işimizi aynı kararlılıkla, heyecanla yürütmeye devam edeceğiz. Anayasa Mahkemesi çalışmalarını sürdürüyor. Bakın biz de İsveçteyiz. Önümüzdeki hafta Katarda yine bir uluslararası toplantıda olacağız. İşimize devam edeceğiz, durmak yok yola devam.
SONUNDA DA İNANIYORUM Kİ HAYIRLI OLACAKTIR Başbakan Erdoğan, İstanbul ve Ankarada halktaki kanı nedir, davaya nasıl bakıyorlar? sorusuna şu yanıtı verdi:
Bir yerde artık taraf konumuna düşmüş veya zanlı konumuna düşmüş birisi için böyle bir değerlendirmeyi yaparsak olmaz, ama ben halkımın bu noktadaki sağ duyusunu çok iyi biliyorum, bu noktada çok iyi çalıştığını biliyorum. Herkes görevini yapacak tabii. Türkiye sadece Ankara ve İstanbul değil. Türkiyenin 81 vilayeti var ve 81 vilayetin 80inden milletvekili çıkarmış bir AK Parti var. Türkiyenin 780 bin kilometre karesine hizmet taşıyan bir AK Parti var. Şu anda da bu yolculuğumuza, bu kararlığımızı devam edeceğiz. Anayasa Mahkemesi sürecinde oluşturduğumuz ekiplerimizle çalışma yapacağız, savunma hazırlayacağız. Bu bir yasal süreçtir. O süreci sürdürürken bir şekilde işlerimizi aksatmadan sürdüreceğiz, olay budur. Sonunda da inanıyorum ki hayırlı olacaktır.
Başbakan Erdoğan, AB sürecine yönelik beklentilerinin sorulması üzerine Sosyal Güvenlik Yasasının yanı sıra Vakıflar Yasasının da çıkarılmak üzere olduğunu, Türk Ticaret Yasasının da bunların arkasından geleceğini ifade eden Erdoğan, bunların AB açısından önemli gelişmeler olduğuna işaret etti.
Bir gazetecinin TCKnın 301. maddesine ilişkin sorusu üzerine Erdoğan, Sosyal Güvenlik Yasasının Meclisten geçmesinin ardından büyük bir ihtimalle 301. madde TBMMye gelir dedi.
ÖNCELİKLİ MESELE DEMOKRATİK VE HUKUKİ İSTİKRAR Türkiyenin AB üyeliğine ilişkin, müzakere sürecinde gereken adımların atılacağını söyleyen Erdoğan, devlet televizyonundan Kürtçe, Arapça ve Farsça yayın yapılacağını belirtti; TCKnın düşünce suçuyla ilgili 301. maddesi için de düzenlemenin en kısa sürede yapılacağını ifade ederek, 301, Türkiye ve Avrupa Birliği gündeminden düşürülecek dedi. Erdoğan daha sonra İsveç Başbakanı ile ortak basın toplantısında, aynı konudaki bir soru üzerine, 301inci maddeyle ilgili değişikliğin, TBMM Genel Kurulunda devam eden Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı görüşmeleri tamamlandıktan sonra Meclise sevkedileceğini açıkladı.
Erdoğan, hukuki ve siyasi meşruiyeti her zaman önemseyen iktidarlarının, demokratik ve ekonomik istikrarın korunmasını en öncelikli mesele olarak gördüğünü söyledi. Bu sayede 2002 yılında 230 milyar dolar gayrisafi yurt içi hasıla ile Türkiyenin 26. sırada bulunduğunu ancak 2007 yılı sonu itibarıyla bu rakamın 660 milyar dolara ulaştığını anlatan Erdoğan, Türkiyenin dünyanın en büyük 17. büyük ekonomisi haline geldiğini belirtti.
Erdoğan 2002 yılı öncesinde yılda 1 milyar dolar olan küresel sermaye gelişinin 2007 yılı sonu itibarıyla 22 milyar dolara yükseldiğini, bunun, başarının tesis edilmesiyle sağlandığını söyledi; İki sihirli kelime diyorum, güven ve istikrar dedi.
Daha işin başında uzun ince bir yolda olduklarını söylediklerini anımsatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: Türkiyenin, Cumhuriyetin kuruluşuyla Atatürkün önderliğinde başlayan çağdaşlaşma yolculuğunda bayrağı son beş buçuk yıldır AK Parti olarak biz taşıyoruz. Bu yolda zorluklar, engeller bundan önce oldu. Bugün zaman zaman sıkıntılarımız olabilir ama Türkiye için dönüşün olmadığını herkesin bilmesini isterim. Türkiye, her türlü zorluğu aşabilecek demokratik birikim ve olgunluğa, hukuki tecrübeye sahiptir.
saygı değer başbakanım:millet olarak
biz diyoruzki demokratikleşme
konusunda kullandığınız araç,çok
zorlu,çetin ve son virajda.duruşunuz
çok önemli,sakın ha!geri adım
atmayın.savunmanızı iyi yapmakla
beraber anayasa değişikliğini mutlaka
gerçekleştirin,refarandum dahi
olsa ,ki bunu kaosa yol açar diyenlere
sakın kanmayın bu halk ne yapacağını
neye karar vereceğinini çok iyi
bilir.kaos çığırtkanlarına kulak
asmayın ve vakitte kaybetmeyin yoksa
güzel ülkem kaybedecek.
okan demirci - İstanbul
02 Nisan 2008, Çarşamba 23:56
ak parti degil akp
kralll - İstanbul
02 Nisan 2008, Çarşamba 20:15
Ben anlamıyorum, Sn. Başbakan böyle
enteresan demeçleri, çıkışları neden
yurt dışında verme ihtiyacı
hissediyor? İspanya"da da böyle bir
demeçle türbanı "siyasi simge" olarak
nitelemişti. Şimdi de 301 diyor.
- Bir ara ekonomiden de bahsetse ya,
şöyle bi Rusya"ya, ABD"ye falan gidip.
Yoksa ekonomi konusunda diyecek
sözleri mi yok?
- Olur mu canım koskoca BAŞBAKAN!..
(ntv.den en büyük ricam yayınlayın,
sansür yok, lütfen)